Düzeltilerek başvurunun esastan reddi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Nizip Ağır Ceza Mahkemesinin, 2019/58 Esas, 2019/167 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun)149 uncu maddesinin birinci fıkrası, (a), (b) ve (c) bentleri, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 20.09.2021 tarihli ve 2019/3733 Esas, 2021/1691 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanığın Temyiz İstemi
Cezanın suçla orantılı olmadığına, zararı karşılamaya hazır olduğunu bildirmesine rağmen uzlaşma talebinin reddedildiğine,
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. İlk derece Mahkemesince," Olay tarihinde Karkamış ilçesinde bulunan fıstık tarlasına tarla sahibi olan mağdur ile kiracısı olan mağdurun gündüz vakti sayılan zaman diliminde saat 14: 00 sıralarında vardıklarında elleri ve yüzleri kapalı yaklaşık 8-9 kişiyi gördükleri, bu kişilerin ağaçtaki mahsulü topladıkları, şüpheli şahısların mağdurları farketmeleri üzerine şüpheli şahıslardan birinin av tüfeği ile havaya ateş ettiği, daha sonra şüpheli şahısların geldikleri araçla kaçtıkları, mağdurlar tarafından yapılan kontrolde fıstıkların bir kısmının toplandığının anlaşıldığı, bu şekilde eylemin nitelikli yağma suçuna dönüştüğü,
Mağdurların beyanları kapsamında şüpheli şahısların 2 araçla geldiklerinin ve araçlardan birinin plakasının ... olduğunun anlaşıldığı, bahse konu aracın sanık ... tarafından olay tarihinden önce satın alındığının, devrinin ise olay tarihinden sonra sanık ...’nin eşi olan sanık ...’un üzerine yapıldığının anlaşıldığı, sanık ...’nin Gaziantep/Şehitkamil’de ikamet ettiği ancak araç satış sözleşmesinde yazan sanık ...’nin 0539 ... numaralı telefonunun hts kayıtlarına göre olay tarihi olan 13/08/2015 tarihinde saat 12: 38’de Nizip’ten baz alındığı, yine aynı araç satış sözleşmesinde yazan sanık ...’nin 0534 ... numaralı telefonunda olay tarihi olan 13/08/2015 tarihinde saat 12: 48’de Nizip’ten, saat: 13: 31 ve 13: 57’de Karkamış’tan baz alındığı, bahse konu saatlerin mağdurların belirttikleri saat dilimlerine yakın olduğu, ayrıca baz kaydında görülen Karkamış ilçesinin de bahse konu olayın gerçekleştiği ilçe olduğu, bu kapsamda gerek sanık ...’nin satın aldığı aracın olay yerinde görülmesi gerekse sanık ...’nin Karkamış ilçesinde ikamet etmemesine rağmen olay saatine yakın zamanlarda olayın gerçekleştiği Karkamış ilçesinde bulunması, bu hususunda sanık ...’nin araç satış sözleşmesinde yazan telefonlarının baz bilgilerinden anlaşılması, sanık ...’nin savunmasının çelişkili oluşu birlikte değerlendirildiğinde; sanık ...’nin atılı Nitelikli Yağma suçuna iştirak ettiğinin anlaşıldığı," maddi vakıa kabul edilerek sanıığın nitelikli yağma suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. İletişim tespiti (HTS) kayıtları mevcuttur.
4. Araç devrine ilişkin sözleşme dosya arasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
Sanığın 10.07.2019 tarihli ilk celsede alınan savunmasında karşı tarafın zararını gidermek istediğini beyan etmesi karşısında mahkemece katılanın zararı tespit edilip, sanığa zararı gidermesi için makul bir süre ve imkan verilerek hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 20.09.2021 tarihli ve 2019/3733 Esas, 2021/1691 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Nizip Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
13.02.2024 tarihinde karar verildi.