| Daire | 6. Daire |
| Esas No | 2020/11196 |
| Karar No | 2025/785 |
| Karar Tarihi | 19.02.2025 |
VEKİLİ: Av. ...
DAVANIN KONUSU: Ankara ili, Beypazarı ve Polatlı ilçeleri ile Eskişehir ili, Mihalıççık ilçesinde kurulması planlanan Gürsöğüt Barajı ve HES Üretim Tesisine ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işlemi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 9. maddesi ile 1 nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 102. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendi uyarınca onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planının Eskişehir il mülki sınırları içinde kalan alana ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI: Planlama alanının bir kısmının 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında Mihalıççık-Çatacık planlama bölgesi içerisinde kaldığı, bu plana ait plan uygulama hükümlerinde; planlama alt bölgelerindeki gösterimlerin sadece planın algılanmasını kolaylaştırmak amacıyla hazırlandığı 1/100.000 plan kararı niteliğinde değerlendirilemeyeceği hükmünün yer aldığı, plan açıklama raporunda ise Mihalıççık-Çatacık planlama bölgesinde 1/25.000 ölçekli nazım imar planlarını yapma ve onama yetkisinin Çevre ve Orman Bakanlığı'na ait olduğu belirtilerek ormanlık ve engebeli bir arazi alanına sahip olan planlama alanının koruma kullanma dengesine dayalı mevcut gelişiminin devam ettirilmesinin temel ilkelerden biri olduğuna, kaplıcaların, ormanın ve su kaynaklarının bölgede yer alması nedeniyle bölgede turizm tesis alanı önerilmesi, yaban hayatı koruma sahasının bir kısmını da içerisinde barındıran bölgenin potansiyelinin korunması açısından bölgede kirletici sanayinin yer almaması gerektiğine dair açıklamalara yer verildiği, Ankara ve Eskişehir il mülki sınırları içerisinde yer alan planlama alanında il sınırı net olmadığından Eskişehir 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni planı plan hükmü gereği İçişleri Bakanlığı'ndan il sınırı konusunda alınması gereken görüşün alınmadığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı Müzeler Genel Müdürlüğü'nün; Eskişehir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 05.06.2013 tarihli kararı gereği I. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kalan tescili Hakimtepe Frig kale ve yerleşiminın 1/5000 ölçekli nazım imar planına işlenmesi gerektiğine dair görüşünün uygulanmadığı, Mihalıççık-Dümrek mahalle yolunun bir kısmının sular altında kalacak olması nedeniyle öngörülen yeni yol güzergahı ile ilgili Belediyelerinden nihai görüşün alınmadığı, dava konusu imar planlarının yeterli araştırma ve analiz yapılmadan, ilçe belediyesinden ve belediyelerinden görüş alınmadan onaylandığı, dava konusu imar planlarının imar mevzuatına, şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına aykırı olduğu iddia edilerek iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI: Dava konusu imar planı değişiklikleri ile ilgili olarak İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğü'nden alınan görüş yazısında sınır konusunda ihtilaf olmadığının belirtildiği, Eskişehir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile belirlenen arkeolojik sit alanının plan onama sınırları içerisinde yer almadığı, ancak plan sınırının bitişiğinde yer alan bu alanın getirilen plan kararlarından olumsuz etkilenmemesi için dava konusu imar planlarına plan notu eklendiği, Mihalıççık-Dümrek mahalle yolunun bir kısmı sular altında kalacağından yapılmak istenildiği belirtilen yeni yol güzergahının plan sınırları dışında kalması nedeniyle bu konuda belediyeden nihai görüş alınmasına ihtiyaç duyulmadığı, plan kapsamında Mihalıççık Belediyesi'nin 06.08.2019 tarihli olumlu görüş yazısının bulunduğu, Bakanlığın görev ve sorumluluk alanı içerisinde kalan enerji tesisleriyle ilgili altyapı esaslı planları onaylama yetkisinin bulunduğu, planlama alanında kurulması planlanan Gürsöğüt Barajı HES Üretim Tesisine ilişkin ÇED olumlu belgesinin alındığı, dava konusu imar planlarında şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
DAVALI YANINDA MÜDAHİLİN SAVUNMASI: Gürsöğüt Barajı ve HES projesinde yenilebilir enerji kaynakları kullanıldığı, dolayısıyla projenin bölgeye ilave su kaynakları ile bölgede yaşayan canlılar için ilave sulak alanlar kazandıracağı, bu yönüyle projenin günübirlik turizme de önemli katkı sağlayacağı, projenin çevreye etkilerinin ÇED raporunda değerlendirildiği ve projeye ÇED olumlu belgesinin alındığı, dava konusu imar planı değişiklikleri ile ilgili olarak İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğü'nden alınan görüş yazısında sınır konusunda ihtilaf olmadığının belirtildiği, bölgede bulunan arkeolojik sit alanının plan onama sınırları içerisinde yer almadığı, ancak plan sınırının bitişiğinde yer alan bu alanın getirilen plan kararlarından olumsuz etkilenmemesi için dava konusu imar planlarına plan notu eklendiği, Mihalıççık-Dümrek mahalle yolunun bir kısmı sular altında kalacağından yapılmak istenildiği belirtilen yeni yol güzergahının plan sınırları dışında kalması nedeniyle bu konuda belediyeden nihai görüş alınmasına ihtiyaç duyulmadığı, plan kapsamında Mihalıççık Belediyesi'nin 06.08.2019 tarihli olumlu görüş yazısının bulunduğu, Bakanlığın görev ve sorumluluk alanı içerisinde kalan enerji tesisleriyle ilgili altyapı esaslı planları onaylama yetkisinin bulunduğu, Gürsöğüt Barajı HES Üretim Tesisine ilişkin projede inşaat çalışmaları tamamlandığı, 27.10.2020 tarihinde Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığınca projenin geçici kabulünün yapılması ile tesiste enerji üretimine başlandığı, daha sonra Tarım ve Orman Bakanlığı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce 14.04.2022 tarihinde kesin kabul işlemlerinin de yapıldığı, proje sahasının tamamı için acele kamulaştırma kararları alınarak ödemelerin yapıldığı, söz konusu projede ve dava konusu imar planlarında şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ: Dava; Ankara İli, Beypazarı ve Polatlı İlçeleri ile Eskişehir İli, Mihalıççık İlçesinde kurulması planlanan Gürsöğüt Barajı ve HES Üretim Tesisine ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planının Eskişehir il mülki sınırları içinde kalan alana ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde Nâzım İmar Planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak Uygulama İmar Planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nâzım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 6. maddesinde ise, planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından çevre düzeni planları ve imar planları olarak iki ana kategoriye ayrılmış, imar planları da uygulamaya esas olan uygulama imar planları ve bu planın hazırlanmasındaki temel hedefleri, ilkeleri ve arazi kullanım kararlarını belirleyen nazım imar planları olarak sınıflandırılmış, her planın bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanması zorunluluğu getirilmiştir.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 102. maddesinin 1.fıkrasının (k) bendinde, Cumhurbaşkanınca yetkilendirilen alanlar ile merkezi idarenin yetkisi içindeki kamu yatırımları, mülkiyeti kamuya ait arsa ve araziler üzerinde yapılacak her türlü yapı, milli güvenliğe dair tesisler, askeri yasak bölgeler, 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun hükümleri çerçevesinde yapılacak binalar, genel sığınak alanları, özel güvenlik bölgeleri, enerji ve telekomünikasyon tesisleri ile ilgili altyapı, üstyapı ve iletim hatları, yanıcı, parlayıcı ve patlayıcı madde üretim tesisleri ve depoları, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı istasyonları gibi alanlar ile ilgili her tür ve ölçekteki planların yapılmasına ilişkin esasları belirlemek, bunlara ilişkin her tür ve ölçekteki harita, etüt, plan ve parselasyon planlarını gerektiğinde yapmak, yaptırmak ve resen onaylamak. Planlamaya ilişkin iş ve işlemlerde, bakanlıklar, mahalli idareler ve meslek kuruluşları arasında koordinasyonu sağlamak, planlama sürecinin iyileştirilmesini ve geliştirilmesini temin etmek,
Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.
Ancak Kanunun anılan 102. maddesinin 1.fıkrasının (k) bendi hükmü başka bir uyumazlıkta itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine götürülmüş ve Anayasa Mahkemesi 26.10.2023 tarihli ve E: 2028/118, K: 2023/180 kararıyla sözkonusu hükmün;" CBK’nın 97. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ç), (ğ) ve (n) bentlerinin Anayasa’ya uygunluk denetimi bölümünde belirtilen gerekçeler dava konusu kurallar için de geçerlidir. Çevre, imar ve yapılaşmaya ilişkin olarak harita, etüt, plan, parselasyon planı, kamulaştırma, arazi ve arsa düzenlemesi gibi hususlara ilişkin düzenlemeler öngören kurallar mülkiyet hakkına ilişkin olup CBK ile düzenlenemeyecek yasak alan içinde kalmaktadır. Açıklanan nedenlerle kurallar, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesine aykırıdır. İptalleri gerekir. Kurallar, Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesine aykırı görülerek iptal edildiğinden kuralların ayrıca konu bakımından yetki yönünden aynı fıkranın birinci, üçüncü ve dördüncü cümleleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir. Kurallar, konu bakımından yetki yönünden Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesine aykırı görülerek iptal edildiğinden içerik yönünden incelenmemiştir." gerekçesiyle konu bakımından yetki yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, iptal hükmünün Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir.
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY:
Eskişehir ve Ankara il sınırları içerisinde yer alan bir kısım taşınmazları kapsayan planlama alanının 2006 yılında onaylanan Eskişehir ili 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında; gölet ve barajlar alanı, orman alanı ve mera alanı olarak planlandığı, alanın bir kısmına ilişkin plan kararı bulunmadığı, yine aynı alana ilişkin yürürlükte 1/25.000 ölçekli nazım imar planı ile dava konusu imar planları öncesinde aynı ölçeklerde onaylanmış bir plan(lar) bulunmadığı anlaşılmıştır.
Gürsöğüt Barajı ve HES projesi kapsamında hazırlanan dava konusu 1/5000 nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile taşınmazlara ''yenilebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesis alanı (Hidroelektrik santrali)'' kullanım kararı getirilmiş, yapılaşma koşulları; E: 0,50, Yençok: 55.00 metre olarak belirlenmiş, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından 28.08.2020-27.09.2020 tarihleri arasında askıya çıkartılan bu planlara davacı tarafından askı süresi içerisinde, 25.09.2020 tarihinde, yapılan itirazın davalı Bakanlığın ... tarih ve E... sayılı işlemi ile reddedilmesi üzerine 16.12.2020 tarihinde bakılan dava açılmıştır.
Yine, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü tarafından, Ankara ili, Beypazarı ve Polatlı ilçeleri ile Eskişehir ili, Mihalıççık ilçesi sınırları içerisinde Sakarya nehri üzerinde yapılması planlanan "Gürsöğüt Barajı ve HES (58,39 MWm/56,00 MWe) (Gürsöğüt 1 Barajı ve HES (37,53 MWm/36,00 MWe), Dümrek HES (6,26 MWm/6,00 MWe), Gürsöğüt-2 Barajı ve HES (14,60 MWm/14,00 MWe)) Kırma-Eleme Tesisi ve Hazır Beton Tesisi" projesi hakkında verilen 31.10.2017 tarih ve 4829 sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolunda Danıştay Altıncı Dairesince verilen 10.09.2020 tarih ve E: 2019/12701, K: 2020/7537 sayılı kararın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 05.04.2021 tarih ve E: 2021/19, K: 2021/701 sayılı kararıyla onanması üzerine aynı alana ilişkin ikinci kez verilen 12.02.2021 tarih ve 6175 sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda Danıştay Altıncı Dairesince verilen 01.03.2023 tarih ve E: 2021/3048, K: 2023/2149 sayılı kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 21.11.2023 tarih ve E: 2023/1994, K: 2023/2683 sayılı kararıyla; ''ÇED raporu ile bu raporun hazırlık süreci, önceki ÇED olumlu kararının iptaline dair Dairemiz kararında belirtilen hususları ihtiva etmediğinden söz konusu rapora istinaden tesis edilen dava konusu ÇED Olumlu Kararında hukuka uyarlık bulunmadığı'' gerekçesiyle bozularak, dava konusu işlemin iptaline karar verildiği görülmüştür.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesinde nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmış, 6. maddesinde, mekânsal planların, kapsadıkları alan ve amaçları açısından mekânsal strateji planlarına uygun olarak; “çevre düzeni planları” ve “imar planları” kademelerinden oluşacağı, imar planlarının ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanacağı, her planın bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanacağı hüküm altına alınmıştır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun "Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması" başlıklı 8. maddesinin (b) bendinde, İmar Planlarının; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana geldiği, mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğunun sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planlarının ilgili belediyelerce yapılacağı veya yaptırılacağı, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe gireceği, bu planların onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edileceği, bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebileceği, belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planların belediye meclisi tarafından onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlanacağı, onaylanmış planlarda yapılacak değişikliklerin de yukarıdaki usullere tabi olduğu hüküm altına alınmış, ''İmar planlarında Bakanlığın yetkisi'' başlıklı 9. maddesinde; "Bakanlık gerekli görülen hallerde, kamu yapıları ve enerji tesisleriyle ilgili alt yapı, üst yapı ve iletim hatlarına ilişkin imar planı ve değişikliklerinin, umumi hayata müessir afetler dolayısıyla veya toplu konut uygulaması veya Gecekondu Kanununun uygulanması amacıyla yapılması gereken planların ve plan değişikliklerinin, birden fazla belediyeyi ilgilendiren metropoliten imar planlarının veya içerisinden veya civarından demiryolu veya karayolu geçen, hava meydanı bulunan veya havayolu veya denizyolu bağlantısı bulunan yerlerdeki imar ve yerleşme planlarının tamamını veya bir kısmını, ilgili belediyelere veya diğer idarelere bu yolda bilgi vererek ve gerektiğinde işbirliği sağlayarak yapmaya, yaptırmaya, değiştirmeye ve re'sen onaylamaya yetkilidir" hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 1 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğü" başlıklı 102. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinde; ''Cumhurbaşkanınca yetkilendirilen alanlar ile merkezi idarenin yetkisi içindeki kamu yatırımları, mülkiyeti kamuya ait arsa ve araziler üzerinde yapılacak her türlü yapı, milli güvenliğe dair tesisler, askeri yasak bölgeler, 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun hükümleri çerçevesinde yapılacak binalar, genel sığınak alanları, özel güvenlik bölgeleri, enerji ve telekomünikasyon tesisleri ile ilgili altyapı, üstyapı ve iletim hatları, yanıcı, parlayıcı ve patlayıcı madde üretim tesisleri ve depoları, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı istasyonları gibi alanlar ile ilgili her tür ve ölçekteki planların yapılmasına ilişkin esasları belirlemek, bunlara ilişkin her tür ve ölçekteki harita, etüt, plan ve parselasyon planlarını gerektiğinde yapmak, yaptırmak ve resen onaylamak. Planlamaya ilişkin iş ve işlemlerde, bakanlıklar, mahalli idareler ve meslek kuruluşları arasında koordinasyonu sağlamak, planlama sürecinin iyileştirilmesini ve geliştirilmesini temin etmek Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.
14.06.2014 tarihli ve 29030 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin "Gösterim (lejand) teknikleri" başlıklı 10. maddesinde;
"(1) Her türlü mekânsal plan, kendi kademesinin ve yapılış amacının gerektirdiği çizim ve gösterim tekniğine göre hazırlanır.
(2) Planlar, Bakanlıkça belirlenen ve EK-1 Gösterimler başlığı altında yer alan EK-1a Ortak Gösterimler, EK-1b Mekânsal Strateji Planları Gösterimleri, EK-1c Çevre Düzeni Planı Gösterimleri, EK-1ç Nazım İmar Planı Gösterimleri, EK-1d Uygulama İmar Planı Gösterimleri ve EK-1e Detay Kataloğuna uygun olarak hazırlanır." hükmüne yer verilmiştir.
Usul Yönünden:
Davalı idarenin planlama yetkisine ilişkin olarak;
İdarenin kanuniliğini düzenleyen Anayasa hükmü gereğince yetki kamu düzeninden olduğundan, kamu hukukunda bir yetkinin ancak kanunla kendisine verilen makam tarafından kullanılması esastır.
Anayasa Mahkemesi'nin 27.02.2024 tarihli, 32473 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 26.10.2023 tarihli, E: 2018/118, K: 2023/180 sayılı kararıyla, 1 no'lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 102. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinin, kuralın Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenemeyecek yasak alan içinde kaldığı gerekçesiyle iptaline, iptal kararı nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edecek nitelikte görüldüğünden iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğun doldurulabilmesi amacıyla TBMM tarafından gerekli düzenlemelerin yapılması için iptal hükümlerinin kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş ve bakılan dava devam ederken söz konusu karar yürürlüğe girmiştir.
Yukarıdaki bölümde detaylarına yer verilen yasal düzenlemeler uyarınca, büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde 1/5000 ila 1/25000 arasındaki her ölçekte nazım imar planlarını yapma, yaptırma, onaylama yetkisi büyükşehir belediyelerine, bu doğrultuda 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarını yapma, yaptırma, onaylama yetkisi ilgili ilçe belediyelerine ait olup bu genel yetki kuralının istinası olarak, 3194 sayılı Kanunun 9. maddesinde ve bir kısım özel kanunlarda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na nazım ve uygulama imar planlarını yapma, yaptırma ve onaylama yetkisi verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu imar planı değişikliklerinin planlama alanında kurulacak baraj ve Hidroelektrik Santrali (HES) üretim tesisine ilişkin olduğu ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 9. maddesi ile 1 nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 102. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendi dayanak gösterilerek davalı Bakanlık tarafından onaylandığı görülmüştür.
Bu durumda, 1 no'lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 102. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendi Anayasa'ya aykırı bulunarak iptaline karar verilmiş ise de enerji üretimine yönelik yapılan planlama kapsamında davalı Bakanlığın 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 9. maddesi uyarınca zaten planlama yetkisi bulunduğundan, dava konusu imar planı değişikliklerinde yetki yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.
Esas Yönünden:
Uyuşmazlık konusu taşınmazlara verilen fonksiyonların üst ölçekli imar planları ile imar planlarının kademeli birlikteliği ilkesine uygun olup olmadığının, yer seçiminin uygunluğunun, bu fonksiyonların plan onama sınırının bitişiğindeki arkeolojik sit alanlarına herhangi olumsuz etkisi bulunup bulunmadığının (plan notları ile getirilen hükümlerle birlikte değerlendirilmesi), plan onama sınırının yakın çevresinde arkeolojik sit alanları dışında korunması gereken özel nitelikte bir alan (orman alanı, yaban hayatı koruma sahası, kaplıca vb.) bulunup bulunmadığının, varsa bu alanların dava konusu imar planları ile getirilen kullanım kararlarından olumsuz etkilenip etkilenmeyeceğinin, özellikle getirilen baraj kullanım kararının bölgenin doğal yapısına ve mevcut ekosistemine etkisinin, uyuşmazlığa konu alanda belirlenen fonksiyonlar açısından alanın kendi içerisinde ve çevresi ile birlikte ulaşım kademelenmesi yönünden incelenerek, belirlenen yol kullanımlarının planlama esasları ve şehircilik ilkeleri yönünden uygunluğunun, imar planı değşiikliklerinin imar mevzuatı uyarınca zorunlu olup olmadığının tespiti amacıyla Naip üye ... tarafından re'sen seçilen bilirkişiler Prof. Dr. ..., Prof. Dr. ... ve Doç. Dr. ...'nın katılımıyla yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 05.10.2023 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.
Bilirkişi raporunda özetle;
'' • Dava konusu 1/5.000 ölçekli Ankara İli-Eskişehir İli Gürsöğüt Barajı HES Üretim Tesisi Nazım İmar Planı ve 1/1.000 ölçekli Ankara İli-Eskişehir İli Gürsöğüt Barajı HES Üretim Tesisi Uygulama İmar Planı üst ölçekli imar planları ile imar planlarının kademeli birlikteliği ilkesine uygundur.
• Dava konusu 1/5.000 ölçekli Ankara İli-Eskişehir İli Gürsöğüt Barajı HES Üretim Tesisi Nazım İmar Planı ve 1/1.000 ölçekli Ankara İli-Eskişehir İli Gürsöğüt Barajı HES Üretim Tesisi Uygulama İmar Planı onama sınırının yakın çevresinde arkeolojik sit alanları dışında korunması gereken özel nitelikte bir alan (orman alanı, yaban hayatı koruma sahası, kaplıca vb.) bulunmamaktadır. Buna karşın plan notları ile dava konusu planlar doğrultusunda gerçekleşecek uygulama ile ortaya çıkabilecek olumsuzluklara karşı gerekli önlemler alınmıştır ve öngörülen fonksiyonun yer seçimi uygundur.
• Dava konusu imar planları ile getirilen kullanım kararları doğrultusunda yapılacak uygulamanın çevreye olabilecek etkilerinin 2872 sayılı Çevre Kanunu ve ilgili yönetmelikleri kapsamında Çevresel Etki Değerlendirmesi çalışması ile ele alınması ve değerlendirilmesi gereklidir.
• Dava konusu 1/1.000 ölçekli Ankara İli-Eskişehir İli Gürsöğüt Barajı HES Üretim Tesisi Uygulama İmar Planı, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinde yer alan tanım doğrultusunda, ulaşım sistemine yönelik kararlarla, yapılaşma ve uygulamaya ilişkin kararları detaylı bir şekilde içermemektedir. Bu durum hem ilgili Yönetmeliğe hem de planlama esas ve tekniklerine aykırılık taşımaktadır.
• 1/5.000 ölçekli Ankara İli-Eskişehir İli Gürsöğüt Barajı HES Üretim Tesisi Nazım İmar Planı ve 1/1.000 ölçekli Ankara İli-Eskişehir İli Gürsöğüt Barajı HES Üretim Tesisi Uygulama İmar Planı, plan değişiklikleri olmayıp, ilk kez hazırlanan planlardır ve Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin ilgili bölümlerine uygun olarak hazırlanmıştır. '' tespitlerine yer verilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davacı, davalı idare ile davalı idare yanında müdahil tarafından bilirkişi raporuna karşı itirazlarda bulunulmuştur.
Dosyada yer alan bilgi ve belgeler, bilirkişi raporuna davacı, davalı idare ile davalı idare yanında müdahil tarafından yapılan itiraz ve beyanlar birlikte değerlendirilerek dava konusu nazım ve uygulama imar planları incelenmiştir.
Planlamanın en temel unsurlarından birisi olan, birbirini yönlendiren ve denetleyen farklı ölçeklerdeki planlar arasındaki "kademeli birliktelik" ilkesi uyarınca, alt ölçekli planlar, bir üst ölçekte belirlenen temel ilke, strateji ve plan kararlarına uygun olmak zorunda olup, bunun sonucu olarak, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile belirlenen kullanım kararlarının, üst kademede bulunan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile uyumlu olup olmadığı yönünden incelenmesi gerektiği açıktır. Başka bir deyimle hiyerarşik planlama ilişkisine göre, bir plan bir üst ölçekli plan tarafından yönlendirilmeli ve ona uyumu noktasında denetlenmelidir.
Plan hiyerarşisi ilkesine göre, uygulama imar planları nazım imar planlarına, nazım imar planları varsa üst ölçekli çevre düzeni planlarına uygun olmalıdır.
Dava konusu imar planlarının planlama alanı için öngördükleri kullanım kararının aynı (yenilebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesis alanı (Hidroelektrik santrali)) olduğu, planların kendi aralarında uyumlu olduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu imar planları öncesinde aynı ölçeklerde onaylanmış bir plan(lar) ve yürürlükte 1/25.000 ölçekli nazım imar planı bulunmayan planlama alanının bir kısmının 2006 yılında onaylanan Eskişehir ili 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında; gölet ve barajlar alanı, orman alanı ve mera alanı olarak planlandığı görülmüş, dava konusu imar planları ile belirlenen kullanım kararının üst ölçekli 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının bütünlüğüne, kurgusuna, ana karar ve ilkelerine aykırı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Planlama alanının çevresinde Dümrek yerleşim alanı, tarım ve arkeolojik sit alanları yer aldığı, alanda doğal varlık ve koruma alanı yer almadığı anlaşılmıştır.
''Gürsöğüt Barajı HES tesislerine ilişkin imar planları'' kapsamında tarım alanları kullanımı konusunda Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile uygun görüş verildiği, Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile alanda kurumun görev, yetki ve sorumlulukları kapsamında planlama alanında tescilli korunan bir alan bulunmadığının belirtildiği, yine Gürsöğüt 2 Baraj alanının bir bölümüne isabet eden orman alanı için 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında HES yapımı için ön izin verildiği, plan onama sınırları dışında ancak Gürsöğüt 1 Baraj alanının yakın çevresinde yer alan arkeolojik sit alanı ile ilgili olarak dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planına ait plan hükümlerinin ''Özel Hükümler'' başlıklı 19 sayılı maddesi ile; ''Plan sınırı bitişiğindeki arkeolojik sit alanında yer alan, kültür varlıklarının herhangi olumsuz bir etkiye maruz kalmamaları için çalışmalar sırasında ilgili müze müdürlüğü tarafından periyodik kontrol ve denetimlerinin yapılması ve yapılacak çalışmalar sırasında herhangi bir kültür varlığına rastlanılması halinde çalışmaların durdurularak müze müdürlüğüne bildirilmesi zorunludur.” düzenlemesine yer verildiği görülmüştür.
Bu durumda, gerek planlama alanına yönelik alınan kurum/kuruluş görüş ve izinleri, gerek plan notlarında yapılan düzenlemeler, gerekse bölgenin durumu ve bölgedeki kullanımlar göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu alanın yer seçiminin uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Dava konusu imar planları ile tamamı "Yenilenebilir Enerji Kaynaklarına Dayalı Üretim Tesis Alanı (Hidroelektrik Santrali)'' olarak planlanan alana ilişkin yapılaşma koşullarının ''E: 0.50, Yençok: 55.00 metre'', yapı yaklaşma mesafesinin ise 5 metre olarak düzenlendiği, yola ilişkin yeni bir plan kararı getirilmediği, bölgede yer alan mevcut yollara ilişkin herhangi bir değişiklik/düzenleme yapılmadığı, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planına ait plan hükümlerinin 2 sayılı maddesi ile ''Planlama alanı ile ilgili olarak; mevcut bağlantı yollarının kullanılması, karayoluna ilave bağlantı yapılmaması, 2918 sayılı trafik kanunu ve bu kanuna istinaden karayolları ile ilgili olarak çıkarılan tüm kanun ve yönetmeliklere uyulması zorunludur.” düzenlemesine yer verildiği görülmüştür.
Bu durumda, planlama alanının yerleşim yerlerine olan mesafesi, konumu, bu alana getirilen kullanım kararı, bu karar ile alana yapılacak yapıların nitelikleri göz önünde bulundurulduğunda, alanda mevcut kadastral/fiilen kullanılan ve/veya planlarda var olan yolların kullanılmasının mümkün/yeterli olduğu, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin Ek-1d ''Uygulama İmar Planı Gösterimleri'' arasında ''Enerji Üretim-Dağıtım Depolama'' başlığı altında ''Yenilebilir Enerji Kaynaklarına Dayalı Üretim Tesisi Alanı'' kullanım kararına ait lejant gösterimine yer verildiği, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile getirilen kullanım kararının söz konusu lejant gösterimine uygun olduğu, planlama alanında ''enerji üretim alanı'' kullanımına hasren yapılacak yapıların ise vaziyet planı ile belirlenebileceği, bu yapıların dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile ayrıntılandırılmamasının planı bu yönüyle kusurlandırmayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, dava konusu imar planlarına konu alanda yapılacak "Gürsöğüt Barajı ve HES'' projesine ilişkin olarak düzenlenen ''ÇED olumlu kararının'' yargı kararı ile iptaline karar verilmiş ise de yukarıda açıklanan söz konusu iptal kararının ''bu alanda ÇED olumlu kararının'' hiçbir zaman alınamayacağına ilişkin olmadığı, yargı kararında belirtilen eksiklerin giderilmesi halinde planlama alanına ilişkin yeniden ''ÇED olumlu kararı'' alınabileceği anlaşıldığından bu husus dava konusu imar planlarının iptal sebebi olarak kabul edilmemiştir.
Yukarıda yer verilen açıklama ve değerlendirmeler çerçevesinde; dava konusu nazım ve uygulama imar planının, planlama ilkelerine, şehircilik esaslarına, imar mevzuatına, hukuka ve kamu yararına uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 19/02/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.