| Daire | 6. Daire |
| Esas No | 2021/10086 |
| Karar No | 2021/13699 |
| Karar Tarihi | 09.12.2021 |
TEMYİZ EDENLER (DAVACILAR): 1- … 5- …
2- … 6- …
3- … 7- …
4- … 8- …
Dava konusu istem: Artvin İli, Yusufeli İlçesi, … ve …Köyü sınırları içerisinde davalı yanında müdahillerden … Elektromekanik Enerji San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılması planlanan "Damla Regülatörleri HES (45,131 MW), Beton Santrali ve Konkasör Tesisi" projesiyle ilgili olarak Çevre ve Orman Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğünce verilen … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali istenilmiştir.
Davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 24/06/2014 tarihinde kesinleşmesinden sonra ilk davanın davacıları olan on iki kişi tarafından yapılan bireysel başvuru neticesinde, Anayasa Mahkemesinin … tarih ve Başvuru No:… sayılı kararıyla; …, …, …, …, …, …, … ve … yönünden Anayasanın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği ve erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için Mahkemece yeniden yargılama yapılması gerektiği yolundaki kararı üzerine, yeniden yapılan yargılama neticesinde, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesinin Danıştay Altıncı Dairesinin 04/06/2020 tarih ve E: 2020/2342, K: 2020/4847 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak verilen temyize konu kararda; uyuşmazlığın çözümü amacıyla çevre mühendisi, inşaat mühendisi, inşaat mühendisi (hidrolog), jeoloji mühendisi, orman mühendisi, ziraat mühendisi ve biyolog/hidrobiyologtan oluşan bilirkişi heyeti ile mahallinde yeniden yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; ... -Başlangıçta Damla-1, Damla-2, Damla-3, Damla-4a ve Damla-4b olarak planlanan ve 5 regülatör ile 4 santralden oluşan sistemin, Nisan 2019 tarihli Revize Fizibilite raporu ile birlikte 2 regülatör ve 2 HES’in projeden çıkarıldığı ve böylelikle projenin 3 regülatör ve 2 santrale düşürüldüğü, mevcut durumda yapımı planlanan Mikelis Deresi üzerindeki Damla-3 regülatörü ve Hevek Deresi üzerindeki Damla-3 HES ile Zamevan Çayının (ana kol) yan kolları olan Borat ve Soranpiyat Dereleri üzerinde yapımı planlanan iki regülatörden Borat Deresi üzerindeki Damla-4b regülatöründen ve Zamevan Çayı üzerindeki Damla-4 HES’ten vazgeçildiği, benzer şekilde bu ünitelere ilave olarak regülatör ve santraller arasında suyun aktarımını sağlayan iletim yapıları, yükleme havuzu ve cebri boruların projeden çıkarıldığı ve vazgeçilen projeler ile ilgili olarak uygulamaya yönelik herhangi bir faaliyette bulunulmayacağı, -Projenin yeni formülasyonunda; Hevek deresi üzerinde planlanan Damla-1 Regülatörü ile alınan sular 85 m iletim kanalı, iletim tüneli 1 ile Soranpiyant deresi üzerindeki Damla-4a regülatöründen 30 m uzunluğundaki iletim kanalı 1 ve 6 m uzunluğundaki iletim kanalı 2 aracılığıyla toplanan sularla birleşerek 782 m uzunluğundaki iletim tüneli ile yükleme havuzuna iletileceği ve buradan 630 m uzunluğundaki cebri boru vasıtasıyla kuyruk suyu kotundaki 2 üniteli (düşey eksenli pelton) Damla-1 HES’de türbinlenmesi sağlanarak enerji üretimi yapılacağı, Zamevan deresi üzerinde Damla-2 Regülatörü ile toplanan sular 98 m uzunluğundaki iletim kanalı aracılığıyla Damla-2 Yükleme havuzuna iletileceği ve yükleme havuzundan cebri boru ile kuyruk suyu kotundaki 2 üniteli yatay eksenli Damla-2 HES de türbinlenmesi ile enerji üretilmesinin hedeflendiği, -Proje kapsamında yapılan değişiklikler sonucu, Nisan 2019 tarihli Revize Fizibilitede yer alan yeni formülasyona göre tesisin toplam kurulu gücünün 39,500 MWm/39,440 MWe, yıllık ortalama toplam enerji üretiminin ise 141,474 GWh/yıl olduğu, söz konusu proje 17.07.2008 tarih ve 26939 sayılı ÇED Yönetmeliği Ek-1 listesinde verilen “Çevresel Etki Değerlendirmesi Uygulanacak Projeler Listesi”nde bulunan 16. maddeye göre “Kurulu gücü 25 MW ve üzeri olan nehir tipi santraller” kapsamında yer aldığı, -Keşif günü yapılan incelemelerde, Damla-1 İletim Tünelinin çıkış aynası ile santral binası aynalarının oluşturulduğu, ana santral binası proje elemanları (Regülatörler, İletim Tünelleri ve Kanalı, Yükleme Havuzu, Cebri Borular ve Enerji Santralleri) ile ilgili olarak tesviye ve stabilize çalışmaları dışında herhangi bir çalışmanın yapılmadığı, -Damla Regülatörleri ve HES projesi ve proje ünitelerinin bulunduğu alanda Üst Kretase yaşlı genellikle gri, yeşilimsi gri, yer yer pembemsi renkte, çok kırıklı çatlaklı granodiyorit, mikrogranit, kuvars porfir, kuvarslı diyorit ve diyorit gibi magmatik kayaçların yer aldığı, -Dava konusu proje alanının, konumu itibari ile Türkiye Deprem Bölgeleri Haritasına göre 3. derece deprem bölgeleri içerisinde, AFAD güncel “Türkiye Deprem Tehlike Haritası” yer ivmesi değerlerine göre ise “Düşük Tehlikeli (PGA 72: 0.084 g, PGA 475: 0.231 g)” alan içerisinde yer aldığı, MTA Genel Müdürlüğünün yayımlamış olduğu Türkiye güncel diri fay haritasına göre ise, proje alanından veya yakın çevresinden geçen veya doğrudan etkileyen herhangi bir aktif fayın gözlenmediği, -MTA Genel Müdürlüğü heyelan envanter haritasına göre proje alanında herhangi bir aktif, eski ve/veya sığ heyelan alanlarının bulunmadığı, dolayısıyla proje kapsamında yapılacak çalışmaların, heyelan sahasını etkilemesinin ihtimal dahilinde olmadığı, ancak granitik kayaçların oldukça çatlaklı ve kırıklı bir morfolojiye sahip olması nedeniyle kaya düşmeleri ve lokal kütle hareketleri ihtimaline karşı yamaç dengesinin bozulmaması için inşaat faaliyletleri esnasından gerekli önlemlerin alınması gerektiği, -Damla Regülatörleri ve HES projesine ait ÇED raporunda faaliyetin yapılacağı güzergâh boyunca yüzeylenen kayaçların fiziksel özellikleri ile hidrojeolojik, litolojik, süreksizlik, çatlak sistemleri ve tektonik özelliklerin detaylı olarak irdelendiği bir jeolojik-jeoteknik raporu bulunduğu, stabilite sorunları yaşanacak alanlarla ilgili olarak alınabilecek önlemlerin ÇED raporunda net olarak ortaya konulduğu, -Proje alanının tamamının Kaçkar Granitoyidine ait granitik kayaçlardan meydana gelmesinden dolayı, bölgenin hidrojeolojik açıdan Akifüj (su tutmayan-geçirimsiz) özelliğinde olduğu, bu nedenle yeraltı suyunu depolamadığı, geçirmediği ve iletmediği, yeraltı su seviyesinin dere seviyesinin çok altında kalması ve bölgenin kurak özellikte olması durumunun göz önüne alındığında ise dava konusu proje alanında yeraltı suyu açısından sahaya olumsuz bir etkisinin olmayacağı, -Damla-2 regülatörü alanında yapılacak olan yaklaşım tünelinin geçeceği güzergahta yerleşim birimlerinin bulunması, tünelin geçtiği kot ile yüzey arasındaki mesafenin az olması, bu alanda ana kayanın daha alt seviyelerde olması ve tünelin ana kayanın üzerinde yer alan gevşek malzeme (alüvyon, yamaç molozu vb.) içerisinden geçirilecek olması, tünel açma faaliyetleri esnasında bu alanda toprak kayması, çökme vb. kütle hareketlerine sebebiyet verebileceğinden, bu alanda yamacın stabilitesinin bozulmaması ve yerleşim birimleri ile mevcut dere yatağının olumsuz etkilenmemesi amacıyla birtakım önlemlerin alınması gerektiği, özellikle projenin bu kısmının revize edilerek, yaklaşım tünelinin yerleşim birimlerini etkilemeyecek şekilde yamacın daha iç kesimlerinden ve ana kayaç içerisinden geçirilmesi veya Damla-2 regülatörü yerinin daha aşağı bir konuma alınarak yerleşim biriminin olduğu bölgenin bypass edilmesi ile yaklaşım tünelinin daha alt kesimlerden başlanması vb. çözümler üretilmesi gerektiği, -santral yeri inşaat alanında açılan aynada yapılan püskürtme betonun uygulama alanının eksik olduğu, bu nedenle askıda kalan malzemenin (taş, toprak vb.) düşmesini engellemek, şevin stabilitesini sağlamak ve ilerleyen zamanlarda doğabilecek göçmelerin önüne geçmek için püskürtme beton uygulama alanın genişletilerek duraylı alanların sınırına kadar çekilmesi ve duraylılığının bozulma ihtimali olan alanların püskürtme betonla kaplanması gerektiği, -çevre mühendisliği açısından ÇED raporunun usulüne uygun olarak hazırlandığı, proje kapsamında asgari gereklilikleri taşıdığı, yeterli sayıda uzman personelin katkısı ve yeterliliği ile hazırlandığının tespit edildiği, proje kapsamında yapılacak patlatmaların ÇED raporunda ifade edildiği şekliyle uygunsuzluk içermediği, toz ve gürültü kirliliği ile katı, sıvı ve gaz atıklar için ÇED raporunda beyan /taahhüt edilen ve planlanan uygulamaların yerinde olduğu, bilimsel metodlar açısından yeterli olduğunun görüldüğü, balık geçitleri için planlanan uygulamalar ile can suyu için yapılan hesap ve taahhütlerin yerinde olduğu, -projenin inşaat aşamasının devam ettiği, özellikle santral ve boru hattı bölgelerinde yapım/yıkım faaliyetlerine başlandığı, faaliyet alanına özgü lokal endemik bitki ve hayvan türlerinin bulunmadığı, bunların çok geniş bölgede yayılış gösterdiği, uygun can suyu bırakılması durumunda sucul yaşamın bu proje faaliyetlerinden geri dönüşümsüz şekilde etkilenmeyeceği, bölgede yapılan floristik çalışmaların çok geniş bir coğrafyayı kapsadığı, proje alanına veya onun etki alanına ait çok lokal bir endemik tür tespit edilmediği, bu nedenle de bitki ya da hayvan yaşamını etkileyecek bir durumun olmadığı, bölgede yaşayan kelebek ve kuş türlerinin hareketli canlılar olduğu, bölgede bu canlılar için uygun ekolojik şartlara sahip farklı alanlar olduğu, bu canlıların uygun ortamlara hareket edebileceği, bölgedeki tüm bitkisel ve hayvansal canlıların yaşamlarını sürdürebilmesinde yüklenici firma taahhütlerinin ve faaliyetlerin devletin ilgili kurumları tarafından kontrol edilmesinin son derece önemli olduğu ve projenin bölgedeki flora ve fauna üzerinde geri dönüşümü mümkün olmayacak olumsuz bir etki oluşturmayacağı, -Damla Regülatörü ve HES proje sahasında tarım alanı, balık çiftliği, değirmen ve benzeri su kullanımını gerektirir işletme, yapı ve tesislerle ilgili olarak yapılan tespitlere ÇED Raporunda yer verildiği, ilgili kurum ve kuruluşlardan görüş alınarak, ilgili kurumlarca ihtiyaç olarak belirlenen su debisinden fazlasının Regülatör alanından dere yatağına bırakılacağı, -yapımı planlanan Damla Regülatörü ve HES projesinin, proje sahası çevresinde yaşayan köy sakinlerinin geçimini sağladığı tarım, hayvancılık, arıcılık ve zirai faaliyetlerini olumsuz yönde etkilemeyeceği, yöredeki tarım arazileri, su değirmeni ve hayvan içme suyu için ihtiyaç duyulan su debisi miktarlarının bilimsel veriler kullanılarak hesaplanmış olduğu ve yapımı planlanan Damla Regülatörü ve HES projesine ait iletim hatları doğal zemin altında tünele alınarak isale edileceğinden HES’lerin bölgedeki bitkisel toprağa zarar vermeyerek, zirai ve tarımsal faaliyetleri olumsuz etkilemeyeceği, -proje alanının yer aldığı vadide yapılması planlanan Damla Regülatörü ve HES projesine ilişkin yapılacak faaliyetlerin ormanlar ve ormancılık çalışmaları üzerinde herhangi bir olumsuz etkisinin olmayacağı, -keşif günü proje sahibi … Elek. Mek. Müş. Enerji San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili proje kapsamında Mikeles Deresi üzerinde planlanan ‘Damla-3 Regülatörü ve HES Projesi’ ile Borat Deresi üzerinde planlanan ‘Damla-4b Regülatörü ve HES Projesi’nden vazgeçildiğini ve bu projeler kapsamında uygulamaya dönük bir faaliyette bulunmayacaklarını belirttiği ve bu beyanların davacılar, davacı vekili ve İdare Mahkeme Hakimi önünde zapt altına aldığı ve bu aşamadan sonra tüm projenin çevresel etkilerinin değerlendirilmesinde Damla-3 ve Damla-4b proje elemanlarının projede yer almamasının da olumlu ve olumsuz yanları açısından jeoloji-ziraat-orman-inşaat-çevre başta mühendislik irdelemelerinin yapıldığı, -dava konusu Damla Regülatörleri ve HES Projesi için hazırlanan ve olumlu sonuç alınan Nihai ÇED raporu ve eklerinin tesisin işletmeye geçirilmesini sağlayacak şekilde yeterli uzman personel nezaretinde mevzuatın gerektirdiği ölçüde ele alınarak hazırlandığı, -belirlenen depolama alanlarının bölgenin arazi yapısı ve yağış rejimi göz önüne alındığında, proje için yığın yüksekliklerinin 2 m olarak belirlenmesinin, projenin inşaatı süresince hafriyat depolamadan kaynaklı çevresel sorunları (kayma, heyelan, tozlanma, dere yatağında kirlilik, görüntü kirliliği vb.) en aza indireceği, -Damla-3 ve Damla-4b projelerinden kaynaklı hafriyat miktarının oluşmayacak olmasının da depolama alanlarında planlanandan daha az yığın yükseklikleri oluşmasına imkân vereceği, -ÇED raporunda belirtilen tedbirlerin alınması halinde inşaat ve işletme aşamasındaki faaliyetlerin çığ ve selden etkilenmeyeceği ve projenin sosyal ve ekonomik yönden bölgeye katkı sağlayacağı" sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Öte yandan, Artvin İli, Yusufeli İlçesi, … ve … Köyü sınırları içerisinde davalı yanında müdahil …Elektromekanik Enerji San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılması planlanan dava konusu "Damla Regülatörleri HES (45,131 MW), Beton Santrali ve Konkasör Tesisi" projesinin, Nisan 2019 yılında revize edildiği ve Mikelis Deresi üzerindeki Damla-3 regülatörü ve Hevek Dere üzerindeki Damla-3 HES ile Zamevan Çayının (ana kol) yan kolları olan Borat ve Soranpiyat Dereleri üzerinde yapımı planlanan iki regülatörden, Borat Deresi üzerindeki Damla-4b regülatöründen ve Zamevan Çayı üzerindeki Damla-4 HES’ten vazgeçildiği belirtildiğinden, Mahkemenin 28/07/2020 tarihli ara kararıyla davalı idareden, projenin vazgeçildiği beyan edilen kısımlarıyla ilgili şirket tarafından ÇED raporunun revize edilerek davalı idareye sunulup sunulmadığının, sunuldu ise yeni bir ÇED kararının verilip verilmediği sorulmuş olup, idarece bu kapsamda sunulan bilgi ve belgelerden; müdahil şirket tarafından hazırlanan revize projenin 11/09/2019 tarihinde davalı idareye sunulduğu, Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce de revize edilen projeye göre ÇED Yönetmeliği kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde tesis edilen … tarih ve … sayılı işlem ile, söz konusu projede yapılan revizyon ile "ÇED Olumlu" kararına konu nihai ÇED raporunda yer alan çevresel etkilerin azalacak olması nedeniyle 17/04/2009 tarihinde verilen "ÇED Olumlu" kararının revize proje için de geçerli olduğuna karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dosyadaki bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen bilirkişi raporundaki açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu Damla Regülatörleri ve HES projesinin yapılması planlanan alandan veya yakın çevresinden geçen veya söz konusu alanı doğrudan etkileyen herhangi bir aktif fayın gözlenmediği, proje alanında herhangi bir aktif ya da eski ve/veya sığ heyelan alanlarının bulunmadığı, faaliyetin yapılacağı güzergâh boyunca yüzeylenen kayaçların fiziksel özellikleri ile hidrojeolojik, litolojik, süreksizlik, çatlak sistemleri ve tektonik özelliklerin detaylı olarak irdelendiği bir jeolojik-jeoteknik raporunun bulunduğu, stabilite sorunları yaşanacak alanlarla ilgili olarak alınabilecek önlemlerin ÇED raporunda net olarak ortaya konulduğu, dava konusu projenin yeraltı suyu açısından sahaya olumsuz bir etkisinin olmayacağı, çevre mühendisliği açısından da, ÇED raporunun usulüne uygun olarak hazırlandığı, proje kapsamında asgari gereklilikleri taşıdığı, yeterli sayıda uzman personelin katkısı ve yeterliliği ile hazırlandığının tespit edildiği, proje kapsamında yapılacak patlatmaların ÇED raporunda ifade edildiği şekliyle uygunsuzluk içermediği, toz ve gürültü kirliliği ile katı, sıvı ve gaz atıklar için ÇED raporunda beyan/taahhüt edilen ve planlanan uygulamaların yerinde olduğu, bilimsel metodlar açısından yeterli olduğunun görüldüğü, balık geçitleri için planlanan uygulamalar ile can suyu için yapılan hesap ve taahhütlerin yerinde olduğu, faaliyet alanına özgü lokal endemik bitki ve hayvan türlerinin bulunmadığı, bunların çok geniş bölgede yayılış gösterdiği, uygun can suyu bırakılması durumunda sucul yaşamın bu proje faaliyetlerinden geri dönüşümsüz şekilde etkilenmeyeceği, bölgede yapılan floristik çalışmaların çok geniş bir coğrafyayı kapsadığı, proje alanına veya onun etki alanına ait çok lokal bir endemik tür tespit edilmediği, bu nedenle de bitki ya da hayvan yaşamını etkileyecek bir durumun olmadığı, bölgede yaşayan kelebek ve kuş türlerinin hareketli canlılar olduğu, bölgede bu canlılar için uygun ekolojik şartlara sahip farklı alanlar olduğu, bu canlıların uygun ortamlara hareket edebileceği, bölgedeki tüm bitkisel ve hayvansal canlıların yaşamlarını sürdürebilmesinde yüklenici firma taahhütlerinin ve faaliyetlerin devletin ilgili kurumları tarafından kontrol edilmesinin son derece önemli olduğu ve projenin bölgedeki flora ve fauna üzerinde geri dönüşümü mümkün olmayacak olumsuz bir etki oluşturmayacağı, proje sahasında tarım alanı, balık çiftliği, değirmen ve benzeri su kullanımını gerektirir işletme, yapı ve tesislerle ilgili olarak yapılan tespitlere ÇED raporunda yer verildiği, ilgili kurum ve kuruluşlardan görüş alınarak ilgili kurumlarca ihtiyaç olarak belirlenen su debisinden fazlasının regülatör alanından dere yatağına bırakılacağı, projenin, proje sahası çevresinde yaşayan köy sakinlerinin geçimini sağladığı tarım, hayvancılık, arıcılık ve zirai faaliyetlerini olumsuz yönde etkilemeyeceği, yöredeki tarım arazileri, su değirmeni ve hayvan içme suyu için ihtiyaç duyulan su debisi miktarlarının bilimsel veriler kullanılarak hesaplanmış olduğu ve yapımı planlanan Damla Regülatörü ve HES projesine ait iletim hatları doğal zemin altında tünele alınarak isale edileceğinden, HES’lerin bölgedeki bitkisel toprağa zarar vermeyerek, zirai ve tarımsal faaliyetleri olumsuz etkilemeyeceği, proje alanında yapılacak faaliyetlerin ormanlar ve ormancılık çalışmaları üzerinde herhangi bir olumsuz etkisinin olmayacağı, keşif günü proje sahibi … Elek. Mek. Müş. Enerji San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin proje kapsamında Mikeles Deresi üzerinde planlanan "Damla-3 Regülatörü ve HES" projesi ile Borat Deresi üzerinde planlanan "Damla-4b Regülatörü ve HES" projesinden vazgeçildiğini ve bu projeler kapsamında uygulamaya dönük bir faaliyette bulunmayacaklarını belirttiği ve bu beyanlarını davacılar, davacı vekili ve Mahkeme Hâkimi önünde zapt altına aldığı ve bu aşamadan sonra tüm projenin çevresel etkilerinin değerlendirilmesinde Damla-3 ve Damla-4b proje elemanlarının projede yer almamasının da olumlu ve olumsuz yanları açısından jeoloji-ziraat-orman-inşaat-çevre başta mühendislik irdelemelerinin yapıldığı, dava konusu "Damla Regülatörleri ve HES" projesi için hazırlanan ve olumlu sonuç alınan nihai ÇED raporu ve eklerinin, tesisin işletmeye geçirilmesini sağlayacak şekilde yeterli uzman personel nezaretinde mevzuatın gerektirdiği ölçüde ele alınarak hazırlandığı, belirlenen depolama alanlarının bölgenin arazi yapısı ve yağış rejimi göz önüne alındığında, proje için yığın yüksekliklerinin 2 m olarak belirlenmesinin projenin inşaatı süresince hafriyat depolamadan kaynaklı çevresel sorunları (kayma, heyelan, tozlanma, dere yatağında kirlilik, görüntü kirliliği vb.) en aza indireceği, Damla-3 ve Damla-4b projelerinden kaynaklı hafriyat miktarının oluşmayacak olmasının da depolama alanlarında planlanandan daha az yığın yükseklikleri oluşmasına imkân vereceği, ÇED raporunda belirtilen tedbirlerin alınması halinde inşaat ve işletme aşamasındaki faaliyetlerin çığ ve selden etkilenmeyeceği ve projenin sosyal ve ekonomik yönden bölgeye katkı sağlayacağı, ayrıca dava konusu "ÇED Olumlu" kararının revize proje için de geçerli olduğuna karar verildiği de dikkate alındığında, çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin alınacak önlemler sonucu bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde olduğu görülen dava konusu projeyle ilgili 27/04/2009 tarih ve 1688 sayılı "ÇED Olumlu" kararında hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacılar tarafından; Danıştay Altıncı Dairesinin bozma kararında belirtilen hususların son bilirkişi raporunda dikkate alınmadığı, nitekim anılan kararda, Mahkemece yaptırılan ilk iki bilirkişi raporu arasındaki çelişkilerin giderilmesinin ve 2009 yılından bu yana geçen süre dikkate alındığında, ÇED raporunun revize edilmesi gerekip gerekmeyeceğinin değerlendirilmesinin istenildiği ancak bilirkişilerce bu yönde değerlendirme yapılmadığı, ayrıca projede yapılan değişikliklerin de revize ÇED raporu hazırlanmasını gerektirip gerektirmediğinin bilirkişi raporunda tartışılmadığı, bilirkişi raporunda, bölgenin topoğrafik yapısı dikkate alınarak projenin inşaat ve işletme aşamasındaki faaliyetlerin, çığ ve heyelan olaylarına etkisinin incelenmediği, diğer projelerle kümülatif etki değerlendirmesi yapılmadığı, proje alanı ve çevresinin, Kaçkar Dağları sürdürülebilir orman kullanımı ve koruma projesi ile yaban hayatı koruma ve yetiştirme alanı kapsamında yer aldığı, bu yönleriyle ve projenin bölgenin flora ve faunasına etkisi bakımından değerlendirilmediği, revize edilen proje ile tünellerin planladığı, dolayısıyla tünelden daha fazla malzeme çıkacağı, tünel için daha fazla malzeme kullanılacağı açık olduğu halde, bilirkişilerce önceki değerler üzerinden hesaplama yapıldığı, başka bir deyişle, ÇED raporuyla revize durumun örtüşmediği ve bilirkişilerce yapılan değerlendirmelerin revize öncesini ilişkin olduğu, ÇED raporunda pasa depolama alanı gösterilen 4 ayrı yerin aynı zamanda şantiye ve başka tesisler için gösterildiği, dolayısıyla bu çelişkili durumun açıklanmadığı, ÇED raporunda tarımsal sulama ihtiyacı için mansap su hakları raporunun düzenlenmediği, bilirkişilerin flora ve patlatmanın fauna üzerindeki etkileriyle ilgili yaklaşımlarının gerçekçi olmadığı, patlatmalardan meydana gelecek kaya düşmelerini önlemeye yönelik taahhütlere dair açıklamanın bulunmadığı, eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak verilen Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, dava konu işlemin hukuka uygun olduğu, halkın katılımı toplantısının, proje alanına en yakın yer olan … Köyü merkez mahallesi kahvehanesinde yapıldığı, davacılar tarafından yapıldığı ileri sürülen tünelin dava konusu projeden bağımsız olarak Artvin İl Özel İdaresi uhdesinde yürütülen köy yolu kapsamında yapıldığı, HES projesi kapsamında yapılan patlatmalarla ilgili kurum görüşlerinin bulunduğu, Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DAVALI YANINDA MÜDAHİLLERİN SAVUNMASI: Davalı yanında müdahillerden … Elektromekanik Enerji San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından, dava konusu projenin turizme, falora ve faunaya olumsuz bir etkisinin olmayacağının ÇED raporunda değerlendirildiği, projede bazı ünitelerin yapımından vazgeçilmesiyle çevresel etkilerin daha da azalacağının ortaya konulduğu, projenin, mesafeler dikkate alındığında, milli parklara ve yaban hayatı geliştirme sahasına bir etkisinin bulunmayacağı, patlatmadan kaynaklı etkilerin ÇED raporunda değerlendirildiği ve gerekli önlemlerin alınacağının taahhüt edildiği, davacılar tarafından ileri sürülen tüm hususların bilirkişi raporunda değerlendirildiği ve ÇED raporunu kusurlandıracak bir yönünün olmadığının ortaya konulduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuş iken, diğer davalı yanında müdahiller tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…'NUN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının, karşı oyda belirtilen gerekçeyle bozularak, dava konusu işlemin iptal edilmesi gerektiği düşünülmektedir.
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, 29/10/2021 günlü, 31643 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 1. maddesi uyarınca, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Altıncı Kısmının Dördüncü Bölümünün başlığı "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği" şeklinde değiştirildiğinden, husumetin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına yöneltilmesine karar verilerek, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY:
Artvin İli, Yusufeli İlçesi, ... ve … Köyü sınırları içerisinde davalı yanında müdahillerden …Elektromekanik Enerji San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından Damla-1 HES, Damla-2 HES, Damla-3 HES ve Damla-4 HES olmak üzere dört ayrı regülatör ve HES tesisi ile bu tesislerin inşası sırasında zorunlu olan malzemenin üretilmesi için gerekli 3 adet konkasör tesisi, 3 adet beton santrali, 5 adet şantiye tesisi ve 4 adet depo sahası gibi yapılardan oluşacak şekilde ve Damla-1 regülatör yapısının Hevek Deresi üzerinde, Damla-2 regülatör yapısının Hancı Deresi üzerinde, Damla-3 regülatör yapısının Mikelis Deresi üzerinde ve iletim hatları tünel olacak şekilde, iki regülatörden su çevirerek tek bir yükleme havuzu ve cebri boru ile santrale su ileterek enerji üretecek olan Damla-4 HES ünitesindeki, Damla-4a regülatör yapısının Soranpiyat Deresi üzerinde ve Damla-4b regülatör yapısının ise Borat Deresi üzerinde ve iletim hatları yüzeyde ve toplam kurulu gücü 45,131 MW olacak şekilde kurulmasının planlanması üzerine, ÇED raporu hazırlanarak davalı idareye sunulmuştur.
ÇED raporuyla ilgili kurumların görüşlerinin alınması üzerine, söz konusu projeyle ilgili … tarih ve .. sayılı "ÇED Olumlu" kararı verilmiştir.
Bunun üzerine, anılan kararın iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Öte yandan, yargılama süreci devam ederken 5 regülatör (Damla I-II-III-IVA-IVB) ve 4 HES (Damla I-II-III-IV) ünitesinden oluşan projede, proje sahibi şirket tarafından 2 regülatör (Damla III ve IVB) ile 2 HES (Damla III-IV) ünitesinin yapımından vazgeçildiği belirtilerek, proje revizyonunun ÇED Yönetmeliği kapsamında yeniden değerlendirilmesi istenilmiş, davalı idarece … tarih ve … sayılı işlemle, projede yapılan revizyon ile ÇED Olumlu kararının dayanağı ÇED raporunda yer alan çevresel etkilerin azalacak olması nedeniyle dava konusu … tarih ve … sayılı "ÇED Olumlu" kararının, değişikliklere ilişkin revize proje için de geçerli olduğu yönünde karar verilmiştir.
2872 sayılı Çevre Kanununun 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." hükmüne yer verilmiştir.
25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinde; ''Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak tanımlanmıştır. Aynı Yönetmeliğin 6. maddesinde ise; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) (Değişik: RG-26/5/2017-30077) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez. (4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar tesis edilmeden önce, projenin gerçekleştirilmesinin mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın süreç sonlandırılır." kuralına, 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1 listesinde yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-1 listesinde belirtilen eşik değer veya üzerinde olan projelere, ÇED Raporu hazırlanması zorunludur." kuralına yer verilmiştir. Aynı Yönetmeliğin Ek-III bölümünde; Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Formatının ihtiva etmesi gereken hususlar düzenlenmiş, Bölüm I: Projenin tanımı ve özellikleri; a) Proje konusu yatırımın tanımı, özellikleri, ömrü, hizmet maksatları, önem ve gerekliliği, b) Projenin yer ve teknoloji alternatifleri, proje için seçilen yerin koordinatları Bölüm II: Proje Yeri ve Etki Alanının Mevcut Çevresel Özellikleri; Proje alanının ve önerilen proje nedeniyle etkilenmesi muhtemel olan çevrenin; nüfus, fauna, flora, jeolojik ve hidrojeolojik özellikler, doğal afet durumu, toprak, su, hava, atmosferik koşullar, iklimsel faktörler, mülkiyet durumu, kültür varlığı ve sit özellikleri, peyzaj özellikleri, arazi kullanım durumu, hassasiyet derecesi (Ek-5’deki Duyarlı Yöreler Listesi de dikkate alınarak) benzeri özellikleri Bölüm III: Projenin İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri ve Alınacak Önlemler, Projenin; a) Çevreyi etkileyebilecek olası sorunların belirlenmesi, kirleticilerin miktarı, alıcı ortamla etkileşimi, kümülatif etkilerin belirlenmesi, b) Sera gazı emisyon miktarının belirlenmesi ve emisyonların azaltılması için alınacak önlemler, c) Projenin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin azaltılması için alınacak önlemler, ç) İzleme Planı (inşaat dönemi), Bölüm IV: Halkın Katılımı; a) Projeden etkilenmesi muhtemel ilgili halkın belirlenmesi ve halkın görüşlerinin çevresel etki değerlendirmesi çalışmasına yansıtılması için önerilen yöntemler, b) Görüşlerine başvurulması öngörülen diğer taraflar, Notlar ve Kaynaklar; Ekler: Çevresel Etki Değerlendirmesi Başvuru Dosyası hazırlanmasında kullanılan bilgi ve belgeler ile raporda kullanılan tekniklerden rapor metninde sunulamayan belgeler, Proje için seçilen yerin koordinatları, Proje için belirlenen yer ve alternatiflerinin varsa; çevre düzeni, nazım, uygulama imar planı, vaziyet planı veya plan değişikliği teklifleri, Proje ile ilgili olarak daha önceden ilgili kurumlardan alınmış belgeler şeklinde düzenlemeler yer almıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden; çevresel etki değerlendirmesi ile, gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlendiği, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin irdelendiği, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin değerlendirildiği, ayrıca projelerin uygulanmasının izlendiği ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaların belirlendiği bir süreç öngörülmüş olup, Yönetmelik kapsamında yer alan bir faaliyet nedeniyle hazırlanacak ÇED raporunda özel format uyarınca, projenin gerçekleştirileceği yer ile alternatif alanlar belirlenerek projenin hizmet amacı, önem ve gerekliliği kapsamında yerin ve etki alanının çevresel özellikleri, çevresel etkiler ve alınacak önlemlerin tartışılması, faaliyet yerinin belirlenmesinde ise, faaliyetin büyüklüğü, amacı, ulaşım, iklim, toprağın ve çevrenin özellikleri, olası etkiler ve etkilerin azami giderilme olanakları gibi unsurların etkili olması, bu bağlamda, sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir çevre dengesinin sağlanması yolunda belirtilen nitelikteki bir faaliyete en uygun yerin seçilmesi esastır.
Çevresel etki değerlendirmesi; gerçekleştirilmesi planlanan projenin, çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlenmesi, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin belirlenerek değerlendirilmesi amacıyla yapıldığından, ÇED sürecinde verilen kararların iptali istemiyle açılacak davalarda, yukarıda belirtilen Yönetmeliğin Ek III. maddesindeki unsurlar yönünden, ÇED kararlarının bir bütün olarak çevresel etkilerinin irdelenmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, her ne kadar İdare Mahkemesince; bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, hükme esas alınan bu bilirkişi raporunda; proje alanında bulunan granitik kayaçların, oldukça çatlaklı ve kırıklı bir morfolojiye sahip olması nedeniyle kaya düşmeleri olaylarının olası görüldüğü, proje ünitelerinin yapımı sırasında lokal kütle hareketlerinin meydana gelmemesi ve kaya düşmelerinin engellenmesi için yamaç dengesinin bozulmamasının büyük önem arzettiği ve inşaat faaliyetler sırasında gerekli önlemlerin alınmasının gerektiği, Damla II regülatörü alanında yapılacak olan yaklaşım tünelinin geçeceği güzergahta yerleşim birimlerinin bulunması, tünelin geçtiği kot ile yüzey arasındaki mesafenin az ve ana kayanın daha alt seviyelerde olması, tünelin ana kayanın üzerinde yer alan gevşek malzeme (alüvyon, yamaç molozu vb.) içerisinden geçirilecek olması nedenleriyle tünelin bu alanda kütle hareketlerine sebebiyet vereceği, özellikle tünelin patlatma yöntemiyle açılması durumunda zeminde ayrışmalar, göçme ve akma gibi kütle hareketlerinin meydana gelebileceği, dolayısıyla projenin bu kısmının revize edilerek yaklaşım tünelinin, yerleşim birimlerini etkilemeyecek şekilde yamacın daha iç kesimlerinden ve ana kayaç içerisinden geçirilmesi veya Damla-II regülatör yerinin, daha aşağı bir konuma alınarak yerleşim birimlerinin olduğu bölgenin dışına çıkılması ile yaklaşım tünelinin daha alt kesimlerden başlanması vb. çözümlerin üretilmesi gerektiği, projede gözlemlenen bir diğer olumsuz durumun ise santral yeri inşaat alanında açılan ayna ile ilgili olup püskürtme betonunun uygulama alanının eksik olduğunun görüldüğü, askıda kalan malzemenin düşmesini engellemek, şevin stabilitesini sağlamak ve ilerleyen zamanda olabilecek göçmelerin önüne geçmek için püskürtme betonu uygulama alanının genişletilmesi gerektiği yönünde tespit ve değerlendirmelerde bulunulduğu halde, bilirkişi raporunun sonuç kısmında, ÇED raporunun teknik olarak yeterli ve uygun olduğunun belirtildiği dikkate alındığında, bilirkişi raporunda sözü edilen bu hususlara rağmen ÇED raporunun teknik olarak yeterli olduğu kanaatine nasıl ulaşıldığının, başka bir deyişle, bu hususların ÇED raporunu kusurlandıracak nitelikte olup olmadığının şüpheden uzak bir şekilde açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Ayrıca gelinen aşamada, bilirkişi raporunda, projenin revize edilen şekli değerlendirilerek, Damla III ve IVB regülatörü ve 2 HES ünitesinin yapımından vazgeçilmesiyle çevresel etkilerin azalacağı belirtilmiş ise de, projenin eski ve yeni halini gösteren topografik harita incelendiğinde, proje revizyonunun, sadece 2 regülatör (Damla III ve IVB) ile 2 HES (Damla III-IV) ünitelerinin yapımından vazgeçilmesine ilişkin olmadığı, aynı zamanda yapılması planlanan Damla II ve IVA regülatör ve HES ile bunlara bağlı ünitelerin yerinin değişmesine de ilişkin olduğu görülmüş olup, bu nedenle, yapılması planlanan proje ünitelerinin güzergahında değişiklik yapıldığının kabulünün gerektiği dikkate alındığında, yeni güzergah nedeniyle projeden etkilenecek tarım alanlarının değişip değişmeyeceğinin, dolayısıyla kadim su haklarının kapsamının etkilenip etkilenmeyeceğinin, yeni güzergahtan etkilenmesi muhtemel ormanlık alanların olup olmayacağının ve dolayısıyla bu kapsamda ağaç kesilip kesilmeyeceğinin, kesilecekse ne kadar olacağının ve bu hususların ÇED raporunda yer alıp almaması gerektiğinin, revize proje nedeniyle bu hususların dışında da çevresel etkilerin olup olmayacağının ayrıca değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, ÇED raporunda balık geçidi projesinin öngörülüp öngörülmediği, öngörülmüşse balık geçidi projesinin yeterli olup olmadığı, öngörülmemişse ÇED raporunu kusurlandırıp kusurlandırmayacağı ve sonrasında proje ünitelerinin bir parçası olarak tasarlanıp tasarlanamayacağının da incelenmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, temyiz dilekçesindeki iddialar ile yukarıda yer verilen hususlar da dikkate alınarak, uyuşmazlığın tereddüte mahal vermeyecek şekilde çözümlenebilmesi amacıyla ek bilirkişi raporu alınarak ya da gerekirse mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak uyuşmazlığın esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz istemlerinin kabulüne,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, karar düzeltme yolunun kapalı olduğunun duyurulmasına,
09/12/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinde; ''Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak tanımlanmıştır. Aynı Yönetmeliğin 6. maddesinde ise; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. ... (3) (Değişik: RG-26/5/2017-30077) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez. ..." kuralına, 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1 listesinde yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-1 listesinde belirtilen eşik değer veya üzerinde olan projelere, ÇED Raporu hazırlanması zorunludur." kuralına, "Olağanüstü durumlar ve özel hükümler" başlıklı 24. maddesinde; "(1) Aşağıdaki projeler için uygulanacak ÇED sürecine ilişkin yöntem Bakanlıkça belirlenir: a) Afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi işlemleri, doğal afetler sonucu yıkılan, bozulan, tahrip olan veya hasar gören herhangi bir yatırımın bulunduğu yerde kısmen veya tümü ile yeniden gerçekleştirilmesi planlanan projeler, b) ÇED Yönetmeliğine tabi olmayan veya Seçme Eleme Kriterlerine tabi olduğu halde proje sahibinin ÇED Raporu hazırlanması talebi üzerine Bakanlıkça uygun görülen projeler, c) Organize Sanayi Bölgeleri, İhtisas Organize Sanayi Bölgeleri, Endüstri Bölgeleri, Serbest Bölgeler ile Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde kurulması planlanan projeler, ç) Stratejik Çevresel Değerlendirme yapılan alanlarda kurulması planlanan projeler, d) Teknoloji değişikliği uygulamak suretiyle, verim artırımına, doğal kaynak kullanımını azaltmaya ve/veya çevre kirliliğini azaltmaya yönelik yapılmak istenilen değişiklikler veya prototip üretim yapan projeler, e) Ek-1 listesi veya ek-2 listesinde olup, eşik değeri olmayan projelerde yapılacak her türlü değişikliği içeren projeler, f) “ÇED Olumlu” veya “ÇED Gerekli Değildir” kararı bulunan projelerde yapılacak kapasite artışı ve/veya genişletilmesi planlanan projeler." kuralına yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta; yargılama süreci devam ederken 5 regülatör (Damla I-II-III-IVA-IVB) ve 4 HES (Damla I-II-III-IV) ünitesinden oluşan projede, proje sahibi şirket tarafından 2 regülatör (Damla III ve IVB) ile 2 HES (Damla III-IV) ünitesinin yapımından vazgeçildiği belirtilerek, proje revizyonunun ÇED Yönetmeliği kapsamında yeniden değerlendirilmesi istenilmiş, davalı idarece … tarih ve … sayılı işlemle projede yapılan revizyon ile ÇED Olumlu kararının dayanağı ÇED raporunda yer alan çevresel etkilerin azalacak olması nedeniyle dava konusu … tarih ve … sayılı "ÇED Olumlu" kararının değişikliklere ilişkin revize proje için de geçerli olduğu yönünde karar verilmiş ise de, söz konusu 16/03/2020 tarih ve E.65638 sayılı işlemde ÇED Yönetmeliğinin hangi maddesine istinaden, dava konusu ÇED Olumlu kararının revize proje için de geçerli olduğunun belirtilmediği, Yönetmeliğin 24. maddesi incelendiğinde, maddede sayılan durumlarda projeler için uygulanacak ÇED sürecine ilişkin yöntemin Bakanlıkça belirleneceği düzenlenmiş ise de, bazı ünitelerin yapımından vazgeçilmesinin ve yapılması planlanan ünitelerin de yerlerinin değiştirilmesinin, söz konusu madde kapsamında değerlendirilebilecek husus olmadığı, dolayısıyla, projede yapılan revizenin ÇED raporuna yansıtılarak, Bakanlığa sunulmasından sonra ÇED Yönetmeliğinin Ek-1 listesinde yer alan projelere özgü sürecin işletilerek yeni bir ÇED kararı verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, fiili durumda projenin revize edildiği halde, yasal dayanağı bulunmaksızın geçerliliği devam ettiği belirtilen dava konusu "ÇED Olumlu" kararında hukuka uyarlık bulunmadığından, Mahkeme kararının bozularak, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği oyu ile işin esasına girilerek verilen çoğunluk kararına katılmıyoruz.