DANIŞTAY
ONUNCU DAİRE
İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU: İskenderun 51. Bakım Merkezi Komutanlığı emrinde 1982-2011 yılları arasında sigortalı işçi olarak çalışan ve Türk Silahlı Kuvvetlerine ait silah, tank, dürbün ve benzeri techizatın tamir, bakım ve onarımı için 51. Bakım Fabrika Müdürlüğünün kurum içi görevlendirmesi ile Şırnak ilinde görevlendirilen davacı tarafından, 05/10/1993 tarihinde görev sırasında yaşanan terör eylemi sonucu silahla yaralanması ve vücudunda bulunan mermi ve şarapnel parçası ile birlikte yaşamak zorunda kalması nedeniyle 684 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında Milli Savunma Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonuna yapılan başvuru neticesinde ödenen 4.878,54 TL tazminat miktarının yetersiz olması ve olay tarihi olan 05/10/1993 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizin uygulanmaması nedeniyle, mezkur olaydan kaynaklı uğranıldığı ileri sürülen 300.000,00 TL manevi zararın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacıya, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'un 3/b maddesi ile ilgili Yönetmeliğin 4. ve 7. maddeleri uyarınca karar tarihindeki en yüksek devlet memuru son kademe aylığı brüt miktarının (ek gösterge dahil) 100 katı tutarının %5'i dikkate alınarak nakdi tazminat hesaplanmış ve 10/10/2017 tarihinde 4.878,54 TL nakti tazminat ödendiği, ödenen nakdi tazminat miktarının davacı tarafından uyuşmazlık konusu yapılmadığı, ödenen tazminat miktarının az olduğu ve olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizin uygulanmaması nedeniyle manevi tazminat istenildiği, manevi tazminat hükmedilebilmesi için idarenin hukuka aykırı bir işlemi veya eylemi sonucu ağır bir elem ve üzüntünün duyulmuş olması ya da ilgilinin şeref ve onurunun zedelenmiş bulunması gerektiği, dava konusu olayda ise idarenin hukuka aykırı bir işlemi veya eylemi olmadığından, manevi tazminat şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davacı tarafından, olay esnasında vücuduna isabet eden mermi ve şarapnel parçaları ile birlikte yaşamaya devam ettiği, mermi ve şarapnel parçalarının vücudundan çıkarılmasının kalıcı hasara yol açıp sakat kalma riski oluşturduğu, bel fıtığı rahatsızlığı sebebiyle MR çektirmesi gerekirken vücudundaki mermi sebebiyle bunun mümkün olmadığı, yaşadığı fiziksel ve psikolojik mağduriyetin karşılığı olarak kendisine manevi tazminat ödenmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Sürelerle ilgili genel esaslar" başlıklı 8. maddesinde, bu Kanun'da belirtilen sürelerin, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı, tatil günlerinin sürelere dahil olduğu, şu kadar ki, sürenin son günü tatil gününe rastlarsa, sürenin tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzayacağı, bu Kanunda yazılı sürelerin bitmesi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa bu sürelerin, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılacağı; ön karar başvurusunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan haliyle "Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması" başlıklı 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurmaları, bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Kanun ile öngörülen tam yargı davaları idari işlem veya eylem nedeniyle kişisel hakları ihlal edilenler tarafından uğranılan maddi veya manevi zararın tazminine karar verilmesine amaçlayan davaları ifade etmektedir. Bu nedenle tam yargı davasının açılabilmesi için eylemin idariliğinin ve yol açtığı zararın ortaya çıkması zorunludur.
İdari eylem, idarenin işlevi sırasında bir hareketi, bir olayı, bir tutumu; idari karar ve işlemle ilgisi olmayan, başka bir deyişle öncesinde, temelinde bir idari karar veya işlem olmayan salt maddi tasarrufları anlatır.
Söz konusu eylemin idariliği ve doğurduğu zarar bazen eylemin yapılmasıyla birlikte ortaya çıkarken, bazen de çok sonra, değişik araştırma, inceleme ve ceza yargılaması ve hatta bir tespit davası sonucu ortaya çıkabilmektedir.
Bu nedenle, 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde öngörülen 1 ve 5 yıllık sürenin, eylemin idariliğinin ortaya çıktığı tarihten itibaren hesaplanması zorunludur. Aksi yorumun zarara yol açan eylemin idariliğinin ortaya çıkmasıyla kullanılması mümkün olan dava açma hakkını ortadan kaldıracağı, hak arama özgürlüğüyle bağdaşmayacağı açıktır.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun ve Danıştay idari dava dairelerinin yerleşik uygulamalarında, tam yargı davalarına ilişkin uyuşmazlıklarda, idari eylemin yazılı bildirimi veya başka suretle öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık süre içinde dava açılmaması durumunda, davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmekte, böylece bir yıllık süre, dava açma süresi olarak kabul edilmektedir.
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından dava dilekçesinde Milli Savunma Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonu kararından bahsedilmekle birlikte, Komsiyonca ödenmesine karar verilen nakdi tazminat miktarının dava konusu edilmediği, 05/10/1993 tarihinde askeri konvoya gereçekleştirilen saldırıda, davacının kalçasına mermi, yüzü ve omzuna da roket parçaları isabet etmesi neticesinde yaralanması ve vücudunda mermi ile şarapnel parçaları kalmasından dolayı uğranıldığı iddia edilen manevi zararların davaya konu edildiği görüldüğünden, idari eylemlerden kaynaklanan tam yargı davalarına ilişkin hükümleri ihtiva eden 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde yer alan başvuru sürelerine riayet edilmek suretiyle bir dava açılıp açılmadığının incelenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının olay tarihinden sonra eylemin idariliğini öğrendiği sonucuna varmaya imkan tanıyacak herhangi bir idari veya adli soruşturma ya da yeni bir hukuki durum ve tespitin bulunmadığı görüldüğünden, olay tarihinde eylemin idariliğinin de öğrenildiğinin kabulü ile davacı tarafından yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca olay tarihi olan 05/10/1993 tarihinden itibaren bir yıl içinde idareye başvurulması ve zararlarının giderilmesinin istenilmesi gerekirken, bu süre geçtikten çok sonra 28/06/2017 tarihinde yapılan başvuruya karşı Milli Savunma Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonunca tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işlem üzerine 09/04/2018 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasını inceleme olanağı bulunmamaktadır.
Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, davanın reddine ilişkin verilen ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE,
2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 02/05/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.