DANIŞTAY
BEŞİNCİ DAİRE
Karar No: 2022/3310
DAVACI: …
DAVALI: … / …
VEKİLİ: Av. …
DAVANIN KONUSU: Davacının, Erzurum İdare Mahkemesi Hakimi olarak görev yaptığı dönemde gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle Hakimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulunun … tarihli ve … sayılı kararıyla ile 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılan davacının, bu kararın kaldırılması istemiyle 6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Kanununun geçici 3. maddesi uyarınca yaptığı başvurunun reddine ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarihli ve E:… K:… sayılı kararının yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin … tarihli ve K:… sayılı kararına karşı açtığı davada Danıştay Beşinci Dairesinin 28/12/2017 tarih ve E: 2016/20015, K: 2017/25416 sayılı iptal kararı üzerine davacının meslekten çıkarma cezasının kaldırılması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararına karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Genel Kurulu'nun … tarih ve K:… sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI: Hakimler ve Savcılar Kurulunun … tarihli ve … sayılı kararının, usulüne uygun savunması alınmadığından bahisle Danıştay Beşinci Dairesinin 28/12/2017 tarih ve E: 2016/20015, K: 2017/25416 sayılı kararıyla dava konusu kararın iptaline karar verildiği, bunun üzerine Hakimler ve Savcılar Genel Kurulu tarafından usulüne uygun olmayan 01/10/2004 tarihli savunma istem yazısı ile aynı şekilde yeniden savunmasının istenildiği, ayrıca savunma istem yazısı tebliğ edilmediği ve mahkeme kararının tam ve doğru uygulanmadığı, idari yargı yolu ile iptal edilen disiplin cezalarının yeniden soruşturma açılması suretiyle tesis edilmesinin hukuki güvenlik ve hukuki kesinlik ilkelerini ihlal ettiği, dava konusu kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI: Davacının fiilleri 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası kapsamında değerlendirilerek sübuta eren fiilleri nedeniyle davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde ve 6087 sayılı Yasa'nın geçici 3. maddesi uyarınca bu cezanın kaldırılması için yaptığı başvurunun reddinde hukuka aykırılık bulunmadığından, Hakimler ve Savcılar Genel Kurulu tarafından yargı kararında belirtilen hususun yerine getirilmesine yönelik olarak davacının Danıştay kararı uyarınca usulüne uygun şekilde yazılı savunmasının istenilmesi suretiyle yeniden tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ: Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …'ÜN DÜŞÜNCESİ: Dava; … İdare Mahkemesi eski üyesi olup, … İdare Mahkemesi üyesi iken Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun … tarihli ve … sayılı kararıyla meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılan davacının; meslekten çıkarma cezasının kaldırılması talebiyle yaptığı başvurusunun reddine dair Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarihli ve … sayılı kararına karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunun … tarihli ve … sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; davacının Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun … tarih ve … sayılı kararıyla meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması üzerine, 6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasının kaldırılması talebiyle yaptığı 2.2.2011 tarihli başvurusunun reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının yeniden incelenmesi talebinin reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ve 13.5.2005 tarihinden itibaren yoksun kalılan özlük ve parasal hakların yasal faiziyle birlikte iade edilmesine karar verilmesi istemiyle Danıştay Beşinci Dairesinin E.2016/20015 sayılı dosyasında açtığı davada, 28.12.2017 tarih ve K: 2017/25419 sayılı kararla; davacının, … İdare Mahkemesi eski üyesi iken, … İdare Mahkemesi üyesi olarak görev yaptığı dönemde, kusurlu ve uygunsuz hareket ve ilişkileriyle mesleğin şeref ve nüfuzunu ve şahsi onur ve saygınlığını yitirdiği hususlarında yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen rapora istinaden Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun … tarih ve … sayılı kararıyla 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası cezalandırılmış ise de; davacıya tebliğ edilen 6.10.2004 tarih ve 82 sayılı savunma istem yazısının 1. maddesinde, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Yer Değiştirme Cezası" başlıklı 68. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde yer alan "Kusurlu ve uygunsuz hareket ve ilişkilerinizle mesleğin şeref ve nüfuzu ile şahsi onur ve saygınlığınızı yitirdiğiniz" isnadı ile "Bu cümleden olarak" ibaresinin ardından subuta erdiği iddia edilen fiillerin sıralandığı, 2. maddesinde de anılan Kanun'un 68. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde yer alan "Yaptığınız işler ve davranışlarınızla görevinizi doğru ve tarafsız yapamayacağınız kanısını uyandırdığınız" isnadı ile "Bu itibarla" ibaresinin ardından subuta erdiği iddia edilen fiillerin sıralandığı, davacı hakkında düzenlenen disiplin soruşturma raporunda da davacının eylemlerinin 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 68/2-a ve 68/2-b maddeleri kapsamında değerlendirildiği, anılan Kanun'un 68/2-a ve 68/2-b maddelerinde öngörülen yer değiştirme cezalarının önerilmesine rağmen, netice olarak anılan Kanun'un 69. maddesinin son fıkrasında düzenlenen meslekten çıkarma cezasının teklif edildiği ve davacıya anılan fiillerin karşılığı "yer değiştirme disiplin cezasının" değil, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten Çıkarma Cezası" başlıklı 69. maddesinin son fıkrası hükmünün uygulanarak "meslekten çıkarma cezası" ile cezalandırıldığı anlaşılmış olup; 6.10.2004 tarihli savunma istem yazısı içeriğinin Anayasa ve Kanun ile koruma altına alınan savunma hakkının kullanılmasını mümkün kılabilecek nitelikte olmadığı, savunma istem yazısında yer alan disiplin soruşturmasına konu fiillerin hukuki nitelendirmeleri ile soruşturma sonucunda davacıya verilen cezanın farklı olduğu, dolayısıyla, Anayasal güvence altında bulunan savunma hakkının usulüne uygun kullandırıldığından söz edilemeyeceği açık olduğundan, dava konusu Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun … tarih ve … sayılı kararıyla meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılan davacının; 6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasının kaldırılması talebiyle yaptığı 2.2.2011 tarihli başvurusunun reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararına karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, davalı anılan Danıştay kararı gereği yerine getirilerek, davacının meslekten çıkarılmasına ilişkin kararın kaldırılması talebi Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararıyla reddedilmiş, bu karara karşı davacının yeniden inceleme talebiyle yaptığı başvurnun da dava konusu … tarih ve … sayılı aynı Kurul kararıyla reddedildiği anlaşılmıştır.
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten Çıkarma Cezası" başlıklı 69. maddesinin 1. fıkrasında; "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir."; son fıkrasında "Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükmüne yer verilmiş; "Yer Değiştirme Cezası" başlıklı 68. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde, kusurlu ve uygunsuz hareket ve ilişkileri ile mesleğin şeref ve nüfuzu ile şahsi onur ve saygınlığını yitirmek; (b) bendinde ise, yaptıkları işler veya davranışlarıyla görevini doğru ve tarafsız yapamayacağı kanısını uyandırmak, yer değiştirme cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.
Olayda; davacıya isnat olunan fiillerden, bir galerici ile telefon konuşması yaptığı ve heyet halinde karar verilmesi gereken bir trafik ceza tutanağı için tek hakim sıfatıyla karar verdiği hususlarının sübuta erdiği, diğer eylemlerin ise somut, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ortaya konulamadığı, işyeri kapatma davalarında verdiği, savunmaya kadar kabul kararlarının ise; bir tedbir mahiyetinde olduğu, kaldı ki işlemlerin hukuka uygun olduğu tesbit edildiğinde kapatma kararlarının uygulanmasının her zaman mümkün olduğu anlaşıldığından, dosya içeriği ve ekleri ile diğer bilgi ve belgeler bir bütün halinde değerlendirildiğinde davacının tutum ve davranışlarının meslekten çıkarma cezasını gerektiren 2802 sayılı Yasanın 69.maddesinde öngörülen tanıma; şekil ve öz bakımından uymadığı, aynı Yasanın 68.maddesi uyarınca yer değiştirme cezasını gerektirdiği kanaatine ulaşıldığından meslekten çıkarma cezasının kaldırılması talebinin reddine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptali gerektiği düşünülmektedir.
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra, davalı idarenin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi ve gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ:
Davacının … İdare Mahkemesinde hakim olarak görev yapmaktayken gerçekleştirdiği fiilleri nedeniyle hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı, soruşturmaya konu fiilleri nedeniyle davacının, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun … tarihli ve … sayılı kararıyla 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, davacının 02/02/2011 tarihli dilekçe ile hakkında verilen meslekten çıkarma kararının 6087 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi gereğince kaldırılması talebi ile yaptığı başvurunun Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarihli ve … sayılı kararı ile reddedildiği, bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin de Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunun … tarihli ve K:… sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine açılan dava neticesinde Danıştay Beşinci Dairesinin 28/12/2017 tarihli ve E: 2016/20015, K: 2017/25419 sayılı kararı ile; savunma hakkının usulüne uygun şekilde kullandırılmadığı gerekçesiyle Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Bunun üzerine davalı İdarece, söz konusu Danıştay kararı doğrultusunda, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile "2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun Meslekten Çıkarma Cezası başlıklı 69. maddesinin son fıkrasına göre hukuki nitelendirme yapılmadan savunma alınmasının hukuka uygun olmadığı" yönündeki Danıştay 5. Dairesinin kararının uygulanmasına, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 71. maddesi gereğince yapılacak müteakip işleme esas olmak üzere yazılı savunmasının istenilmesine karar verilmiştir.
Bu kapsamda belirtilen kararın davacıya tebliğ edildiği ve savunmasının alındıktan sonra Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu’nun … tarihli ve … sayılı kararı ile; davacının 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca yaptığı başvuru hakkındaki Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile … tarih ve … sayılı kararının, davacının meslekten çıkarılmasına ilişkin dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi sonucu, soruşturma maddesinde açıklanan ve sübut bulan eylemlerin, mesleğin şeref ve onurunu bozacak nitelikte olmaları nedeniyle Hâkimler ve Savcılar Kurulunun … tarihli ve … sayılı kararı ile verilen meslekten çıkarma cezası kararının yerinde olduğu, davacının 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Kanunu’nun geçici 3. maddesine istinaden yaptığı söz konusu kararın kaldırılmasına yönelik talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.
Anılan karara karşı davacı tarafından 6087 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca yapılan yeniden inceleme talebi üzerine, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve E:…-…, K:… sayılı kararı ile, meslekten çıkarılan davacı hakkında, Hâkimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile verilen meslekten çıkarma cezasının kaldırılması talebinin reddine dair, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun … tarihli … sayılı kararı yerinde olduğundan değiştirilmesine yer olmadığına, yeniden inceleme talebinin reddine karar verilmesi üzerine bu kararın iptaline karar verilmesi istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Öte yandan, davacı hakkında resmi belgeyi yok etmek, memuriyet görevini kötüye kullanmak, rüşvet almaya teşebbüs etmek ve suç delillerini gizlemek suçlarından dolayı yapılan ceza yargılamasında … Ağır Ceza Mahkemesinin E:…, … sayılı kararında; rüşvet almaya teşebbüs etmek suçundan dolayı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca delil yetersizliğinden beraatine, ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:…, … sayılı kararıyla memuriyet görevini kötüye kullanmak suçundan dolayı 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, resmi belgeyi yok etmek suçundan dolayı yapılan yargılamasında suçun unsurları oluşmadığından beraatine karar verildiği, temyiz aşamasında Yargıtay ... Ceza Dairesinin … tarih ve E: …, K:… sayılı kararı ile dava zaman aşımının gerçekleştiği gerekçesi ile kamu davalarının düşmesine karar verilmiş olup, anılan kararın Uyap üzerinden yapılan incelemesinde kesinleştiği görülmüştür.
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten Çıkarma Cezası" başlıklı 69. maddesinin 1. fıkrasında; "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir." şeklinde tanımlanmış, son fıkrasında da; "Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükmüne yer verilmiştir.
6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Kanununun "Hakkında meslekten çıkarma kararı verilmiş olanların durumu" başlıklı Geçici 3. maddesinde;
"2461 sayılı Kanun ile kurulan Hâkimler ve Savcılar Kurulunca, haklarında meslekten çıkarma cezası verilen hâkim ve savcıların, bu cezanın kaldırılması için idarî dava açmadan önce, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış gün içinde Kurula başvurmaları gerekir.
Genel Kurul, usulüne uygun yapılan başvurular üzerine, dosya üzerinden yapacağı inceleme sonunda, talep halinde, başvuranın bizzat veya vekili aracılığıyla yazılı ya da sözlü savunmasını da almak suretiyle, başvurunun kabulüne veya reddine karar verir.
Başvurunun kabulü halinde; a) Önceki kararın kaldırılmasına, b) Hâkimlik ve savcılık mesleğine kabulde aranan niteliklerin kaybedilmemiş olması şartıyla ilgilinin hâkimlik ve savcılık mesleğine tekrar atanmasına, c) Önceden verilmiş olan meslekten çıkarma cezasına konu eylem sebebiyle başka bir disiplin cezası verilmesine gerek gördüğünde eyleme uyan disiplin cezasına, karar verir.
İkinci ve üçüncü fıkralar uyarınca verilen kararlara karşı, Başkan veya ilgili, tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde, Genel Kuruldan yeniden inceleme talebinde bulunabilirler. Yeniden inceleme talebi üzerine verilen kararlar kesindir.
İkinci fıkra uyarınca verilen başvurunun reddine ilişkin kesinleşen kararların iptali talebiyle ilk derece mahkemesi olarak Danıştaya başvurulabilir. Bu dava, acele işlerden sayılır. Üçüncü fıkra uyarınca verilen kararlar yargı denetimi dışındadır." hükümlerine yer verilmiştir.
Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve E:…-…, K:… sayılı kararı ile 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılan davacı hakkında düzenlenen soruşturma raporunun incelenmesinden, davacı hakkında yapılan soruşturmasının konusunu;
1) Kusurlu ve uygunsuz hareket ve ilişkileri ile mesleğin şeref ve nüfuzu ile şahsî onur ve saygınlığını yitirdiği,
Bu itibarla;
… İdare Mahkemesinde görülmekte olan davalarla ilgili hakkında rüşvete aracılık ettiğine dair iddia bulunan ve davacılarla irtibatı tespit edilen galerici H.Ö ile üzerine kayıtlı … nolu telefon hattıyla temas kurduğu,
2) Yaptığı iş ve davranışlarla görevini doğru ve tarafsız yapamayacağı kanısını uyandırdığı,
a) Erzurum'da faaliyet gösteren … Otelin üç ay süreyle kapatılmasına ilişkin Erzurum Valiliği işleminin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle İ.T. vekili Av. H.A.K. tarafından 17.02.2004 tarihinde kayda giren dilekçe ile açılan ve ... İdare Mahkemesinin E:… sayılı esasına kayıtlı davada; adı geçen avukatla gerek doğrudan, gerekse adına kayıtlı … nolu telefon hattıyla görüşerek, davacı vekilinin reddi hâkim talebi ve yürütmenin durdurulması isteminin esastan reddedilmesi üzerine, karar taslağının Üye M.S. tarafından yazılıp imza için 14.06.2004 tarihinde kendisinin gönderilmesinden sonra, K.T. ile birlikte kararın tebligatının geciktirilmesi maksadıyla dosyayı kaybettiği,
b) N.T. vekili Av. H.A.K. tarafından “müvekkilince işletilen … Oteli'nin, Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Hastalıklarla Mücadele Tüzüğü hükümleri uyarınca üç ay süreyle kapatılmasına ilişkin … gün ve … sayılı Zührevi Hastalıklar ve Fuhuşla Mücadele Komisyonu kararı ve 14.05.2004 tarihli Erzurum Valiliği olur'unun iptali ve yürütmenin durdurulması” ile mahkeme başkanı Y.A.'nın reddedilmesini içeren 28.05.2004 tarihinde kayda giren dilekçeyle … İdare Mahkemesinin E:… sayılı esasında açılan davada; adı geçen avukat ile gerek doğrudan, gerekse üzerine kayıtlı … nolu telefon hattıyla temas kurarak, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 36. maddesine aykırı olarak, Mahkeme Başkanı Y.A.'nın katılımı olmaksızın teşekkül ettirdiği heyette, diğer Üye K.T. ile birlikte Üye M.S.'nin muhalefetiyle ara kararına cevap ve savunma verilinceye kadar yürütmenin durdurulmasına dair karar verdiği,
c) Erzurum’da faaliyette bulunan … Palas Otel müsteciri Y.A.'nın “işletmekte olduğu otelin fuhuşa teşvik, aracılık ve yer temin etme fiilleri nedeniyle üç ay süreyle kapatılmasına ilişkin … gün ve … sayılı Zührevi Hastalıklar ve Fuhuşla Mücadele Komisyonu kararı ile 19.04.2004 tarihli Erzurum Valiliği “Olur'larının iptali ve yürütmenin durdurulması” istemiyle 26.04.2004 tarihinde kayda giren dilekçeyle açılan ve Av. H.A.K.'’nın vekâleti olmaksızın hariçten takip ettiği … İdare Mahkemesinin E:… sayılı esasına kayıtlı davada; davacının, Mahkeme Başkanı Y.A.'nın reddedilmesini içeren 03.05.2004 tarihli dilekçesinden sonra, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 36. maddesine aykırı olarak Mahkeme Başkanı Y.A.'nın katılımı olmaksızın oluşturulan heyette, üye K.T. ile birlikte diğer üye M.S.'nin muhalefetiyle, ara kararına cevap verildikten veya cevap süresi geçtikten sonra yürütmenin durdurulması istemi hakkında yeniden bir karar verilinceye kadar, dava konusu işlemin yürütülmesinin durdurulmasına dair karar verdiği,
d) K.Ş. tarafından, Iğdır Valiliğine karşı, "işletmekte olduğu … isimli içkili lokantanın 15 gün süreyle kapatılmasına ilişkin, Iğdır Valiliğinin … gün ve … sayılı işlemin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle” açılan ve dava dilekçesi ekinde ancak İdare Mahkemesi hâkimlerinin bileceği Mahkeme iç işleyişinden de bahsedilerek … İdare Mahkemesi Başkanı Y.A.'nın reddedilmesini içeren dilekçeyle, … İdare Mahkemesinin E:… sayılı esasında açılan davada; K.T. ile birlikte davacıyla temas kurarak Mahkeme Başkanı Y.A.'nın karara katılmasını engellemek için reddi hâkim dilekçesini verdirdiği, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 36. maddesine aykırı olarak, Mahkeme Başkanının katılımı olmaksızın teşekkül ettirdiği heyette, diğer üye K.T. ile birlikte üye M. S.'nin muhalefetiyle ara karara cevap ve savunma verilinceye kadar yürütmenin durdurulmasına dair karar verdiği,
e) T.Ş. tarafından, Kars Valiliğine karşı, “işletmekte olduğu …’nın Polis Vazife ve Selahiyetleri Hakkında Kanun hükümleri uyarınca 60 gün süreyle kapatılmasına ilişkin Kars Valiliğinin 08.01.2004 tarihli işleminin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle” 20.01.2004 tarihinde kayda giren dilekçeyle açılan ve … İdare Mahkemesinin E:… sayılı esasına kayıtlı davada; davalı idarece savunma ve ara kararına cevap verildikten sonra, havalesi yapılmadan dosyanın K.T. tarafından heyete getirildiği ve Mahkeme Başkanı Y.A.'nın muhalefetiyle K.T. ile birlikte yürütmenin durdurulmasına dair karar verdiği,
f) M.Z.'nin Iğdır Valiliğine karşı, Iğdır Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı trafik ceza tutanağı ile kesilen .. TL. para cezası ve … nolu sürücü belgesinin 6 ay süreyle geri alınmasına ilişkin işlemlerin iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle, 04.05.2004 tarihinde kayda giren dilekçeyle … İdare Mahkemesinin E:… sayılı esasında açılan ve heyet hâlinde karar verilmesi icabeden davada; adı geçen davacıyla kendisine ait … nolu telefon hattı ile temas kurarak, tek hâkim sıfatıyla savunma ve ara karara cevap verilinceye kadar yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne dair karar verdiği"
hususları oluşturmaktadır.
Davacı hakkında isnat olunan soruşturma maddelerine ilişkin olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda; … İdare Mahkemesinde görülmekte olan davalar ile ilgili olarak hakkında rüşvete aracılık ettiğine dair iddia bulunan ve bazı davacılar ile telefon görüşmesi yaptığı tespit edilen galerici H.Ö. ile 120’yi aşan sayıda telefon gülüşmesi yaptığının telefon görüşme detayları ile sabit olduğu,
… Otel ve … Otel davasında davacı vekili olan Av. H.A.K. ile 29 kez telefon görüşmesi yaptığının telefon görüşme detayları ile sabit olduğu, Konfor Otel davası dosyasının; karar M.S. tarafından yazılıp imza için davacıya gittikten sonra kaybolduğunun tanık beyanları ile sabit olduğu,
… Otel davasında; reddi hâkim istemi üzerine Mahkeme başkanı Y.A.'nın katılımı olmaksızın oluşturulan heyette K.T. ile birlikte hareket ederek (diğer üye M.S.'nin muhalefetiyle) ara kararına cevap ve savunma verilinceye kadar yürütmenin durdurulmasına dair karar verdiğinin, … Palas Oteli davasında; reddi hâkim dilekçesinden sonra mahkeme başkanı Y.A.'nın katılımı olmaksızın oluşturulan heyette K.T. ile birlikte hareket ederek (diğer üye M.S.'nin muhalefetiyle) ara kararına cevap verildikten veya cevap süresi geçtikten sonra yürütmenin durdurulması istemi hakkında yeniden bir karar verilinceye kadar dava konusu işlemin yürütülmesinin durdurulmasına dair karar verdiğinin soruşturma dosyası içindeki bilgi ve belgeler ile sabit olduğu,
… isimli içkili lokanta davasında; davacı K.Ş. ile temas kurduğunun ve Y.A. hakkında reddi hâkim dilekçesi verdirdiğinin tanık beyanları ile sabit olduğu, aynı davada reddi hâkim dilekçesi verilmesinden sonra mahkeme başkanının katılımı olmaksızın oluşturulan heyette K.T. ile birlikte hareket ederek (diğer üye M.S.'nin muhalefetiyle) ara kararına cevap ve savunma verilinceye kadar yürütmenin durdurulmasına karar verdiğinin soruşturma dosyası içindeki bilgi ve belgeler ile sabit olduğu,
Trafik para cezası ve sürücü belgesinin altı ay süreyle geri alınmasına dair işlemlere ilişkin … esas sayılı davada; davacı M.Z. ile iki kez telefon görüşmesi yaptığının telefon görüşme detayları ile sabit olduğu, mevzuat gereği heyet halinde görülerek karara bağlanması gereken bu davada tek hâkim sıfatıyla savunma ve ara kararına cevap alınıncaya kadar yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne karar verdiği hususunun ise soruşturma dosyası içindeki bilgi ve belgeler ile sabit olduğu, davacının hâkim K.T. ile birlikte hareket ederek doğruluk ve tarafsızlıktan uzaklaştığı, eylemlerinin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Tüm bu hususlar ile birlikte davacıya isnat olunan eylemlere ilişkin soruşturma dosyasının incelenmesi sonucunda; davacının 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 69. Maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde ve 6087 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi uyarınca anılan cezanın kaldırılması için yaptığı başvurunun reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve E:…-…, K:… sayılı kararının iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Posta gideri avansından varsa artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere
,18/05/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.