Dava Konusu İstem: Dava; İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, "Mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici veya amir ya da üstlerinin eylem ve işlemlerini eleştirici nitelikte tek başına veya topluca bildiri dağıtmak veya basın, haber ajansları, radyo ve televizyon kurumları ve diğer iletişim kanalları vasıtasıyla komuoyuna yönelik bilgi, yazı, demeç vermek" fiilini işlediğinden bahisle, 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/6-ü maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması ilişkin Yüksek Disiplin Kurulunun... günlü, ... sayılı kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:... K:... sayılı kararıyla; davacının twitter sosyal medya hesabında, terör örgütü FETÖ/PDY terör örgütüne karşı devlet tarafından alınan tedbirler nedeniyle devleti ve devlet uygulamalarını eleştiren, cemaati koruyan beyanları paylaşması nedeniyle tesis edilen işlemde, isnat edilen fiilin sübut bulduğu gerekçesiyle hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından, eksik soruşturma yapıldığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI: Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesinin esasında kayıtlı iken, Danıştay Başkanlık Kurulunun, Danıştay dava daireleri arasındaki iş bölümünün belirlenmesine ilişkin 18/12/2020 günlü, K: 2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" başlıklı kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize devredilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY:
İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, 03/04/2015 - 27/08/2015 tarihleri arasında, kendisine ait twitter sosyal medya hesabındaki, terör örgütü FETÖ/PDY terör örgütüne karşı devlet tarafından alınan tedbirler nedeniyle devleti ve devlet uygulamalarını eleştiren, cemaati koruyan paylaşımları nedeniyle, "Mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici veya amir ya da üstlerinin eylem ve işlemlerini eleştirici nitelikte tek başına veya topluca bildiri dağıtmak veya basın, haber ajansları, radyo ve televizyon kurumları ve diğer iletişim kanalları vasıtasıyla komuoyuna yönelik bilgi, yazı, demeç vermek," fiilini işlediğinden bahisle, 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/6-ü maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması ilişkin Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

Davacının paylaşımları yaptığı dönemde yürürlükte olan mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/35 maddesinde, ''Mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici veya amir ya da üstlerinin eylem ve işlemlerini eleştirici nitelikte tek başına veya topluca bildiri dağıtmak veya basına, haber ajanslarına, radyo ve televizyon kurumlarına bilgi, yazı, demeç vermek'' fiili meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E: 2015/85, K: 2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen dava konusu disiplin cezasının yasal dayanağı olan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı "Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun"un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.

Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan mülga 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/6-ü maddesinde, "Mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici veya amir ya da üstlerinin eylem ve işlemlerini olumsuz yönde eleştirici nitelikte tek başına veya topluca bildiri dağıtmak ya da basın, haber ajansları, radyo ve televizyon kurumları ve diğer iletişim kanalları vasıtasıyla kamuoyuna yönelik bilgi, yazı ve demeç vermek" disiplin suçu için "meslekten çıkarma" cezası öngörülmüştür.
08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8-6/ü maddesinde de, "Mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici veya amir ya da üstlerinin eylem ve işlemlerini olumsuz yönde eleştirici nitelikte tek başına veya topluca bildiri dağıtmak ya da basın, haber ajansları, radyo ve televizyon kurumları ve diğer iletişim kanalları vasıtasıyla kamuoyuna yönelik bilgi, yazı ve demeç vermek" fiilinin, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nde olduğu gibi meslekten çıkarma cezasını gerektirdiği hüküm altına alınmış olup; 7068 sayılı Kanun'un bu maddesinde Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nden farklı olarak "diğer iletişim kanalları" ibaresine yer verilmiştir.
Öte yandan, 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." hükmüne yer verilmiştir.

Disiplin cezaları, kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine karşı düzenlenen idari yaptırımlardır. Kamu hizmetlerinden sürekli uzaklaştırılabilmek gibi ağır sonuçlara neden olabilen disiplin cezaları, ağırlığı ve önemi sebebiyle Anayasa'nın 38. maddesindeki suç ve cezalara ilişkin kurallara tabi tutulmuşlardır.
"Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir fiilin tanımının yapılması ve kanunun ne tür fiilleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan fiili gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir şekilde ortaya konulması da zorunludur. Söz konusu fiil, mevzuatta öngörülen tanıma uymuyorsa verilen disiplin cezası hukuka aykırı olacaktır.
Uyuşmazlıkta; polis memuru olan davacının, twitter sosyal medya hesabında, terör örgütü FETÖ/PDY terör örgütüne karşı devlet tarafından alınan tedbirler nedeniyle devleti ve devlet uygulamalarını eleştiren, cemaati koruyan paylaşımlar yaptığı sabit ise de; disiplin cezasına gerekçe olarak gösterilen paylaşımların Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün yürürlükte olduğu dönemde yapıldığı dikkate alındığında, dava konusu uyuşmazlığın çözümünde Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerinin esas alınması gerekmektedir.
Buna göre, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/35 maddesinde, 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin ve 7068 sayılı Kanun'un aksine, "diğer iletişim kanalları" ibaresine yer verilmediğinden, davacı tarafından paylaşımların yapıldığı sosyal medya sitesinin, Tüzük'ün 8/35 maddesinde yer alan "basın, haber ajansı, radyo ve televizyon kurumu" kapsamında değerlendirilemeyeceği açıktır.
Bu durumda, 7068 sayılı Kanun'un 8/6-ü maddesine "...ve diğer iletişim kanalları vasıtasıyla..." ibaresi eklenerek disiplin cezasına konu fiilin kapsamı genişletilmiş ise de; sonradan yürürlüğe giren mevzuatla aleyhe ceza verilememesi nedeniyle, davacının sosyal paylaşım sitesinde yaptığı yorum tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre disiplin cezası verilmesi gerektiğinden, davacının fiili Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü kapsamında değerlendirildiğinde, Tüzüğün 8/35 maddesinde yer alan düzenleme ile örtüşmediği ve disiplin hukukunda yer alan "tipiklik" şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin bölge idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;

1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ...günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 02/10/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.