Dava konusu istem: Erzurum ili, Yakutiye ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca yapılan parselasyon işlemine yönelik itirazların reddine dair ... tarih ve ..., ..., ..., ..., ... ve...sayılı Erzurum Büyükşehir Belediye Encümeni kararlarının ve dayanağı olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planına ilişkin Erzurum Büyükşehir Belediye Meclisinin ...tarih ve...sayılı kararının iptali istenilmiştir.

... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu alanda yapılan parselasyon işleminde DOP oranının mevzuata uygun olarak belirlendiği, düzenleme sınırının imar mevzuatı çerçevesinde doğru bir şekilde geçirildiği, uygulama sonucunda davacılara taşınmazlarının bulunduğu bölgeden en yakın parselin verilmediği, ancak bu durumun kentsel dönüşüm alanı ilan edilen bölgede 5393 sayılı Belediye Kanununun 73. maddesinde anlaşma sağlanamayan maliklere ayrı ada ve parselden yer verilmesine olanak sağlayan düzenlemeden kaynaklandığı, anlaşma sağlanamayan maliklerin uygulama sahasının orta kısmında ayrı bir ada ve parselde toplandığı, yapılan dağıtımın Belediye Kanununun 73. maddesine uygun olduğu, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının da şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, bölge ihtiyaçlarına ve kamu yararına uygun olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu işlemlerde yasaya ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Temyize konu kararın, davalı idarenin iddiasının aksine davalı idarenin dava konusu parselasyonun gerekçesi olarak belirttiği anlaşmanın, sağlanmadığı, eşdeğer yerden tahsis yapılmadığı, revizyon imar planı ile resmi kurum alanı olan yerden 100 kişiden fazla kişiyle hisselendirilerek mağdur edildikleri, usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY:
Davacıların maliki olduğu Erzurum ili, Yakutiye ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanın Erzurum Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli ... sayılı kararı ile kentsel dönüşüm ve gelişim alanı ilan edildiği, davacının taşınmazının üst ölçekli plan olan 1/5000 ölçekli nazım imar planında kentsel dönüşüm alanında, dava konusu Erzurum Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ise konut ve konut altı ticaret alanında kaldığı, uygulama imar planına dayanarak dava konusu alanda 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca Erzurum Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarih, ... sayılı kararı ile parselasyon yapıldığı, bu işleme davacılar tarafından yapılan itirazların Erzurum Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarih ve ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı kararı ile reddedildiği, ayrıca daha sonra bu alanda 2018 tarihinde revizyon uygulama imar planı yapıldığı ve bu planda dava konusu taşınmazın resmi kurum alanında gösterildiği anlaşılmıştır.
Davacılar tarafından kentsel dönüşüm alanına ilişkin bir proje ve planın bulunmadığı, mülkiyet haklarının kısıtlandığı, ayrı adada farklı kişilerle hisselendirildikleri, eşdeğer yerden hisselendirilmedikleri iddialarıyla parselasyon işlemine yapılan itirazların reddine dair...tarih ve ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı Erzurum Büyükşehir Belediye Encümeni kararlarının ve dayanağı olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planının kabulüne dair ...tarih ve ...sayılı Erzurum Büyükşehir Belediye Meclisi kararının iptali istemiyle dava açılmıştır.

5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 73. maddesinin 8. fıkrasında; ''Kentsel dönüşüm ve gelişim alanı ilan edilen yerlerde belediyelere ait gayrimenkuller ile belediyelerin anlaşma sağladığı veya kamulaştırdıkları gayrimenkuller üzerindeki inşaatların tamamı belediyeler tarafından yapılır veya yaptırılır. Belediye ile anlaşma yapmayan veya belediyece kamulaştırılmasına gerek duyulmayan gayrimenkul sahiplerinden proje alanında kendilerine 3194 sayılı Kanunun 18 inci maddesine göre ayrı ada ve parselde imar hakkı verilmemiş olanlar kamulaştırmasız el atma davası açabilir.'' düzenlemesi yer almaktadır.
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde nazım imar planı; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.

Dosyanın incelenmesinden, davacıların kadastral parsellerinin dava konusu uygulama imar planında konut ve konut altı ticaret(E: 3.00, H: 8 kat) fonksiyonunda, yapılan parselasyon sonucu davacılara tahsis edilen imar parselinin ise konut alanında kaldığı, davacıların taşınmazlarının bulunduğu alanda uygulama imar planı doğrultusunda 5393 sayılı Belediye Kanununun 73. maddesi uyarınca parselasyon işleminin yapıldığı, bu parselasyon işleminde davacılara, kadastral parseli olan ... ada, ... ve ... parselden %25 düzenleme ortaklık payı kesilerek kadastral parsellerinin bulunduğu yerden farklı bir yer olan ... ada ... parsel sayılı imar parselinin hisseli olarak tahsis edildiği anlaşılmıştır.
Mahkeme tarafından yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, dava konusu parselasyon işlemine ilişkin olarak, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede en yakın imar parseli olan ... ada ... parsel sayılı taşınmazdan yer verilebilecekken davacıya ... ada ... parselden yer verilmesinin değer kaybına yol açtığı, uygulama imar planına ilişkin olarak ise, üst ölçekli plana uygun olduğunun belirtildiği, ek bilirkişi raporunda ise, dava konusu parselasyon işlemine ilişkin olarak, Belediye Kanununun 73. maddesi uyarınca yapılan dağıtım sonucunda bu maddede belirtilen anlaşma sağlanamayan davacıların da dahil olduğu tüm taşınmaz maliklerine düzenleme sahasının orta kısmından ayrı ada ve parselden yer verildiği, kentsel dönüşüm mevzuatı kapsamında yapılan parselasyon işlemi sonucunda dağıtıma katılan tüm parsellerin tek bir adada toplandığı, bu şekilde yapılan dağıtımın uygun olduğu tespitlerine yer verildiği, dayanağı uygulama imar planına ilişkin olarak ise, davacıların kadastral parselleri ve parselasyon sonucu tahsis edilen imar parselinin dava konusu planda resmi kurum alanında kaldığı, bölgede başka bir resmi kurum alanı bulunmadığı için bu alanda Valilik binası yapılacağından belediye taşınmazlarının burada toplandığından, davacıların taşınmazlarının bulunduğu alanın resmi kurum alanı olarak belirlenmesinin uygun olduğu yönünde tespitlere yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, davalı idare tarafından, uyuşmazlık konusu alanda yapılan parselasyon işleminde, davacılarla davalı idare arasında 5393 sayılı Belediye Kanununun 73. maddesinde belirtilen anlaşma sağlanamadığı için davacıların da aralarında bulunduğu uygulamaya katılan tüm parsel mailklerinin uygulama sahasının orta kısmında ayrı bir ada ve parselde toplandığı belirtilmiş ve İdare Mahkemesince de, kentsel dönüşüm alanı ilan edilen uyuşmazlık konusu alanda 5393 sayılı Belediye Kanununun 73. maddesi uyarınca davalı idare ile anlaşma sağlanamayan maliklere uygulama sahasının orta kısmında ayrı bir ada ve parselden tahsis yapıldığı, yapılan dağıtımın uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden,davacılara, dava konusu parselasyon işleminde yapılan dağıtımın gerekçesi olarak belirtilen bu anlaşmaya yönelik olarak herhangi bir davetin yapılmadığı ve bu davet yapılmadığı için de davacılar ile davalı idare arasında, davalı idarenin iddiasının aksine anlaşmanın sağlanamadığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin dosyada bulunmadığı anlaşıldığından, ortada bulunmayan anlaşma davetine ve anlaşma teklifine rağmen, söz konusu anlaşmanın sağlanamadığı gerekçe gösterilerek davacılara ayrı ada ve parselden yer verilerek tesis edilen dava konusu parselasyon işleminde bu gerekçeyle hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Uygulama imar planına ilişkin olarak ise, Mahkeme tarafından, dava konusu kadastral parsellerin planda konut ve konut altı ticaret alanında, parselasyon işlemi sonucunda davacılara tahsis edilen imar parselinin konut alanında kalmasına rağmen taşınmaza verilen bu fonksiyonlar değerlendirilmeyerek, uyuşmazlık konusu alanda dava konusu uygulama imar planından ve parselasyon işleminden çok sonra yapılan, yani parselasyon işleminin dayanağı olmayan revizyon uygulama imar planındaki fonksiyon olan resmi kurum alanı fonksiyonuna göre eksik inceleme yapılarak karar verildiği anlaşıldığından dava konusu uygulama imar planında bu gerekçeyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz isteminin kabulüne,

2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,

3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 01/10/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.