TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- ...

Dava Konusu İstem: Dava; ... Valiliğinde Hukuk Müşaviri olarak görev yapmakta olan davacının, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 2 ve 3. maddeleri gereğince Şırnak Vali Yardımcılığına atanmasına ilişkin 01/09/2018 günlü, 30522 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığının ... günlü, ... sayılı işleminin kendisine ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır.

... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının atandığı Şırnak ilinin beşinci coğrafi bölgede yer aldığı, beşinci coğrafi bölgede görev süresinin 5 yıl olduğu ve davacının da bu hizmet bölgesindeki hizmetini tamamladığı anlaşılmakla birlikte; davacının atamasının Mülki İdare Amirleri Atama, Değerlendirme ve Yerdeğiştirme Yönetmeliği'nin 14. maddesinin son fıkrasındaki hüküm uyarınca beşinci coğrafi bölgedeki hizmet eksiği, hizmet gereği, personel takviyesi ve davacının tecrübesinden faydalanmak amacıyla yapıldığı beyan edilmekte ise de; anılan madde de belirtilen şartların bir arada gerçekleştiğinin davalı idare tarafından açıkça ortaya konulamadığı, Şırnak ilinin bir sınır ili ve terörle mücadele faaliyetlerinin yoğun bir şekilde sürdürülen bir ilimiz olması nedeniyle acil ihtiyacın varlığının olabileceği ve davacının kıdemli bir mülki amir olması nedeniyle davacının hizmetine ihtiyaç duyulabileceği; ancak, bu ihtiyacın hiçbir suretle bu maddede belirtilen usullerle giderildiğinin ortaya konulamadığı, öte yandan, davacının eşdeğer tablosuna göre II. sınıf il olan Muğla ilinden tabloda gösterilen II ve I.sınıf illere veya ilçelere atamasının yapılabileceği, oysa II. sınıf hizmet bölgesi olan Muğla ilinden V. sınıf hizmet bölgesi olan Şırnak iline atanmasının eşdeğer görev cetveline de uygun olmadığı; bu nedenle, davacının Şırnak Vali Yardımcılığı görevine atanmasına ilişkin tesis edilen dava konusu işlemin davacıya ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurularına konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurularının reddine kesin olarak karar verilmiştir.

Davalı idareler tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI: Cevap verilmemiştir.

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, davacının Hukuk Müşavirliği görevinden alınarak ... Vali Yardımcılığı görevine atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan işbu davanın temyize tabi olması nedeniyle, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tarafların kişilik ve niteliğinde değişiklik" başlığını taşıyan 26. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında, "Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır.
Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir." hükmü yer almıştır.

Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı ...'ın ... tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından, yukarıda aktarılan 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesi gereğince işlem yapılmak üzere, temyize konu kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/c fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, anılan Kanun'un 26. maddesinin uygulanmasını teminen dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 25/09/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında, "Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır.", 2. fıkrasında "Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir.
" hükmü yer almaktadır.
Yukarıda aktarılan madde metninin değerlendirilmesinden; davanın açılmasından sonra ve esas hakkında karar verilmesinden önce ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davanın sürdürülmesine yönelik yolun belirlendiği; kararın verilmesinden sonra ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olması durumunun ise; medeni haklardan yararlanma ve bu hakları kullanma ehliyetinin son bulmasının dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekeceği sonucuna ulaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, davacı Tayfur Elbasan tarafından açılan davada İdare Mahkemesince, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi üzerine davalı idareler tarafından yapılan istinaf başvurusunundan sonra davacı vefat etmiştir. Davalı idarelerin temyiz talebinin incelenebilmesi için, Bölge İdare Mahkemesince, bu aşamaya ilişkin olarak dosyanın öncelikle işlemden kaldırılmasına karar verilmesi, taraf teşkilinin ve tekemmülün sağlanmasından sonra dosyanın temyiz incelemesi için Danıştaya gönderilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, dava dosyasının Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği oyuyla kararın bozulması yönündeki Daire kararına katılmıyorum.