DANIŞTAY
ONUNCU DAİRE
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
5- ...
6- ...
7- ...
8- ...
9- ...
10- ...
11- ...
12- ...
13- ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı / ANKARA
İSTEMLERİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU: Davacılar tarafından; murisleri ...'un, 06/04/2016 tarihinde, Şırnak ili, Silopi ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:... adresinde bulunan evinin avlusuna düşen patlayıcı maddenin infilak etmesi sonucunda hayatını kaybettiğinden bahisle, eş ... için 296.024,15 TL maddi, 50.000,00 TL manevi; müşterek çocuk ... için 24.017,19 TL maddi, 25.000,00 TL manevi; müşterek çocuk ... için 11.507,73 TL maddi, 25.000,00 TL manevi; müşterek çocuk ... için 19.200,61 TL maddi, 25.000,00 TL manevi; müşterek çocuk ... için 34.567,90 TL maddi, 25.000,00 TL manevi; anne ... ve baba ... için ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi; kardeşler ..., ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, idare mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
Davacılar tarafından; yakınlarının ölümü ile sonuçlanan olaya ilişkin olarak idarenin ağır hizmet kusurunun bulunduğu, idarenin güvenlik hizmetini gereği gibi ifa etmediği, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının düşük olduğu, 5233 sayılı Kanun hükümlerine göre karar verilmesinin hatalı olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından; davacıların tazminat istemlerinin 5233 sayılı Kanun hükümleri uyarınca incelenmesi gerektiği, anılan Kanun hükümleri uyarınca zımni ret işlemi oluşmadığından davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Faiz; en basit biçimiyle, idarenin tazmin borcu bağlamında; kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatı ödediği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanuna göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, uyuşmazlık bakımından ön karar başvurusunda bulunulduğu tarihteki haliyle 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği; bu isteklerinin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabileceği kuralı yer almaktadır.
İdari işlem ve eylemlerden dolayı uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak idareye başvuru tarihinin, dava dilekçesinde yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin bir istemde bulunulmaması halinde ise dava tarihinin esas alınması Danıştay içtihatlarında genel kabul görmüş ve istikrar kazanmıştır.
Bakılan davada, Bölge İdare Mahkemesince, hükmedilen maddi tazminata, dava tarihinden itibaren yasal faiz işletildiği görülmüştür.
Buna göre, davacılar tarafından dava dilekçesinde yasal faizin başlangıç tarihi yönünden olay tarihinden itibaren talepte bulunulduğundan, hükmedilen maddi tazminata Danıştay'ın yerleşik içtihatları gereği idareye başvuru tarihi olan 01/07/2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği açıktır.
Bu durumun bir hatadan kaynaklandığı anlaşıldığından; temyize konu kararın gerekçe ve hüküm fıkrasında yer alan "dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte" ibarelerinin; "idareye başvuru tarihi olan 01/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz isteminin REDDİNE,
2. Davanın kabulüne ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabul, kısmen reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Davalı idare tarafından yapılan temyiz yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, adli yardım istemi kabul edildiğinden ödenmemiş olan temyiz yargılama giderlerinin davacılardan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, artan posta ücretinin davalı idareye iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/09/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.