DANIŞTAY
DÖRDÜNCÜ DAİRE
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ...Bakanlığı
Dava konusu istem: Eskişehir ili, Sivrihisar ilçesi, Söğütlüözü/Söğütözü mevkiilerinde ... Ada ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... parseller ve ... ada ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... parseller sınırında ... Elektirik Üretim San. ve Tic. A.Ş. tarafından yapılması planlanan ''Sivrihisar 1 Güneş Enerji Santrali (55,688 MWm/49,50 MWe/57,82 Ha) ve Enerji Depolama Tesisi (50MWe/55,04 MWh)'' projesine ilişkin olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen 19/05/2024 tarihli "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istenilmiştir.
İdare Mahkemesince verilen kararda; ''...dava dosyasında yer alan bilgi, belge, görsel veriler ile bilirkişi raporu ve ek bilirkişi raporu birlikte incelendiğinde, davaya konu alanın bitkisel üretimde ve hayvan otlatmak suretiyle hayvansal üretimde etkin olarak kullanıldığı, tarımın yöredeki yegâne ekonomik aktivite olduğu ve süregelmekte olan tarımsal faaliyetlerin yöre halkının ekonomik refahı için oldukça önemli bir aktivite olduğu, ÇED raporunda, Proje Alanının Seçilme Gerekçeleri arasında davalı alanın ''Mera alanı kullanılmayacak olması'' ve ''Kullanılacak arazilerin tarımsal amaçlı üretim yapılacak verimli tarım arazisi niteliğinde olmaması'' gösterilmekle birlikte bu duruma ilişkin somut bilgiye yer verilmediği, 4342 sayılı Mera Kanunu uyarınca mera ve otlağın benzer nitelikli yerlerden olduğu, hayvan otlatma amacı ile kullanılan otlakların da mera olarak değerlendirilmesi gerektiği, mahallindeki gözlem ve tespitlere göre davalı alanın hayvan otlatma amacı ile yoğun olarak kullanıldığının anlaşıldığı, bu nedenlerle proje alanının seçilme gerekçeleri arasında gösterilen ''Mera alanı kullanılmayacak olması'' ifadesinin ve ''verimli tarım arazisi niteliğinde olmaması'' ifadesinin yerinde olmadığı, ÇED raporunda davalı alanın toprak özelliklerinin belirlenerek değerlendirilmesi amacıyla yapılan çalışmalarda, Toprak ve Arazi Sınıflaması Standartları Teknik Talimatından yararlanılmamasının hatalı olduğu, ÇED raporunda sunulan Arazi Varlığı Haritasının 1/25.000 ölçekli olduğu, bu nedenle 1/25.000 ölçekli haritaların bu nevi projelerin planlanmasında kullanılmasının uygun olmadığı, ÇED raporunda flora ve fauna çalışmaları başlıkları altında yer alan çalışma metodolojisi incelendiğinde, metot açısından eksikliklerin olduğu, ÇED raporunda kullanılan yöntemde arazi çalışmalarının hangi periyotlarda yapıldığının ifade edilmemesi nedeni ile flora çalışmaları açısından değerlendirildiğinde teknik olarak eksik olduğu, ÇED raporunda bölgenin flora ve fauna ile ilgili bölümün çoğunlukla literatüre dayalı olarak hazırlandığı, literatüre dayalı olarak verilen bilgilere göre proje alanında ve yakın çevrede var olduğu ifade edilen türler ile ilgili GES kaynaklı oluşabilecek bazı risklerin öngürülmediği ve ÇED raporunda tedbir ve önlemlere yer verilemediği, proje alanındaki faaliyetler için gerekli önlemler tam olarak alınmadığında proje alanındaki özellikle nesli tehdit altındaki kuş popülasyonları için önemli sakıncalar doğurabileceği, davaya konu alanın güneş enerji santrali olarak kullanımının, gerekli tedbirler tam olarak alınmadığı takdirde proje alanı ve etki alanında flora ve fauna ile ekosistem üzerinde olumsuz etkilerinin olabileceği, ÇED raporunda yeraltı suları hakkında verilen bilgilerin yetersiz olduğu, yapılan analizlerden proje sahasına çok yakın yerde kuyu ve yüzey suyu bulunmakta olduğunun anlaşıldığı halde kuyulara ait statik ve dinamik YAS seviyesi ölçülmediği, yeraltı suyu analiz sonuçları değerlendirmesi yapılmadığı, yapılan analizlerin hangi arazi çalışma yöntemi ve esaslarına göre yapıldığının belirtilmediği, yeraltı suyu derinliği hakkında bilgi verilmediği, projedeki haritalarda verilen hidrojeoloji haritasının eksik olduğu, haritada köy çeşmesi vb. yüzey suyu kaynakları, yeraltı suyu kuyuları ve yeraltı suyu eş seviye eğrileri ile yeraltı suyu akım doğrultu ve yönü gösterilmediği, çevrede yer alan derin kuyu bilgileri, mikro havza ve YAS potansiyeli, kaya birimlerinin geçirgenlik, iletimlilik katsayıları vb. belirtilmediği, panelleri yıkadıkça suların yere dökülmesi ve zamanla yeraltına sızma riskinin göz ardı edildiği, Yeraltı Sularının Kirlenme ve Bozulmaya Karşın Korunması Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alındığında ÇED raporunun eksiklik içerdiği, Taşkın ve Rüsubat Kontrolü Yönetmeliği dikkate alındığında, Proje sahasının kuzey batı sınırı ile kesişen Bülbülözü Deresi ve farklı yönlerde topoğrafik haritalarda görülen civar dereler hakkında taşkın riski taşıyıp taşımadığı yönünde projede ayrıntılı bilgiye yer verilmediği, yapılan yüzey ve yeraltı suyu analiz sonuçlarının hangi ulusal ve/veya uluslararası standardın kabul edilen limit aralığına uyduğunun belirtilmediği, GES projesi bölgesi yakın çevrede ... ve ... köyü bulunmakta olup, buraların ve ekilen arazilerin su kaynakları belirtilmediği, yeraltı suyu kirliliğine karşı nasıl bir önlem alınacağı ve bir gözlem kuyusu ve bu kuyudaki yeraltı suyunun düzenli takibine yönelik raporda ayrıntılı açıklama yapılmadığı anlaşılmakla; dava konusu projeye ait nihai Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Raporunun bilimsel ve teknik yönden yeterli olmadığı, çevre ve insan sağlığına yönelik olumsuz etkileri ortaya koyma konusunda yetersiz olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararında, hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı...'' gerekçeleriyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Davalı tarafından; proje kapsamında 2 noktada yüzey suyu analizi gerçekleştirildiği, dere yataklarının mevcut durumlarının aynen muhafaza edileceği ve doğal akışları engellenmeyeceği, proje alanı ve alternatif proje alanı içerisinde herhangi bir kaynak ve kuyu bulunmadığı, faaliyetin su kaynaklarına ve yeraltı sularına olumsuz herhangi bir etkisi beklenmediği, yeraltı ve yüzeysel suların kirlenmesini önleyici bütün tedbirlerin alınacağı, proje kapsamında DSİ Genel Müdürlüğü tarafından ÇED süresi içerisindeki çalışmaların yeterli bulunduğu, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün de olumsuz bir görüş vermediği, ek bilirkişi raporunda itirazlarının bilimsel ve teknik yönden karşılanmadığı, alınacak önlemlerin de dikkate alınması gerektiği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davacı tarafından; savunma verilmemiştir.
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY:
Eskişehir ili, Sivrihisar ilçesi, .../... mevkiilerinde ... Ada ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... parseller ve ... ada ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... parseller sınırında ... Elektirik Üretim San. ve Tic. A.Ş. tarafından yapılması planlanan ''Sivrihisar 1 Güneş Enerji Santrali (55,688 MWm/49,50 MWe/57,82 Ha) ve Enerji Depolama Tesisi (50MWe/55,04 MWh)'' projesine ilişkin olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen 19/05/2024 tarihli "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
2872 sayılı Çevre Kanununun 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." hükmüne yer verilmiştir.
29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, Çevresel Etki Değerlendirme Yönetmeliği'nin, "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin (e) bendinde; "Çevresel etki değerlendirmesi (ÇED): Gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları", (ı) bendinde; "Çevresel etki değerlendirmesi inceleme alanı: Yapılması planlanan projenin ana ve yardımcı ünitelerinin de içerisinde bulunduğu koordinatlarla sınırlandırılan alanı", (i) bendinde; "Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı: Çevresel etki değerlendirmesi raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararını", (r) bendinde; " Etki: Gerçekleştirilmesi planlanan bir projenin; hazırlık, inşaat ve işletme sırasında ya da işletme sonrasında, çevre unsurlarında doğrudan ya da dolaylı olarak, kısa veya uzun dönemde, geçici ya da kalıcı, olumlu ya da olumsuz yönde ortaya çıkması olası değişiklikleri,", (t) bendinde;" Halkın bilgilendirilmesi ve sürece katılımı: ÇED sürecinin başlangıcından sonuna kadar, halkı proje hakkında bilgilendirmek, projeye ilişkin görüş ve önerilerini almak üzere paydaş katılım planında detayları belirlenen her türlü etkinliği, (broşür, tanıtıcı film, resmi duyuru, toplantı, bilgilendirme ofisi ve benzeri)" olarak tanımlanmış, "Çevresel etki değerlendirmesi başvuru dosyası, çevresel etki değerlendirmesi raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlama yükümlülüğü" başlıklı 6. maddesinde " (1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını ve ÇED Raporunu, Çevresel Etkileri Ön İnceleme ve Değerlendirmeye Tabi Projeleri için de Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/ kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez." hükmüne, "Çevresel etki değerlendirmesi uygulanacak projeler" başlıklı 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1’deki listede yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen veya kanunen muafiyeti bulunan projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya alan genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesinin Ek-1’deki listede yer aldığı projelere, ÇED raporu hazırlanması zorunludur." hükmüne, "Çevresel etki değerlendirmesi olumlu veya çevresel etki değerlendirmesi olumsuz kararı" başlıklı 14. maddesinde; "(1) Komisyon tarafından incelenerek son şekli verilen ÇED raporu, halkın görüş ve önerilerini almak üzere, Bakanlık ve/veya il müdürlüğü tarafından askıda ilan ve internet aracılığı ile 10 takvim günü görüşe açılır. Bakanlıkça proje ile ilgili karar alma sürecinde bu görüşler de değerlendirilir. Bakanlık halktan gelen görüşler doğrultusunda, rapor içeriğinde gerekli eksikliklerin tamamlanmasını, ek çalışmalar yapılmasını ya da Komisyonun yeniden toplanmasını isteyebilir. Nihai ÇED raporu ve eklerinin proje sahibinin taahhüdü altında olduğunu belirten taahhüt yazısı ve taahhüdü imzalayan yetkilinin noter onaylı imza sirküleri ile ticari sicil gazetesi 5 iş günü içerisinde Bakanlığa sunulur. Kamu kurum/kuruluşlarından noter onaylı imza sirküleri ile ticari sicil gazetesi istenmez. (2) Birinci fıkrada belirtilen belgeler, süresi içerisinde gerekçesi belirtilmeden sunulmaz ise projenin ÇED süreci sonlandırılır. (3) Bakanlık, Komisyon çalışmalarını ve halkın görüşlerini dikkate alarak proje için "ÇED Olumlu" ya da "ÇED Olumsuz" kararı verir. Verilen karar görüşü alınan komisyon üyesi kurum/kuruluşlara, proje sahibine ve Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara bildirilir. (4) Proje için verilen "ÇED Olumlu" ya da "ÇED Olumsuz" kararı, karar tarihinden itibaren Bakanlık ve il müdürlüğü internet sitesinde süresiz, askıda 30 takvim günü ilan edilerek halka duyurulur. (5) "ÇED Olumlu" kararı verilen proje için 5 yıl içinde mücbir sebep bulunmaksızın yatırıma başlanmaması durumunda "ÇED Olumlu" kararı geçersiz sayılır. (6) Yatırıma başlanılmamış olan projeler için verilen ÇED Olumlu kararları, proje sahibinin talebi ve talebin Bakanlık tarafından uygun görülmesi halinde geçersiz sayılır. Bu şekilde geçersiz sayılan kararlar Bakanlık ve il müdürlüğü tarafından internet sayfasında ilan edilir" düzenlemelerine yere verilmiştir.
Ayrıca aynı yönetmeliğin (dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan hali) "Çevresel Etki Değerlendirmesi Uygulanacak Projeler Listesi" başlıklı ek-1 listesinin 43. maddesinde, proje alanı 20 hektar ve üzerinde veya kurulu gücü 10MWm ve üzerinde olan güneş enerji santrallerine yer verildiği görülmektedir.
Çevresel etki değerlendirmesi; gerçekleştirilmesi planlanan projenin, çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlenmesi, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin belirlenerek değerlendirilmesi amacıyla yapıldığından, ÇED sürecinde verilen kararların iptali istemiyle açılacak davalarda, yukarıda belirtilen Yönetmeliğin Ek III. maddesindeki unsurlar yönünden, ÇED kararlarının bir bütün olarak çevresel etkilerinin irdelenmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; uyuşmazlığın çözümü için bilirkişi heyetine mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması sonrasında hazırlanan 20.11.2024 havale tarihli bilirkişi raporunda;
"...2. SİVRİHİSAR 1 GÜNEŞ ENERJİ SANTRALİ (55,688 MWM/49,50 MWE/57,82 HA) VE ENERJİ DEPOLAMA TESİSİ (50MWE/55,04 MWH)PROJESİNİN, KONUŞLANDIRILDIĞI VE MÜCAVİR ALANLARDAKİ ARAZİ VARLIĞI VE TARIMSAL FAALİYETLER ÜZERİNDEKİ MUHTEMEL OLUMSUZ ETKİLERİNİN VE ALINACAK ÖNLEMLERİN ÇEVRESEL ETKİ DEĞERLENDİRMESİ RAPORUNUN MÜNDERİCATINDA SUNULAN BİLGİ VE BELGELER UYARINCA DEĞERLENDİRİLMESİ
2.1. Proje Arazisinin Tarımsal Niteliği
2.1.1. Proje Arazisinin Güncel Tapu Kayıt Bilgileri ve Konumu
...Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgulama Sistemindeki bilgilere göre davalı alanının çevresinde, tapudaki niteliği tarla olan araziler bulunmaktadır...
2.1.2. Dava konusu arazinin değerlendirilmesi
Farklı büyüklükteki ... parselden oluşan davalı arazi toprağının enine kesitte derinliğine doğru özelliklerini makroskopik olarak değerlendirmek, toprak örneği almak, etkili toprak derinliğini belirlemek ve toprakların bazı temel özelliklerini incelemek amacıyla temsili olarak farklı konumlarda 5 adet profil (kesit) açılmıştır....
Arazi fizyografisinin ve açılan profil çukurlarının makroskopik olarak değerlendirilmesinden; incelenen 5 profilde de inebilen toprak derinliğinin sırasıyla 40,30,50+, 50+ ve 15 cm olduğu ve tesirli toprak derinliğinin 1,2,3 ve 4. profil çukurlarında “sığ”, 5. profil çukurunda ise “çok sığ” olduğu anlaşılmıştır.... Davalı alanının ortalama eğiminin kuzey – güney ve doğu - batı yönlerinde sırasıyla % 0.5 ve % 1.4 olduğu “Google Pro uydu görüntüsü” üzerinden hesaplanmıştır. Mahallindeki gözlem ve incelemeler ile Şekil 13 ve 14’ de sunulan arazi kesitlerinin değerlendirilmesinden; arazi topoğrafyasının hafif dalgalı özellikte olduğu anlaşılmıştır. Nitekim, davalı arazi ortalama eğim durumu itibarıyla “düz ve düze yakın” özellikte olması ile su ve rüzgar erozyonu etkisi görülmemesi birlikte değerlendirildiğindeaçılan profil çukurlarında farklı etkili toprak derinliklerinin ölçülmesinin arazi topoğrafyasında görülen değişimin sonucu olduğu değerlendirilmektedir.
İncelenen topraklar genellikle benzer özelliklerde olmak üzere, orta ağır (Milli tın) ve orta bünye (tın) sınıflarında oldukları, 1/3 HCI ile yapılan işlem neticesinde kireç içeriklerinin yüksek belirlenmesine bağlı olarak alkalin reeaksiyonlu (pH > 7.0) olduğu anlaşılmıştır. İncelenen toprakların tuzsuz nitelikte ve organik madde içeriklerinin düşük olduğu değerlendirilmiştir. Nitekim ÇED raporu içeriğindeki Tablo II.2.13.7’ de (sayfa 124) sunulan ve davalı alanın 2 farklı konumundan alınan toprakların toplam organik C konsantrasyonları, organik madde içerikleri ile ilgili değerlendirmelerimizi destekler mahiyettedir. Toprakkesitinde horizon oluşumu veya katmanlaşmaya rastlanmamıştır. Arazide sulama ile ilgili yapı veya tesise rastlanmamış, sulama olanağının bulunmadığı değerlendirilmiştir. Davalı alandaki kimi parsellerdeki anız örtüsü ve kimilerinin de işlenmesi, mevcut durumda arazilerde bitkisel üretime yönelik tarımsal faaliyetlerin yürütüldüğünü ve genel olarak hububat tarımının yapıldığını göstermektedir. Nitekim,geçmişe dönük 12.07.2007,10.09.2010,05.07.2011,30.06.2017,28.09.2018 ve 04.08.2020 tarihli “Google Pro” uydu görüntülerinin incelenmesinden davalı alan ve çevresinde tarımsal aktivitelerin yürütülerek, bitkisel üretim yapıldığı görülmüştür...Arazide ıslaklık sorunu veya yüzeyde su birikintisinin olmadığı izlenmiştir. Nitekim, açılan profil çukurlarında veya kesitte pas lekeleri veya gley oluşumlarının görülmemesi, “iyi drenajlı” olduğu ve arazide drenaj ve taban suyu sorununun olmadığı şeklinde değerlendirilmiştir. Arazi yüzeyinde ve profillerde, çakıl ve taşa rastlanmış, farklı parsellerin yüzeyinde yaklaşık % 5 – 60 arasında değişen oranlarda ve farklı iriliklerde taş ve çakıl bulunduğu, kesitte ise % 5 – 40 arasında değişen oranlarda taşa rastlanmıştır. Davalı alan taş ve çakıl içeriklerine göre değerlendirildiğinde orta taşlı ve çakıllı sınıfında bulunduğu görülmüştür ...
2.2. Dava Konusu Taşınmazın Tarımsal Niteliğinin, Arazi Sınıfının Değerlendirilmesi
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca, tarım arazilerinin sınıflandırılmasında kullanılacak standartlar arasında; etkili toprak derinliği, yağış ve eğim öncelikli ölçütler olarak belirtilmiştir. Davalı alanın sınırları içerisinde bulunduğu Sivrihisar ilçesinin uzun yıllar yağış ortalamasının 393.2 mm olması ve arazilerin kuzey – güney ve doğu – batı yönlerindeki eğiminin sırasıyla % 0.5 ve % 1.4 (