Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili: Av. ...
Karşı Taraf (Davalı):... Bakanlığı / ANKARA
Vekili: Av. ...
İstemin Özeti: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Somut olayda ceza hukuku anlamında bir suçlama bulunduğundan ceza hukukuna ilişkin tüm ilkelerin, insan haklarının ve adil yargılanma hakkının tüm gereklerinin uygulanması gerektiği, bir terör örgütünün varlığının ancak yargı kararıyla tespit edilebileceği, aynı eylem veya suçlamalar nedeniyle bir kişi hakkında iki ayrı yargılama yapılamayacağı, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği, istinaf başvurusunun gerekçesiz şekilde reddedildiği, masumiyet karinesine aykırı hareket edildiği, örgüt talimatıyla Bank Asya'ya para yatırdığı yönündeki iddianın gerçek dışı olduğu, Bank Asya hesabının 2008 yılında açıldığı, anılan tarih itibarıyla bankayı mutad bankacılık işlemleri için kullandığı, talimat tarihlerinde yaptığı belirtilen işlemlerin küçük miktarlı işlemler olduğu, herhangi bir ürün karşılığı Cihan Medya A.Ş.'ye yapılan ödemenin irtibata gerekçe yapılamayacağı, kapatılan şirkete yapıldığı belirtilen ödemenin çocuğunun okuduğu okulun taksit ödemeleri olduğu, Devletin gözetim ve denetimi altında faaliyet gösteren okula çocuğunu göndermenin ve yasal faaliyet gösteren sendikaya üye olmanın suç olmayacağı, anılan sendikada herhangi bir görev almadığı ve faaliyetlerine katılmadığı, kamu görevinden çıkarma kararının ölçülü olmadığı, olağanüstü halin sona ermesiyle birlikte kamu görevinden çıkarılmasının Anayasal dayanağının kalmadığı, Devlete sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini gösteren hiçbir somut delilin bulunmadığı, kanuna aykırı elde edilmiş bulguların hükme esas alındığı iddia edilmektedir.

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Öte yandan, dava dosyası ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı hakkında "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan yapılan yargılama neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının beraatine karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği görülmektedir.
Bununla birlikte, bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır.
Bu durumda, somut olayda davacının terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle beraat etmiş olmasının, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi idari yargılama yönünden bağlayıcılığı da bulunmamaktadır.
Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ve Bölge Adliye Mahkemesi ile Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle kesinleşen... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Şüpheli ...'in FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün finans kurumu olarak bilinen Bank Asya'da ... müşteri numaralı hesabının bulunduğu, bu hesabına ilişkin olarak 08/06/2023 tarihinde tanzim edilen bilirkişi raporunda; "Şüphelinin Asya Katılım Bankası A.Ş.' de ilk olarak 2008 yılında hesap açtırdığı, 2009 yılından itibaren açtırdığı vadeli hesaplar üzerinden Bank Asya'da vadeli mevduat bulundurduğu, belli periyotlarda yatırdığı paraları vadeli hesaplarına eklediği, değerlendirmeye konu dönem başında vadeli hesaplarında 56 bin TL civarında bakiyesi olduğu görülmüştür. Banka likiditesinin bozulduğu ve örgüt tarafından Bankaya destek amaçlı para yatırma çağrısının yapıldığı dönemde de değerlendirmeye konu dönemden önceki son 4 yılda olduğu gibi vadeli hesaplarına para eklemesi yapmaya devam etmiş ve Bankadaki mevduatını arttırmıştır. Aslında son 4 yılda olduğu gibi vadeli işlem yapması, dönem içindeki işlemlerin de rutin olarak değerlendirilebileceği sonucunu doğurmaktadır. Ancak önceki dönemlerde toplam mevduat miktarındaki artış bu hızda değil iken, söz konusu dönemde hurda altın teslimleri, TL olarak yatan paraların önceki döneme göre daha yüksek miktarda oluşu, gibi sebeplerle toplam mevduatında önceki 4 senedekinden çok daha hızlı bir artış gerçekleşerek önceki 4 senede biriken bakiyenin toplamından daha fazla miktarda bir artış gerçekleşmesi şüpheli olarak değerlendirilebilecektir. Ayrıca, kendi hesabı dışında söz konusu dönemde o dönem henüz reşit olmayan 2 çocuğu adına da, veli sıfatı ile Bank Asya'da hesap açtırması ve çocuklara ait müşteri numarası altındaki vadeli hesaplara sembolik tutarlarda para yatırması da şüpheli olarak değerlendirilebilecektir. Şüphelinin, mevduat hesabı işlemleri dışında örgütle iltisaklı örgütle iltisaklı Zaman Gazetesi'nin abonelik ve dağıtım işlemlerini yapan, Cihan Medya üye işyeri üzerinden yapılan kredi kartı işlemlerine de raporun ilgili bölümlerinde ayrıca yer verilmiştir.",... şeklindeki tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucu teyit edilmiştir.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.