TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Defterdarlığı
(...Vergi Dairesi Müdürlüğü)

Dava konusu istem: ... Otomotiv İnşaat Emlak Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait 2009 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin özel tüketim vergileri, vergi ziyaı cezaları ve gecikme faizlerinden oluşan amme alacaklarının tahsili amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.

...Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriği amme alacakları için asıl borçlu şirket adına düzenlenen... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin şirketin tüzel kişiliğini kaybetmesinden sonra düzenlenerek 10/10/2017 tarihinde tebliğ edildiği, dava konusu diğer ödeme emirleri içeriği amme alacakları için ise asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin şirket tüzel kişiliğinin sona ermesinden önce 05/12/2014 tarihinde tebliğ edildiği, bu durumda, ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin tebliğinden sonra zaman aşımını kesen herhangi bir işlemin varlığının ortaya konulamadığı, ...tarih ve ... sayılı ödeme emri yönünden ise, asıl amme borçlusu şirket hakkında tüzel kişiliğin sona erdiği tarihten sonra düzenlenen bu ödeme emrinin hukuken bir geçerliliğinin olmayacağı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacı adına düzenlenen ödeme emirleri içeriği amme alacaklarının tahsil zaman aşımına uğradığı sonucuna ulaşılmış olup, zaman aşımına uğrayan amme alacakları için davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.

İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen amme alacakları için 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca sorumluluğu bulunan davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyize konu kararın dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptaline ilişkin hüküm fıkrası hukuka uygun olduğundan anılan kısmın onanması, kalan kısmının ise Dairemizin 2023/1758 esas sayılı dosyasına sunulan 10/05/2022 tarihli servis notunda yer verilen haciz tatbiki işlemlerinin tahsil zaman aşımı süresine etkisinin değerlendirilmesi suretiyle ulaşılacak sonuca göre yeniden karar verilmek üzere bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY:
... Otomotiv İnşaat Emlak Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait 2009 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin özel tüketim vergileri, vergi ziyaı cezaları ve gecikme faizlerinden oluşan amme alacaklarının tahsili amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olacağı; 58. maddesinde ise; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde itirazda bulunabileceği, "Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu" başlıklı mükerrer 35. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği kuralına yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un "Tahsil zaman aşımı" başlıklı 102. maddesinde, amme alacağının, vadesinin rastladığı takvimi yılını takip eden takvim yılı başından itibaren beş yıl içinde tahsil edilmezse zaman aşımına uğrayacağı; "Zamanaşımının kesilmesi" başlıklı 103. maddesinin 1. fıkrasının 2. bendinde, haciz tatbiki halinde zaman aşımının kesileceği, 2. fıkrasında ise, kesilmenin rasladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zaman aşımının yeniden işlemeye başlayacağı hükümlerine yer verilmiştir.

Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan bölge idare mahkemesi kararının dava konusu ...tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptaline ilişkin hüküm fıkrası, Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmamıştır.
Kararın, dava konusu diğer ödeme emirlerine isabet eden kısmına ilişkin hüküm fıkrasına gelince; her ne kadar ilk derece mahkemesince, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin tebliğ edildiği 05/12/2014 tarihini takip eden 5 yıllık tahsil zaman aşımı süresi içinde, 31/12/2019 tarihine kadar, anılan zaman aşımını kesen herhangi bir sebebin varlığının davalı idarece ortaya konulmadığı, zaman aşımına uğrayan kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenip tebliğ edilen anılan dava konusu ödeme emirlerinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptal yolundaki karara yönelik istinaf başvurusu reddedilmiş ise de; Dairemizin E: 2023/1758 sayılı dosyasına davalı idarece sunulan 10/05/2022 tarihli servis notu başlıklı yazıda, uyuşmazlık konusu kamu alacaklarının tahsiline yönelik olarak asıl borçlu şirkete ait otomobiller ve banka hesapları için haciz bildirilerinin mevcut olduğunun belirtildiği, haciz tatbikinin 6183 sayılı Kanun'un 103. maddesinde zaman aşımını kesen haller arasında sayıldığı görülmüş olup, dosyaya sunulan bu bilgi ve belgelerin tahsil zaman aşımına etkisinin (kesip kesmediği) değerlendirilmesi; davalı idareden bu zaman aşımını kesecek nitelikte herhangi bir sebebin bulunup bulunmadığının sorularak incelenmesi suretiyle ulaşılacak sonuca göre, bu yönden yeniden karar verilmek üzere, temyiz konu kararın bu kısmının bozulması gerekmiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;

1. Temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen de kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptaline ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,

3. Kararın, dava konusu diğer ödeme emirlerinin iptaline ilişkin hüküm fıkrasının ise BOZULMASINA,

4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere, dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
5. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 18/03/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan karar, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği oyu ile, karara diğer ödeme emirlerine ilişkin hüküm fıkrası yönünden katılmıyorum.