DANIŞTAY
SEKİZİNCİ DAİRE
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR: I- (DAVACI) ...
Dava konusu istem: Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda davalı idareye bedelsiz olarak terk edilen hissesinin İller Bankasına trampa yoluyla ile devri akabinde İller Bankasının gelir paylaşım usulu ile ihaleye çıkartarak anılan taşınmazın satışının yapılması nedeniyle taşınmazın bedelsiz olarak terk edilme sebebi olan kamusal menfaat için kullanım amacı dışına çıkıldığından ve idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle, davacının hissesi oranında toplam 2.212.405,00 TL tazminatın 02/10/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi istenilmiştir.
...İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; hiç bir şart belirtilmeksizin önce taahhüt ve akabinde 1989 tarihinde dava konusu yerin hibe edilmesi sonrası, karşılığında davalı idare tarafından farklı bir parselde inşaat hakkı verilen davacının 26 yıl sonra tazminat talepli işbu davasında; her ne kadar hibe ile amaçlanan dışında arsanın kullanıldığı ve bu suretle hizmet kusuru oluştuğu ileri sürülmüş ise de, davalı idarenin, dava konusu taşınmazı da kapsayan alanda imar planlaması yapma ve düzenleme yetkisi olduğu, bu yetkinin ilgili mevzuat ile çizilen çerçevede kullanılabileceği, bu hususta bir hukuka aykırılık olması halinde ilgililer tarafından dava açılabileceği, söz konusu alanı kapsayan imar planlarının dava konusu da edildiği, taşınmazın hibe işlemlerinden itibaren 20 yıllık bir sürenin geçtiği, dolayısıyla arsanın kullanım amacının gelinen süreçte, yapılacak planlama ile gerek yargı kararlarının uygulama ve gerekse ihtiyaca binaen değiştirilebileceği, bu hususta davalı idarenin yetki ve sorumluluğu bulunduğu, ayrıca İller Bankası ile yapılan trampa sonunda kamuya ait belediye sarayına sahip olunduğu gözönüne alındığında, taşınmazın bedelsiz olarak terk edilme sebebi olan kamusal menfaat için kullanım amacı dışına çıkılmak suretiyle idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahsedilemeyeceği gibi bu hususta gerçekleşmiş somut bir zararın da ortaya konulumadığı ve varsayımsal hareketle sebep sonuç ilişkisi kurulduğu dikkate alındığında davacıların tazminat isteminin reddi gerektiğine, uyuşmazlığın vekalet ücretine ilişkin kısım yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. maddesinde, manevi tazminat davalarının kısmen veya tamamen reddedilmesi durumlarında, vekalet ücretine ne şekilde hükmolunacağının açıkça düzenlendiği, buna karşın maddi tazminat taleplerinin kısmen veya tamamen reddedilmesi durumuyla ilgili olarak özel bir düzenlemeye yer verilmediği, mahkemeye erişim hakkı ve Anayasa Mahkemesi kararları ışığında değerlendirme yapıldığında davanın tamamen reddedilen kısmı yönünden maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine, ... Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için takdir olunan 3.110,00 TL vekalet ücretinin davacı tarafından alınarak davalı idareye verilmesine... karar verilmiştir.
İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, yapılan işlemin hibe değil bedelsiz terk işlemi olduğu, amacı dışında kullanımın 20 yıl öncesine dayanmadığı, noterden verdikleri “taahhütname” ile inşaat haklarının kendilerine verilmesi kaydı ile kamu kullanımına ayrılan yerleri bila bedel terk etmeyi beyan, kabul ve taahhüt ettikleri, davalı idarenin imar planı uygulama görevini kendi menfaatleri doğrultusunda hukuka aykırı kullandığı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, temyize konu kararın vekalet ücreti yönünden hukuka aykırı olduğu belirtilerek bu kısım yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI: Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:... K... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından varsa artan tutarın Mahkeme tarafından ilgili tarafa iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 18/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.