DANIŞTAY
SEKİZİNCİ DAİRE
Dava konusu istem: Davacı tarafından, oğlu ...'ın 29/12/2016 tarihinde Mersin ili, Yenişehir ilçesi, ...Bulvarı üzerinde bulunan iskelede dalgaların çarpması sonucu denize düşerek hayatını kaybetmesi nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 2.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesi istenilmiştir.
... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının oğlu...'ın 29/12/2016 tarihinde vefat etmesi olayı ile ilgili olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davasına esas olmak üzere, müteveffanın taksirle ölümüne neden olma suçu ile ilgili yürütülen soruşturmada alınan bilirkişi raporunda özetle; söz konusu olay mahallinde belediyenin girilmesi tehlikeli ve yasaktır uyarı yazısı astığı, iskelenin tehlikeli olan kısmının girilmemesi için demir levha ile kapatıldığı, olayın gerçekleşmesinde belediyenin herhangi bir kusurunun olmadığı, müteveffa ...'ın belediyenin girilmesi tehlikeli ve yasaktır uyarı yazısını görmesine rağmen uyarıya aldırmadan hayatını tehlikeye atarak iskelenin tehlikeli olan ve girilmemesi için demir levha ile kapatılan kısmına küçük bir açıklıktan girerek tedbirsiz ve ihmalkar davranarak iskelenin diğer tarafına geçmesi sebebiyle söz konusu olayın meydana geldiği, olayın gerçekleşmesinde, maktül...'ın tek ve asil kusuru olduğu...'' yönünde tespitlerde bulunması üzerine Soruşturma No..., Karar No:... sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği, bu durumda, davacının oğlu olan...ın Mersin ili, Yenişehir ilçesi, Adnan Menderes Bulvarı üzerinde bulunan iskelede dalgaların kendisine çarpması sonucu denize düşerek suda boğulmaya bağlı olarak hayatını kaybettiği hususunun sabit olduğu, ölüm olayının meydana geldiği iskele ile ilgili olarak girilmesinin tehlikeli ve yasak olduğuna ilişkin uyarı yazısının asıldığı, iskelenin tehlikeli kısmının girilmemesi için demir levha ile kapatıldığı, buna rağmen müteveffa ...'ın iskelenin diğer kısmına geçmesi sonucu dalgaların kendisine çarpması üzerine denize düşerek vefat ettiği anlaşıldığından, davalı idareye yüklenebilecek bir hizmet kusuru olmaması ve zararın kusursuz sorumluluk ilkesine göre tazmininin de mümkün bulunmaması karşısında, davacının uğradığını ileri sürdüğü maddi ve manevi zararın idarece tazminine imkan bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, olayın yaşandığı yerin pozcu sahilindeki T iskele olduğu, iskelenin yaklaşık 4-5 yıldır yıkık durumda olduğu, iskeleye girişi önlemek için konan sac levhanın üzerinde insan geçebilecek boşluk açıldığı, dolayısıyla tedbir amaçlı engelin yetersiz ve faydasız olduğu, olay tarihinde Mersin sahilinde sağanak yağış ve fırtına çıktığı, müteveffanın iskelede fotoğraf çekilmek istediği esnada dengesini kaybederek denize düştüğü, iskelede tırabzan ya da düşmeyi engelleyici korkuluk olmadığı, ayrıca düştükten sonra tekrar iskeleye çıkmaya yardımcı halat, can simidi gibi yardımcı malzemelerin de bulunmadığı, belediyenin gerekli güvenlik önlemlerini almadığı, iskelenin bakımlarını yapmadığı, meydana gelen zarardan sorumlu olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından varsa artan tutarın Mahkeme tarafından ilgili tarafa iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 18/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.