TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü

Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2014 yılı dönemine ilişkin 361.140,32 TL bandrol ücreti, 1.546.390,04 TL bandrol ücreti gecikme faizi ve 722.280,64 TL idari para cezasının tahsili için düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.

... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyada yer alan posta ücretinde tebliğ işlemlerinin yapılmasını engelleyecek şekilde azalma olduğunun tespiti nedeniyle, davacıdan ... tarihli yazı ile 1.200,00 TL tutarındaki posta ücretinin otuz gün içerisinde yatırılması gerektiği hususunun istenildiği, bu yazının gereğinin yerine getirilmemesi üzerine aynı bildirimin 12/03/2024 tarihli -harç ve posta ücreti eksikliğinin 30 gün içerisinde giderilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği ihtarını içeren- ikinci bir Başkanlık yazısı ile tekrarlandığı, ikinci yazının da 20/03/2024 tarihinde davacıya tebliğ edilmesine karşın tanınan süre içerisinde bildirilen eksikliğin tamamlanmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesince; 2577 sayılı Kanunun 6/5.fıkrası uyarınca yapılması gereken işlemlerin 6/4.fıkrası üzerinden yürütülmesinden kaynaklı dosyaya savunma ve ara kararı cevapları sunulmasının davalı idare lehine vekalet ücreti hükmedilmesini gerektirecek bir durum olarak görünse dahi, aslında davacı tarafından takip edilmeyen ve davalı idareye hiç bildirilmemesi gereken dava zaten neticeten açılmamış sayılması olarak karara bağlandığından, davacı aleyhine verilecek vekalet ücretinin hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmıştır. İstinaf isteminin bu açıklama ile reddine karar verilmiştir.

Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği halde, vekalet ücretine hükmedilmediği, kararın bozularak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

Cevap verilmemiştir.

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;

1. Temyiz isteminin reddine,

2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 17/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.