DANIŞTAY
ONİKİNCİ DAİRE
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü
Dava konusu istem: Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sözleşmeli personel statüsünde teknisyen olarak görev yapan davacının, sosyal medya hesaplarında siyasi kimlik, duruş ve tavrını sergileyecek nitelikte paylaşımlar yaptığının tespit edildiğinden bahisle, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ASKİ Yönetim Kurulu kararının iptali ile yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
.... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idare tarafından, davacının sosyal medya platformları üzerinden birtakım siyasi içerikli paylaşımlarda bulunulduğu ileri sürülerek dava konusu işlemin tesis edildiği görülmekte olup, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler incelendiğinde; davacının isim ve soy isminin yer aldığı sosyal medya hesabından paylaşılan birtakım içeriklere yer verildiği, ancak söz konusu içeriklerin hangi sosyal medya platformu üzerinden paylaşıldığı ya da paylaşımların davacıya ait olup olmadığına yönelik olarak davalı idare tarafından bir tespitte bulunulmadığı, diğer taraftan anılan paylaşımların ''siyasi faaliyete katılmak'' olarak kabul edilip, kamu görevinin sonlandırılması şeklinde ağır bir yaptırıma bağlanması halinde, özellikle kamu görevlileri açısından Anayasa ve milletlerarası antlaşmalar ve bunların uygulanmasını denetleyen Anayasa Mahkemesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ile güvence altına alınan siyasi alandaki düşünceyi ifade özgürlüğü, hakkın özüne dokunacak şekilde ölçüsüz ve orantısız bir şekilde kısıtlanmış olacağından, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen sosyal medya paylaşımlarının, ''siyasi faaliyetlere katılmak'' şeklinde değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla Hizmet Sözleşmesinin 11. maddesinde yer verilen, "Sözleşmeli personel,... siyasi faaliyetlere katılamaz.'' kuralının ihlalinden bahsedilemeyeceğinden, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, öte yandan; hukuka aykırı olduğu saptanılan dava konusu işlem nedeniyle, davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının da Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca davalı idare tarafından davacıya ödenmesinin gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Mevzuat uyarınca sözleşmeli personelin işçi niteliği taşımayan kamu görevlisi kapsamında olduğu, Anayasa'nın 68. maddesinin beşinci fıkrası, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 7. maddesi, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın Ek-6. maddesi, davacı ile imzalanan Hizmet Sözleşmesinin 11. maddesi uyarınca siyasi faaliyete katılma eyleminin gerçekleştiğinin tespiti halinde açık bir şekilde idareye tek taraflı fesih hakkının tanındığı, davacının herhangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararını ve zararını hedef tutan davranışta bulunması, Hizmet Sözleşmesinin 11. maddesinde taahhüt ettiği yükümlülüğe aykırı davranmasına sebebiyet verdiğinden sözleşmesinin feshedildiği, usule ve yasaya aykırı bir işlem gerçekleştirilmediği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Hiçbir zaman bir siyasi parti üyeliği ve siyasi kimlik ile duruşunu sergileyecek nitelikte paylaşımlarının olmadığı, kaldı ki; siyasi paylaşım yapmanın, sözleşme feshine sebebiyet verecek nitelikte bir davranış olmadığı, düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği, konuyla ilgili yazılı veya sözlü bir uyarının dahi yapılmadığı, sözleşme feshinin objektiflik ilkesine aykırı olduğu gibi, iyi niyet kurallarıyla da bağdaşmadığı, işleme ilişkin haklı bir nedenin bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 23/01/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.