Dava konusu istem: Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelik uyarınca 11/04/2023 tarihinde yapılan sözlü sınava katılan davacı tarafından, başarısız sayılmasına ilişkin işleme yaptığı itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.

... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; sözlü sınavda adaylara sorulan soruların önceden hazırlanarak kapalı zarflar içinde adaylara rastgele çektirilmek suretiyle yöneltildiği, sorulara ilişkin cevap anahtarının oluşturulduğu, değerlendirmenin her bir komisyon üyesi tarafından ayrı ayrı yapılarak tutanağa geçirildiği, değerlendirme formunda yer alan ve bilgi düzeyini ölçen eğitim bilimleri ve genel kültür kısmında davacıya tam puan verildiği, bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü, iletişim becerileri, özgüveni ve ikna kabiliyeti, bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı, topluluk önünde temsil yeteneği ve eğitimcilik niteliklerinin değerlendirilmesi konularında ise idarenin sahip olduğu takdir yetkisinin daha geniş olduğu ve komisyon üyelerince davacı hakkında yapılan değerlendirmelerin gerekçelerine değerlendirme formları üzerinde yer verilmiş olduğu hususları dikkate alındığında, anılan sözlü sınavın usulüne uygun olarak yapıldığı anlaşılmış olup, sözlü sınav sonucunda davacının başarısız sayılması işlemine yaptığı itirazın reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Mülakat heyetince mülakata tabi tutulan her bir adayın KPSS puanıyla birebir aynı mülakat puanını almış olmasının açıkça hukuka aykırılık teşkil etmekte olduğu, tesadüf olarak kabul edilemeyeceği, adil ve tarafsız bir mülakat süreci yürütülmediği, mülakat sorularına verilen cevaplara göre bir puanlama oluşturulması gerekirken, adayın KPSS puanıyla aynı mülakat sonucunu alması sağlanacak şekilde matematik hesabıyla yetinildiği, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin reddine,

2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 23/01/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

Dava; 03/08/2016 tarih ve 29790 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelik uyarınca 11/04/2023 tarihinde yapılan sözlü sınava katılan davacı tarafından, başarısız sayılmasına ilişkin işleme yaptığı itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temel niteliklerinden olan "hukuk devleti" ilkesi, vatandaşlarına hukuk güvenliğini sağlayan, idarenin hukuka bağlılığını amaç edinen, buna karşılık kamu gücünün sınırsız, ölçüsüz ve keyfi kullanılmasını önleyen en önemli unsurlardan biridir. Nitekim hukuk devleti ilkesinin yaşama geçirilmesini sağlayacak araçlar arasında, Anayasa'nın 8. maddesinde, yürütme yetkisi ve görevinin, Anayasa ve kanunlara uygun olarak kullanılacağı ve yerine getirileceği; Anayasa'nın 125. maddesinde de, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu kuralına yer verilmiştir.
Sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin; diğer idari işlemlerin yargısal denetiminde olduğu gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargısal denetiminin yapılması esastır. İdari işlemin yetki, şekil gibi salt usule ilişkin unsurları ile sınırlı olarak yapılacak bir yargısal denetim, hukuk devleti ilkesinin sağladığı güvenceyi temin etmeyecektir.
Sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin yargısal denetimin tüm unsurlarıyla gerçekleştirebilmesi için; sözlü sınav öncesinde, sınavda sorulacak sorular ile cevap anahtarının hazırlanması ve tutanağa bağlanması, sınav sırasında, sınav komisyonunca her adaya sorulan soruların kayda geçirilmesi, adayların sorulara verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince, hangi notun takdir edildiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterilmesi gerekmektedir. Ancak, bu şekilde gerçekleştirilen sözlü sınava ilişkin idari işlemin yetki ve şekil dışındaki unsurlar yönünden de hukuka uygunluk denetimi sağlanmış olacaktır.

Dava konusu uyuşmazlıkta; sınav komisyonunca her adaya sorulan soruların kayıt altına alındığını gösterir tutanak veya belgenin dosyaya ibraz edildiği, ancak sözlü sınav sorularına ait cevap anahtarının dosyada mevcut olmadığı görülmüş olup, sözlü sınavda etkili bir hukuki denetimin sağlanabilmesi açısından, adaylara sorulmak için önceden hazırlanan sorulara ilişkin cevap anahtarının da sözlü sınavın yapılmasından önce hazırlanmış olması ve davalı idarece dosyaya ibraz edilmesi gerekmektedir. Ancak, dava konusu uyuşmazlığın hukuki denetimi yapılırken, bu gerekliliğin Mahkemece göz ardı edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; İdare Mahkemesince eksik inceleme sonucunda verildiği anlaşılan kararda hukuki isabet bulunmadığından, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.