Dava konusu istem: Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünde çalışmakta iken emekli olan davacının, özelleştirme uygulaması sonrasında atandığı 15/06/2014 tarihi ile emekliye ayrıldığı 14/12/2020 tarihi arasında maaş, ikramiye geliri ve kıdem tazminatı yönünden doğmuş zararlarının ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 13. Bölge Müdürlüğü'nün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının, işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

.... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı tarafından özelleştirme uygulaması sonrasında atandığı 15/06/2014 tarihi ile emekliye ayrıldığı 14/12/2020 tarihi arasında maaş, ikramiye geliri ve kıdem tazminatı yönünden zararlarının ödenmesi istemiyle dava konusu işleme dayanak başvurudan önce bir çok defa aynı istemle başvuru yapıldığı, bu başvurular arasında lehine değerlendirme yapılarak, 25/03/2022 tarihli başvurusı ile talep ettiği parasal haklardan yoksun kaldığı, dolayısıyla en geç bu tarihte, söz konusu parasal hakların kendisine ödenmediğini öğrendiği kabul edilecek olsa dahi 25/03/2022 tarihinden itibaren 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde öngörülen 60 günlük dava açma süresi içinde ve en son 24/05/2022 tarihine kadar bakılan davasını açması veya aynı süre içinde 11. madde kapsamında idari başvuruda bulunarak söz konusu başvurunun reddi veya zımnen reddi üzerine kalan dava açma süresi içerisinde davasını açması gerekirken, bu süre geçirildikten çok sonra, tekrar aynı istemle başvuru yapılarak, bu başvurunun reddi üzerine 03/04/2023 tarihinde açılan davanın esasının süre aşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Davacı tarafından, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine, Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren mercinin, temyiz isteminin reddine karar vereceğine ilişkin düzenleme uyarınca davacının temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının temyize tabi olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Savunma verilmemiştir.

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin reddine,

2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle temyiz isteminin reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 23/01/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.