TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı

Dava konusu istem: Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca sözleşmeli fizikçi olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin feshedilmesine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ve işlem sebebiyle yoksun kalınan parasal haklarının ödenmesine özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.

.... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:...., K:... sayılı kararıyla; dava konusu işleme sebep olan paylaşımların davacıya ait olup olmadığına yönelik olarak davalı idare tarafından bir tespitte bulunulmadığı, diğer taraftan davacıya ait olduğu kabul edilse dahi, bahse konu paylaşımların eleştiri ve fikir beyan etme niteliğinde olduğu, siyasi faaliyetlere katılmak kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından, siyasi faaliyetlere katıldığından bahisle davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, öte yandan, hukuka aykırı olduğuna karar verilen dava konusu işlem nedeniyle, davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının da Anayasanın 125. maddesi uyarınca davalı idare tarafından davacıya iadesinin gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının bu işlem nedeniyle mahrum kaldığı özlük ve parasal haklarının davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Anayasanın 68. maddesi ile 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 11. maddesinde kamu görevlilerinin siyasi partiye üye olamayacağının düzenlendiği, davacı ile akdedilen Hizmet Sözleşmesinin 11. maddesinde de sözleşmeli personelin siyasi partiye üye olamayacağının ve siyasi faaliyetlere katılamayacağının hüküm altına alındığı, davacının Belediye ile sözleşme ilişkisi başlarken siyasi parti üyeliğinin bulunması ve sözleşmeli personel olarak çalıştığı dönemde siyasi faaliyetlerde bulunmak suretiyle sözleşmeli personel olma niteliğini kaybettiği, davacının bir siyasi partiyi açıkça desteklemenin ve siyasi propaganda yapmanın yanı sıra, çalıştığı kurumun en üst amiri sıfatını taşıyan belediye başkanına "eksik olun", "devri sabık diye diye 1 yılını dolduran zihniyet senin kıymetini daha iyi anlamaya vesile oldu" gibi hem siyasi içerikli hem de üst amire hakaretamiz aşağılayıcı ifadeler kullandığı, bu ifadelerin düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, dava konusu işlemde hukuka ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Dava konusu işlemin, hukuka aykırı olduğu, hiçbir zaman siyasi bir parti ile bir ilişkisinin, üyeliğinin veya bağlantısının olmadığı, siyasi nitelikte bir paylaşımının da bulunmadığı, düşünce özgürlüğü içerisinde ifade edilmiş olan sosyal medya paylaşımları nedeniyle kimsenin memurluk kadrosundan çıkarılamayacağı, çalışma süresi içerisinde konuyla ilgili olarak kendisine herhangi bir yazılı ya da sözlü uyarı yapılmadığı, iddia edilen paylaşımları kabul etmemekle birlikte bu paylaşımların sözleşmenin yenilenmemesi nedeni olarak kabul edilmesinin ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, iddia edilen fiillerin gerçekleştiği tarihin belirsiz olduğu, herhangi bir uyarı olmadan sözleşmesinin feshedilmesinin hukuka uygun olmadığı gibi iyi niyet kuralları ile de bağdaşmadığı belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;

1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,

2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile işlem nedeniyle mahrum kaldığı özlük ve parasal haklarının davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 23/01/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.