DANIŞTAY
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "..." logosuyla yayın yapan televizyon kanalında ... tarihinde saat ...'te yayınlanan "..." adlı programda 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde yer alan "Yayın Hizmetleri... Tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas almak ve toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olmamak zorundadır; soruşturulması basın meslek ilkeleri çerçevesinde mümkün olan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğundan emin olunmaksızın yayınlanamaz..." şeklindeki yayın ilkesinin ihlal edildiğinden bahisle 201.775,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin...tarih ve... sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
... İdare Mahkemesince verilen...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; canlı olarak yayınlanan ve yaşanan depremle ilgili konuların ve olayların konuşulduğu uyuşmazlık konusu programa ... yorumcusu ibaresi ile Ş.P.'nin konuk olarak katıldığı, programa canlı olarak bağlanan program yorumcusu tarafından kullanılan "... Burada maalesef düzensiz göçmenler çok fazla 700.000 civarı. İlk üç gün inanılmaz yağma oldu. İnsanlar can güvenliklerinden çok endişe ettiler. Şimdi ara sokaklarda polis devriye geziyor, asker devriye geziyor. Maalesef insanlık suçları yaşandı. Çıkarılan cenazelerin parmaklarından -bunu söylerken bile inanılmaz üzülüyorum- alyansları, yüzükleri alındı. İnsanların evleri yağma edildi. Orada oturanlar bıçak çekilir diye müdahale edemediler. Şimdi askerin, polisin ara sokaklarda devriye geziyor olması bir nebze insanları rahatlatmış durumda... Burada şu anda insanlar sesli olarak, biz bir şey sormasak bile, gelen buradaki ekiplere, herkese artık ağızlarına gelebildiğine bağırıyorlar. Büyük infial var... Mesela ses gelen enkazlar var, kadınlar avaz avaz bağırıyorlar bize, buraya yönlendirin diye ve kavgalar çıkıyor ..." ifadeleriyle davacı kuruluşun, tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas almak ve toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olmamak yükümlülüğünü ihlal ettiği, soruşturulması basın meslek ilkeleri çerçevesinde mümkün olan haberleri, soruşturulmaksızın veya doğruluğundan emin olunmaksızın yayınlayamayacağı halde ilgili hükme aykırı davrandığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, davacı medya hizmet sağlayıcısı tarafından, gazeteci-yorumcu Ş.P.'nin ifadelerinin bizzat kendisini bağlayacağı, yayıncı kuruluşun sorumluluğundan bahsedilemeyeceği ileri sürülmüşse de 6112 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 4. fıkrasında yer alan düzenleme gereğince medya hizmet sağlayıcılarının tüm yayın hizmetlerinin içeriğinden ve sunumundan sorumlu olduğu, yorumcu ve/veya yayın konuğu olarak katılan kişilerin söylemlerinden de yayıncı kuruluşların sorumlu olduğu, ihlalin bu kişilerin söylediği sözlerden kaynaklanmasının medya hizmet sağlayıcıları sorumluluktan kurtarmayacağı dikkate alındığında bu yöndeki iddiasına itibar edilmediği belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, Mahkeme kararının gerekçesiz olduğu, dava konusu yayında kamuoyunun bilgilendirilmesi ve toplumsal dayanışma amacı çerçevesinde basın ve ifade özgürlüğü kapsamında bilgi aktarımında bulunulduğu, davalı idarece yayında yer alan ifadelere farklı anlamlar yüklenerek program bütünlüğünün göz ardı edildiği, yayında geçen diyalogların deprem bölgesinde bulunan bir gazetecinin yapmış olduğu gözlemleri içerdiği, bizzat kendisini bağlayacağı, söz konusu ifadelere program sunucusunun ya da yayıncı kuruluşun müdahale etme imkanı bulunmadığı, ifadelerin tarafsız ve görünür gerçekliğe uygun olduğu, dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, program yorumcusunun ihlale konu ifadelerinden 27 dakika sonra program sunucusunun yaptığı açıklamada izleyicilerden yoğun tepki alındığı ve program yorumcusunun sözlerinin kendi kuruluşlarının görüşleri olmadığının belirtildiği, yayında yer alan beyanların gerçeklik ve doğruluk ilkelerine aykırılık teşkil ettiğinin bizatihi program sunucusu ve kanal yönetimi tarafından ikrar olunduğu, yayında geçen ifadelerin toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olduğu, somut olayda görünürde gerçeklik savunmasına itibar edilmesinin mümkün olmadığı, görünürde gerçeklik tezinin ödev ve sorumluluk bilinci ile hareket eden habercinin o an içerisinde bulunduğu koşul itibarıyla başka türlü değerlendirilmesi mümkün olmayan hadiselere ilişkin yapmış olduğu iyiniyetli haberler için uygulanabilir bir ilke olduğu, ifade özgürlüğünün ihlal edilmediği, afetin yarattığı kriz döneminde medyanın bilginin güvenilirliği ve söylemlerin ölçüsüne medya hizmet sağlayıcıları tarafından hassasiyet gösterilmesi gerektiği, ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurulduğunda ölçülülük ilkesinin ihlal edilmediği, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsuru bakımından hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 22/01/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.