DANIŞTAY
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Dava konusu istem: Davacı yayın kuruluşu tarafından, Şanlıurfa il merkezine yönelik ... MHz frekansından "..." çağrı işaretiyle izinsiz radyo yayını yapıldığından bahisle 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 33. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca izinsiz yayının durdurulması yönünde uyarılmasına ilişkin... tarih ve ...sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının kendisine yönelik kısmının iptali istenilmiştir.
... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; 6112 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerinden, izinsiz frekans kullanan kuruluşların uyarılacağı, 15 günlük süre verileceği, verilen süre içerisinde aykırılığın giderilmemesi halinde vericilerin mühürleneceğinin anlaşıldığı;
Bu durumda, davacı şirketin Şanlıurfa il merkezine yönelik ... MHz frekansında yayın yaptığı ve Şanlıurfa il merkezine yönelik davalı idarece verilmiş bir yayın hakkının bulunmadığının açık olduğu, bu nedenle 6112 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca 15 gün içerisinde yayının durdurulması yönünde uyarılmasına ve yayına devam edildiğinin tespit edilmesi halinde cihaz ve tesislerin mühürlenerek kapatılmasına yönelik ... tarih ve ... sayılı Üst Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, şirketin izinsiz yayın yaptığından bahisle radyo yayınlarının durdurulmasına ilişkin Üst Kurul tarafından tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı ... tarih ve ... sayılı Üst Kurul kararının iptali istemiyle açılan davanın reddine karara verildiği, bu kararın kesinleşmesi üzerine yapılan bireysel başvuru neticesinde Anayasa Mahkemesi'nin 14/10/2015 tarih ve Başvuru No: 2013/1429 sayılı kararı ile şirketin Anayasa'nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, yeniden yapılan yargılamada ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla anılan işlemin iptaline karar verildiği, söz konusu kararın şirkete ... Radyo frekansı üzerinden yayın yapma hakkı verilmesi gerektiği yönünde olduğu, Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru üzerine verdiği ihlal kararına uymanın tüm adli ve idari kuruluşlar için bir zorunluluk olduğu, dava konusu işlemin Anayasa Mahkemesi kararını açıkça yok saydığı, şirketin yayın yapma hakkının bulunduğu ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, davacının 3984 sayılı Kanun'un Geçici 6. maddesi kapsamında süresi içinde bölgesel radyo yayını başvurusunda bulunduğu ve bu başvuruda talep ettiği yerlerde de yayınını sürdürdüğü, 6112 sayılı Kanun uyarınca bu aşamada yayınlarını genişletmesinin mümkün olmadığı, ulusal lisans başvurusunda bulunmuş olmanın yayın izni alındığı anlamına gelmediği, 6112 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikle birlikte radyo sıralama ihalesinin en kısa sürede gerçekleştirileceği, anılan Anayasa Mahkemesi kararının Ankara, İstanbul, İzmir ve Denizli illerinde yapılan izinsiz yayınların durdurulmasına yönelik Üst Kurul işlemi hakkında olup işbu dava konusu Şanlıurfa'ya yönelik izinsiz yayına ilişkin bir karar olmadığı, ayrıca davacı kuruluşun 2024 yılına kadar geçerli uydu ortamından (U-RD) yayın lisansı bulunduğundan tüm Türkiye'yi kapsayacak şekilde yayınlarına devam ettiği, dolayısıyla karasal ortamdan yapılacak yayınlara ilişkin mevzuattan kaynaklanan sınırlamaların bulunmadığı ve her zaman için uydu ortamından yayın lisansı alma imkanının olduğu gözönüne alındığında yayınlarına ara veren veya Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra yayın hayatına geçmek isteyen tüm yayıncı kuruluşlar uydu ortamından tüm Türkiye'yi kapsayacak şekilde yayın yapabileceklerinden ifade özgürlüğünün ihlalinden bahsetmenin mümkün olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 22/01/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.