TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü/...

Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu ... Dış Ticaret ve Pazarlama Anonim Şirketinden alınamayan 2005,2006,2008 ve 2011 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.

Dava konusu ... takip numaralı ödeme emrinin dayanağını oluşturan amme alacaklarına yönelik olarak 2013 yılı içerisinde asıl borçlu şirket adına tanzim edilen ödeme emirlerinin tebliğiyle zamanaşımının kesildiği, sonrasında tahsil zamanlaşımını kesen bir sebep davalı idarece ortaya konulamadığından söz konusu amme alacaklarının zamanaşımına uğradığı, 2014 yılı içerisinde asıl borçlu şirkete usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek kesinleştirilen amme alacaklarının dönemlerinin ise 2011 yılı olduğu, davacının bu dönemde kanuni temsilci sıfatını haiz olmadığı dikkate alındığında, takibinin hukuken mümkün olmadığı, ... takip numaralı ödeme emrinin dayanağını oluşturan ve vadesi 2014 yılına denk gelen ve 2019 yılı içerisinde asıl borçlu şirkete usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek kesinleştirilen amme alacaklarının dönemlerinin 2005,2006 ve 2008 yıllarına ilişkin olduğu, davacının 2008 yılında kanuni temsilci sıfatının bulunmadığı, 2005 ve 2006 dönemlerine ilişkin amme alacağından kaynaklanan kısmı ile ... ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin doğduğu dönemlerde davacının kanuni temsilci sıfatıyla sorumlu tutulamayacağı, ... ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin dayanağını oluşturan ve asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirleri ise Mahkemelerince verilen ara kararına rağmen dosyaya ibraz edilemediğinden usulüne uygun kesinleştirildiğinin idarece ortaya konulamadığı gerekçesiyle ödeme emirleri iptal edilmiştir.

İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

Asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen kamu alacağının tahsili için kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı, tebliğ evraklarının dosyaya ibraz edildiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;

1. Temyiz isteminin reddine,

2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 21/01/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.