DANIŞTAY
YEDİNCİ DAİRE
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Defterdarlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
Dava konusu istem: Asıl amme borçlusu ... Petrol ve Petrol Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketinden tahsil edilemeyen 2010 ve 2011 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi ve gecikme faizinin tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, 16/03/2015 tarih ve 8779 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlanan, 04/03/2015 tarihli genel kurul kararında belirtildiği üzere davacının 3 yıllığına yönetim kurulu üyeliğine seçildiği, 08/01/2016 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlanan, 22/12/2015 tarih genel kurul kararıyla yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiği, yönetim kurulu başkanı olarak ...'ın; yönetim kurulu üyeliğine ise ...'ün seçildiği, dolayısıyla, dava konusu ödeme emri içeriğindeki amme alacağının kanuni temsilcilik görevinin bulunmadığı döneme ait olduğu anlaşılan davacının, borcun şirketten tahsil edilememesinde herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı sonucuna varıldığından, kanuni temsilci sıfatıyla adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Davacının borcun doğduğu ve ödenmesi gerektiği dönemlerde şirketin yönetim kurulu başkanı olduğu, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/01/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.