TEMYİZ EDEN (DAVALI):... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...

Dava konusu istem: Davacının banka hesaplarına, ... Demir Çelik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınamayan muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla uygulanan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.

6183 sayılı Kanun'un 35. maddesine 06/06/2008 tarihinde 5766 sayılı Kanun'la eklenen fıkra hükmü ile limited şirket ortağının şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahısların devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulacaklarının öngörüldüğü, söz konusu yasal düzenlemede 06/06/2008 tarihine kadar ortaklar için öngörülen sorumluluk ortaklık sıfatına ve payına bağlı olduğundan, ortaklık payını devreden ortağın gerek devirden önceki gerek devirden sonraki dönemlere ilişkin vergi borçlarından sorumlu tutulamayacağı, nitekim davacının hissesini devralan ortağın şirketin mali durumunu yani borçlu ya da alacaklı olup olmadığını bilmesi gerektiği, davacının asıl borçlu şirketteki hisselerini 16/07/1999 tarihinde devrederek şirket ortaklığından ayrıldığı dikkate alındığında, ortak sıfatıyla takibinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu haciz kaldırılmıştır.

Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin 2005 ila 2008 yıllarında posta yoluyla ve ilan yoluyla tebliğ edildiği, davacı adına düzenlenen 1998 yılına ait borçları içeren ... tarih ve ..., ... takip numaralı ödeme emirlerinin 25/09/2009 tarihinde, 1996 ila 2002 yıllarına ait borçları içeren ... tarih ve ...,..., ..., ... ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin 23/10/2019 tarihinde posta yoluyla tebliğ edildiğinin anlaşıldığı olayda, zamanaşımını durduracak veya kesecek bir işlem bulunmadığı dolayısıyla takip konusu kamu alacağının tahsil zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle haciz kaldırılmıştır.

Kamu alacağının asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca şirket ortağı sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla uygulanan hacizde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;

1. Temyiz isteminin reddine,

2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 21/01/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.