DANIŞTAY
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "..." logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 04/05/2022 tarihinde saat 20.59'da yayınlanan "..." isimli programda, 6112 sayılı Radyo ve Televizyon Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer verilen, "Yayın hizmetleri... İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez" şeklindeki yayın ilkesinin ihlal edildiğinden bahisle anılan Kanun'un 32. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 38.460,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir. .
... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlık konusu "..." adlı programda, S.P.'nin internet ortamında yayınladığı videoların konuşulduğu bölümün başında, "1 Yıldır Yanıt Bekleyen Sorular" başlığıyla çeşitli sorular ekrana getirildiği, moderatör tarafından "söylenen" kelimesi eklenerek okunmuş ise de, "İntiharına İçişleri Bakanı S.S. ve Üst Düzey Emniyet yetkililerinin sebep olduğu H.Ç.'nin dosyası ifşaların ardından neden apar topar kapatıldı?" sorusunun ekranda görüldüğü, yine aynı bölümde "ilişki ağı" olarak adlandırılan ve bazı kişiler ile olayların bağlantılarını ortaya koyduğu söylenen bir görsel ekrana getirildiği, bu görselin merkezinde yer alan 3 isimden birinin S.S. olduğu ve S.S.'nin "Kayıt Dışı Silahlar", "Uyuşturucu", "10.000 Dolar", "...'e Polis Koruması", "SBK'nın Yurtdışına Çıkışı", "...'ın İntiharı" gibi başlıklarla direkt olarak bağlantılı gibi gösterildiği, bununla birlikte S.S.'nin aynı görselde yer alan "Kara Para" başlığı ve bazı cinayetlerle ilişkilendirilen isimlerle de bağlantılı gibi gösterildiği, ilgili görselin yaklaşık 15 dakika yayında kaldığı, yayının bazı anlarında S.S.'nin adının ve fotoğrafının da ekrana getirildiği;
Bu durumda, söz konusu yayında, kişilere hakaret edici, eleştiri sınırını aşan, küçük düşürücü ithamlarda bulunulduğu, yayında kullanılan görsel ve ifadelerle yapılan anlatımın basın ve düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, ortada bir kişi ya da kurumun toplumdaki itibarının zedelenmesine dönük bir yayın bulunmadığı, basının sansürlenmesi anlamına gelen bu cezanın iptal edilmesi gerektiği, kamuya mal olmuş bir kimsenin belli başlı iddialarla salt fotoğrafının kullanılmış olması cezalandırılmak için yeterli olmadığı, başkasının atmış olduğu iddiaların bir tartışma programına konu olması nedeniyle cezalandırılmasının Anayasal olarak güvence altına alınmış basın özgürlüğünü ihlal edeceği, karar da gerekçe bulunmadığı, dava konusu işlemin ifade özgürlüğüne aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, Üst Kurul işleminin gerekçesinin hukuka uygun olduğu, toplumun geniş kesimlerince tanınır olmanın hukuki koruma vasıtalarından faydalanamayacağı anlamına gelmediği, kişilerin toplumdaki statüleri her ne olursa olsun basın görevini ifa ederken daima görev ve sorumluluk bilincinde olması ve iyi niyetle hareket etmesi gerektiği, yayının canlı yayın olmasının yayın ilkelerini ihlal etme özgürlüğünü vermediği, dava konusu işlemin basın ve ifade özgürlüğüne uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Söz konusu haber programında S.P.'nin internet ortamında gündeme ilişkin olayların yayınladığı videolarda bahsedilen konuların konuşulduğu ve yorumlandığı, bahse konu videolarda ifade edilen hususların kamuoyunun gündemini uzun bir süre işgal etmesi nedeniyle haber niteliği taşıdığı ve tartışma programlarına konu edilebileceği, programda ihlale konu olan ifadelerin "söylenen" gibi kesin olmayan bir dille aktarıldığı, uyuşmazlık konusu yayında anılan videolarda ifade edilen hususların aktarıldığı ve görselin de bu amaçla ekrana getirildiği, olayın aktarılması esnasında öz ile biçim arasındaki dengenin sağlandığı, kullanılan ifade biçiminin haberin gerektirdiği ölçüde olduğu, ayrıca hükümetlere, siyasetçilere ve kamuya mal olmuş kişilere yöneltilen eleştirinin sınırının diğer kişilere göre daha fazla olması gerektiği, yapılan yorumların ifade özgürlüğü sınırları içerisinde kaldığı, dolayısıyla söz konusu programda 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin ihlal edilmediği anlaşıldığından, dava konusu Üst Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 20/01/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.