Dava konusu istem: Ocak 2010 - Aralık 2010 dönemlerinde Sistem Kullanım Anlaşması'nda (Anlaşma) belirtilen maksimum enerji alış/veriş kapasitesinin aşıldığının tespit edildiğinden bahisle Anlaşma'nın 10. maddesi uyarınca düzenlenen ... tarih ve ... sıra numaralı sistem kullanım ceza faturasının iptali istenilmiştir.

... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, başvuru süresi bildirilmeyen işlemlerin ilgilisine tebliği dava açma süresini başlatmayacağından, bu tür davalarda dava açma süresinin geçmesinden sonra açılan davaların süre yönünden reddedilmeyip işin esasının incelenmesi gerektiği;

Dava konusu faturanın düzenlendiği dönemde yürürlükte olan Anlaşma'nın 10. maddesinde uyarı şartının yer aldığı ancak davalı idare tarafından, ihlale ilişkin olarak herhangi bir uyarıda bulunulmadan ceza faturası düzenlendiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Dairemizin 20/05/2024 tarih ve E: 2024/1038, K: 2024/2272 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; her ne kadar bakılan dava, adli yargı merciince verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren otuz gün içerisinde açılmış ise de, dava konusu sistem kullanım ceza faturalarının tebliğinden (en geç tebliğ tarihi esas alınsa dahi) itibaren dokuz yıldan fazla bir süre geçirildikten sonra görevsiz yargı yerinde 26/05/2020 tarihinde açılan davanın, makul süre içerisinde açıldığından bahsedilemeyeceği, 17/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve benzer uyuşmazlıklarda görevli yargı koluna ilişkin detaylı değerlendirmelerin yer aldığı Uyuşmazlık Mahkemesi kararı göz önüne alındığında, davacının hangi yargı mercinde dava açacağı hususunda düştüğü yanılgının makul bir gerekçeye dayanmadığı, "Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir." şeklindeki kuralın somut uyuşmazlıkta uygulanmamasının, kanunla öngörülmüş usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak ölçüde aşırı esnetilmesi anlamına geleceği anlaşıldığından davanın süresinde açılmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından, adli yargıda açılan davadan yedi ay sonra yapılan kanun değişikliği nedeniyle davanın görev yönünden reddedildiği, söz konusu kanun değişikliği yapılmasaydı adli yargıda görülen davada esastan karar verileceği, dava konusu işlemde dava açma süresinin belirtilmediği ileri sürülmektedir.

Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.

Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin reddine,

2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 20/01/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.