TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...

Dava konusu istem: Davacı adına, tür değişikliği suretiyle tüzel kişiliği sona eren ... Reklam ve Danışmanlık Hizmetleri Limited Şirketi'nin yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca müteselsil sorumlu sıfatıyla 2016 yılının Mayıs ila Ağustos ve Ekim ila Aralık dönemleri için re’sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.

Defter ve belgelerin istenilmesine dair yazının, davacının adres kayıt sisteminde kayıtlı adresinde 01/10/2020 tarihinde tebliğ edilememesi üzerine aynı adrese ikinci defa çıkarılacak tebligat için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen ve aynı Kanun'un 14. maddesinin ikinci fıkrası kuralından hareketle en az on beş gün olduğu sonucuna ulaşılan münasip süreye uyulmaksızın 02/10/2020 tarihinde tekrar tebligata çıkarılarak adreste bulunamadığından bahisle tebliğ pusulasının kapıya yapıştırılmak suretiyle tebliğ edildiğinin anlaşıldığı olayda, ikinci defa tebligata çıkarılmadan önce sözü edilen münasip bir süre beklenmediğinden söz konusu tebligatın usulüne uygun olduğundan dolayısıyla ibraz ödevinin yerine getirilmediğinden bahsedilemeyeceğinden yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle kaldırılmıştır.

İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

Usulüne uygun şekilde tebliğ edilen yazı ile istenilmesine karşın yasal defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmemesi nedeniyle katma değer vergisi indiriminden yararlanılabilmesi için faturaların yasal defterlere kaydedilmiş olma şartı sağlanamadığından indirimlerinin reddi suretiyle yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

Defter ve belge istem yazısının tebliği usulüne uygun olmadığından re'sen takdir nedeni oluşmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;

1. Temyiz isteminin reddine,

2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 20/01/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.