DANIŞTAY
ONİKİNCİ DAİRE
Dava konusu istem: Davalı idarede, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi kapsamında sözleşmeli avukat olarak görev yapan davacı tarafından, 31/12/2020 tarihinde bitecek olan hizmet sözleşmesinin sözleşme koşullarına uymadığından bahisle tekrar yenilenmeyeceğine ilişkin... tarih ve E... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
.... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında, "Hukuk İşleri Müdürü Av. N.E.'nin şahsi telefonuna 14/09/2020 tarihinde mesai saatleri dışında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 21. maddesi ile bu maddeye dayanılarak yayımlanan "Devlet Memurlarının Şikayet ve Müracaatları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine aykırı bazı Whatsapp mesajları gönderdiğinin ve ayrıca 18/09/2020 tarihinde Müdürlük içerisinde bulunan Avukatlar Odasında yapılan toplantı sırasındaki davranışları nedeni ile düzenlenen tutanak uyarınca disiplin soruşturması başlatıldığı, yapılan soruşturma sonrasında davacının "Uyarma" ve "Kınama" disiplin cezaları ile tecziyesine karar verildiği, yine davacı hakkında iş arkadaşları (beraber çalıştığı avukatlar) tarafından farklı tarihlerde tutulan tutanaklara bakıldığında, davacının mesai saatlerine uzun süre masasını terk ettiğinin ve görevinin başında olmadığının, aynı müdürlükte görev alan eşi ile mesai saatlerinde profesyonelce ilişki kuramadığının ve eşini diğer çalışma arkadaşlarına karşı koruduğunun, davacının tavırlarından kaynaklı olarak eşini kendi işlerinde çalıştıramadıklarını, verilen görevleri tam ve zamanında yapmadığının, aynı büroda çalıştığı iş arkadaşlarına huzursuzluk yaratarak sükun ve çalışma düzenini bozduğunun belirtildiği, yine davacının çalıştığı birimin müdürü olan Av. N. E. tarafından, davacının üzerine düşen görevlerine yerine getirmediğinin, verilen görevleri tam ve zamanında yapmadığının, görevlendirilmiş olduğu duruşmalara katılım sağlamayarak kurumun mağduriyetine sebebiyet verdiğinin belirtildiği, mesleğin niteliği dikkate alınarak, sözleşmede belirtilen sorumluklarını yerine getirmediği, tabi olduğu mevzuatlara aykırı davranışlarda bulunduğu sonucuna varılan davacının, "güven duygusu" üzerine kurulu vekalet ilişkisini zedeleyen söz konusu durumu nedeniyle, sözleşme süresi sona eren personelin sözleşmesini yenileyip yenilememe veya sözleşmenin feshi konusunda takdir yetkisi olan idarece, Tam Zamanlı Olarak Çalıştırılacak Sözleşmeli Personele İlişkin Hizmet Sözleşmesi hükümleri uyarınca, sözleşme serbestisi, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak, davacının sözleşmesinin, sözleşme süresinin dolmasını takiben yenilenmemesine yönelik tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Hakkında tutulan tutanaklar ile ilgili sahtecilik iddiası ile Savcılığa başvurduğu, ceza soruşturmasının devam ettiği, hukuk işleri müdürünün mobing uygulaması nedeniyle suç duyurusunda bulunması üzerine takipsizlik kararı verildiği, bu nedenle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunduğu, uyarma cezasının verildiği gün kınama cezası için savunmasının istenildiği, görevini layıkıyla yaptığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davacının sözleme koşullarına uymadığı ve usul ve yasalara uygun olarak işlem tesis edildiği belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:......, K:... sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Kullanılmayan... TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 20/01/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.