Dava konusu istem: İzmir İli, Buca İlçesinde öğretmen olarak görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının, hakkında açılan ceza soruşturması sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğinden bahisle, kamu görevine iade edilmesi için yaptığı başvurunun reddine ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; davacının 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarıldığı, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddedildiği, anılan Komisyon kararına karşı yargı yoluna gidilmediği, 7080 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Kamu personeline ilişkin tedbirler" başlıklı 2. maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen hüküm uyarınca davacının bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemeyeceği anlaşıldığından, bu yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının davacıya 22/05/2024 tarihinde tebliğ edildiği, istinaf başvurusunun ise 05/07/2024 tarihinde kayıtlara giren dilekçe ile yapıldığı anlaşıldığından, otuz günlük yasal süre geçirildikten sonra yapılan istinaf başvurusunu inceleme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine, yedi gün içinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakimi ...'ün açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin göndermede bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi gereğince davacının adli yardım talebinin kabulüne karar verildi ve işin gereği görüşüldü:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin ikinci fıkrasında; istinafın, temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu belirtilmiş, "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin altıncı fıkrasında; temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması halinde, kararı veren mercinin temyiz isteminin reddine karar vereceği, ilgili mercinin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği, yedinci fıkrasında ise; temyizin kanuni süre içinde yapılmadığının, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca saptanması halinde, 6. fıkrada sözü edilen kararın daire ve kurulca kesin olarak verileceği hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; yedi (7) gün içinde Danıştaya temyiz yolunun açık olduğu belirtilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının davacıya 20/11/2024 tarihinde tebliğ edildiği, bu tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlayan (7) günlük yasal temyiz süresinin son günü olan 27/11/2024 Çarşamba gününe kadar temyiz isteminde bulunulması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 16/12/2024 tarihinde Mahkeme kayıtlarına giren dilekçe ile temyiz isteminde bulunulduğu anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin incelenmesine, süre aşımı nedeniyle hukuken imkan bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine,

2.Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

3. Adli yardım talebinin kabul edilmesi nedeniyle alınmamış olan temyiz giderlerinin davacıdan tahsili için İdare Mahkemesince vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 20/01/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.