TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Belediye Başkanlığı

Dava konusu istem: Diyarbakır ili, ... Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca sözleşmeli mimar olarak görev yapan davacının, hizmet sözleşmesinin 2020 yılı için yenilenmemesine ilişkin ...tarih ve E... sayılı işlem ile dayanağı ... tarih ve E... sayılı Başkanlık onayının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş ve diğer özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

.... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Mahkemelerinin ara kararı üzerine davalı idarece cevabi yazıda; davacı hakkında açılmış yahut devam eden adli/idari soruşturmanın ve davacıya verilmiş bir disiplin cezasının olmadığı, mimar unvanında 4 adet boş kadronun bulunduğu, halihazırda davalı idare bünyesinde çalışan sözleşmeli mimar bulunmadığı ve söz konusu kadronun da iptal edilmediği, idarenin tek yanlı fesih hakkına dayanarak işlemi tesis ettiğinin belirtildiği; bu durumda, 2017 yılından itibaren davalı idare emrinde çalışan davacının, hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması durumunun davalı idare tarafından hukuken kabul edilebilir somut bilgi ve belgelerle ortaya konulamadığı gibi davacının çalışma performansına, hizmetin yürütülmesindeki verimliliğine yönelik hukuken geçerli kabul edilebilir olumsuz tespite de yer verilmediği ve davacının yürüttüğü hizmete duyulan ihtiyacın azalması ya da ortadan kalkmasına dair başkaca gerekçe gösterilmeksizin davacı ile sözleşmenin yenilenmediği anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka ve mevzuata uygun bulunmadığı; öte yandan, dava konusu işlemler hukuka aykırı bulunduğundan, işlemler nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların davanın açıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, yoksun kaldığı mali hakların davanın açıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmiştir.

... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Kanun hükümleri uyarınca, davacının hizmet sözleşmesinin öngörülen sürenin sonunda kendiliğinden sona erdiği ve sözleşmenin yenilenip yenilenmeyeceği hususunda idarelerinin takdir yetkisini haiz olduğu, bu konuda idarenin, yargı kararı ile davacıyı istihdam etmeye zorlanamayacağı, dava konusu işlemin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;

1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,

2. Dava konusu işlemlerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile işlemler nedeniyle yoksun kaldığı mali haklarının davanın açıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, özlük haklarının iadesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 20/01/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

Anayasanın 128. maddesinde “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.” düzenlemesine yer verilmiş, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinde ise; kamu hizmetlerinin; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürüleceği belirtildikten sonra 4/B bendinde; “Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Cumhurbaşkanınca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde, ihdas edilen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir.” şeklinde tanımlanmıştır.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49/3 maddesinde, “Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir…”, “…Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4’üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır” hükmü öngörülmüştür.
Anayasa Mahkemesi'nin 10/03/2011 günlü, E: 2008/54, K: 2011/45 sayılı kararıyla da; “diğer kamu görevlileri” kavramının memurlar ve işçiler dışında, kamu hizmetinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerde, kamu hukuku ilişkisiyle çalışanları kapsadığı, ..., belirtilmek suretiyle, 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında çalışanlar, Anayasanın 128. maddesinde belirtilen "diğer kamu görevlileri" kapsamında görülmüştür.

Tüm bu yasal mevzuat çerçevesinde; sözleşmeli personel düzenlemesi ile, kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, mali yılla sınırlı olarak sözleşmeli personel çalıştırılabileceği düzenlenmek sureti ile memuriyet statüsünden farklı bir istihdam şekline yer verildiği ve bu suretle kamu yönetiminde sınırlı da olsa bir esneklik sağlanarak sözleşmeli personel sistemi ile, sözleşmeli personel açısından kamu hizmetinin gerekleri ile bağlantılı olarak memurlara tanınan yasal güvencelere kıyasla daha sınırlı güvencelere yer verilmiştir.
Buna göre, memurlarla aynı işi yapsalar da çalıştırılma amacı, süresi, hakları ve yükümlülükleri memurlardan farklılık arz eden sözleşmeli personel; istihdam koşulları yönünden idareye tanınan takdir yetkisi ölçüsünde, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde ihtiyaç duyulan işlerde belli süre ile görev aldığından ihtiyaç duyulan hizmetin tamamlanması yada hizmetine gerek duyulmaması halinde sözleşmesinin bitiminde tekrar yenilenmesi hususunda idare yargı kararı ile zorlanamayacağı açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; davacının Diyarbakır ili, ... Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Kanunun 49. maddesi kapsamında sözleşmeli mimar olarak görev yapmakta iken, Bismil Belediye Başkanlığının... tarih ve E... sayılı onayı ile hizmetin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığından bahisle 2020 yılı için sözleşmesinin yenilenmemesine karar verilmesi üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, davacının, davalı ... Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanununun 49. maddesi uyarınca, son olarak 02/01/2019 tarihinden 31/12/2019 tarihine kadar geçerli olacak şekilde imzalanan Hizmet Sözleşmesi kapsamında mimar olarak görev yaptığı, sözleşmesinin 31/12/2019 tarihinde sona ermesi üzerine personelin sözleşmesini yenileyip yenilememe konusunda takdir yetkisi bulunan davalı idarenin bu yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına yönelik subjektif bir tespitin de bulunmaması karşısında, 01/01/2020 tarihi itibarıyla davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, sözleşmenin yenilenmemesi yolundaki dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalının temyiz talebinin kabulü ile dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, özlük haklarının iadesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşü ile Daire kararına katılmıyoruz.