DANIŞTAY
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Dava konusu istem: Konya İli, Karapınar İlçesi, ... Mahallesi'nde Konya 7. Kısım Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında yapılan toplulaştırma işleminin ... Mevkii ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar ile ... Mevkii ... Pafta ve ... nolu parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar ile ... Mevkii ... parsel sayılı taşınmaz yönünden değerlendirildiğinde; olayda, mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesinden sonra hazırlanan bilirkişi raporundaki tespitler ile dava dosyasında yer alan diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu edilen parsel üzerinde gerçekleştirilen toplulaştırma işleminin; arazi yapısı, toprak özellikleri, parsel özellikleri, parsel büyüklüğü, işletme bütünlüğü, yol ve cephe durumu, halihazır arazi kullanım durumu, derecelendirme haritası, eski mülkiyet haritası gibi hususlar dikkate alınmak suretiyle 3083 sayılı Kanun’un amacına ve kamu yararına uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından, söz konusu toplulaştırma işleminin hukuka ve mevzuata uygun olduğu sonucuna varıldığı, ... parsel sayılı taşınmaz yönünden değerlendirildiğinde ise; davacının söz konusu parseli “Taşınmaz Mal Satış Vaadi Sözleşmesi” ile satın aldığı, ... nolu parselin dağıtım işleminde; Arazi Toplulaştırma Yönetmeliğinin 16-I maddesine “Davalı parsellerin, dava konuları incelenerek, tarafların rızası ve istekleri doğrultusunda toplulaştırmaya konu edilebilir” hükmünün dikkate alınmadığı, dağıtım işleminde ... nolu parselin değerlendirmediği ve sadece tapu malikinin talebi doğrultusunda diğer parselleri ile beraber ... ada ... nolu parselden tahsis edildiği görülmekle yapılan bu işlemin “Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği 16-I maddesine” aykırı olduğu" dolayısıyla işlem nedeniyle davacının hak kaybına uğradığı ve mevzuat hükümleri ile toplulaştırmanın amacına ve ilkelerine uygun davranılmadığı anlaşıldığından ... parsel sayılı taşınmaz yönünden yapılan toplulaştırma işleminin iptali gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu toplulaştırma işleminin ... parsel sayılı taşınmaz yönünden iptaline, ..., ..., ... parsel sayılı taşınmazlar açısından davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesince; davacının istinaf başvurusu yönünden; mahkemenin verdiği kararın davanın reddine ilişkin kısmının gerekçesi ve sonucu itibariyle hukuka ve usule uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektirecek herhangi bir hukuki nedenin bulunmadığı, davalı idarenin istinaf başvurusu yönünden ise; son parselasyon planın askıdan indirildiği tarih olan 19/09/2019 tarihinden önce dava konusu ... sayılı parselin davalı olduğu yönünde tapu kayıtlarında herhangi bir şerh bulunmadığı (tapu kayıtlarına şerhin 09/10/2019 tarihinde işlendiği) gibi bu yönde bir bilginin davalı idarenin bilgisine girdiğine dair herhangi bir bilgi ve belgenin de dosyada bulunmadığı, davacı tarafından ... sayılı parsele ilişkin olarak davalı idareye yapılan 04/10/2019 tarihli başvuruda ise bu parselle birlikte ..., ... ve ... parsellerinin su kuyusu bulunduğundan bahisle yerlerinde bırakılmasını talep ettiği, bu talebi dışında ... parselin davalı olduğuna yönelik herhangi bir bilginin idareye verilmediğinin görüldüğü, bu durumda, dava konusu ... parsel parselin tapu kayıtlarında malik olarak görünen ... isimli şahsın diğer parselleri ile birlikte toplulaştırmaya dahil edilerek, bu parselden hakedişinin ... ada ... parselden anılan şahıs adına tahsis edilmesi şeklinde gerçekleştiği görülen toplulaştırma işleminin yürürlükteki mevzuata uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından, ... parsele yönelik tesis edilen toplulaştırma işleminde hukuka aykırılık, aksi yöndeki mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının iptale ilişkin kısmının kaldırılmasına, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
... ve ... parsellerin birleştirilerek toplulaştırmaya tabi tutulması gerektiği, yeni tahsis edilen parsellerin daha önce hiç işlenmemiş ve üzerinde tarımsal faaliyette bulunulmamış, taşla kaplı ve tarıma elverişli olmayan yapıda olduğu, maliki olduğu ve sınır olan ... parsel sayılı taşınmazı içine alacak şekilde toplulaştırma talebinin ve ... parsel malikinin husumet sebebiyle kendileriyle sınır komşusu olmak istemediğine dair yazılı talebine rağmen bu hususun değerlendirilmediği, Mahkeme kararının gerekçesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Cevap verilmemiştir.
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/01/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.