Dava konusu istem: Antalya ili, Aksu ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde üst hakkı sahibi davacı şirket tarafından, anılan taşınmazı kapsayan alanda Kültür ve Turizm Bakanlığının ... tarihli işlemi ile onaylanan Kemerağzı-Kundu Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının ve bu plana karşı askıda yapılan itirazın reddine dair Kültür Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğünün ... tarihli, ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.

... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararda; uyuşmazlık konusu taşınmazın yaya yolu, park alanı ve otopark alanı olarak planlandığı, getirilen fonksiyonların üst ölçekli planlara uygun olduğu, önceki imar planlarının yargı kararı ile iptali sonrasında dava konusu imar planlarının onaylandığı dolayısıyla uyuşmazlığa konu 1/1000 ölçekli uygulama imar planın yapımını zorunlu kılan nedenlerin bulunduğu, anılan yargı kararı uyarınca dava konusu taşınmazın doğusunda yeni bir otopark alanı planlandığı, bölgede yaşayacak halkın kıyıya olan ulaşımının arttırılması ve kıyının halk tarafından kullanılmasının sağlanması amacıyla yaya yolunun planlandığı, davacının iptalini istediği yol ve otopark alanı üzerinde davacı şirkete ait turizm tesisine ait tenis kortu, mini club, animasyon ofisi, güvenlik kulübesi ve idari bina kullanımları bulunduğu, söz konusu yapıların yaklaşık 15 yıldır kullanıldığı, davacı şirketin anılan yapılara yapı kayıt belgesi aldığı görülmüş ise de yapı kayıt belgesi alınan yapıların imar planlarında korunmasını gerektiren yasal bir zorunluluk bulunmadığı, ayrıca sosyal donatı alanı olarak belirlenmiş taşınmazlar üzerindeki yapılar için yapı kayıt belgesi düzenlenemeyeceği gerekçeleriyle dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Dava konusu taşınmazlarda bulunan yapılara yönelik yapı kayıt belgesi alınıldığı, yapı kayıt belgelerinin iptaline yönelik bir karar olmadığı ve hukuken geçerli oldukları, kıyıya ulaşım noktasında alternatif güzergahlar bulunduğu, bilirkişi raporunda bu hususa yönelik değerlendirme yapılmadığı, planların A grubu karneye sahip şehir ve bölge plancıları tarafından yapıldığı, bilirkişilerinde bu yeterlilikte olması gerektiği iddiasıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI:
Davalı ... Bakanlığı tarafından, temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
Davalı ... Belediye Başkanlığı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY:
Antalya ili, Aksu ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın da bulunduğu alan 2004 yılında Bakanlar Kurulu Kararı ile Turizm Koruma ve Gelişme Bölgesi olarak ilan edilmiş, alanda farklı tarihlerde plan değişikleri yapılmış, anılan iptal kararları sonrasında 2013 yılında 1/25000 ölçekli ve 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında revizyonlar yapılmış, anılan revziyonların iptali istemiyle TMMOB Mimarlar Odası tarafından açılan davada, uyuşmazlık konusu planlarda turizm tesisleri ve kıyı arasında ayırıcı bir kamusal fonksiyonun bulunmadığı, toplumun kıyılardan yararlanabilmesi için gerekli yolların planlanmadığı, kıyının kuzeyinde bulunan 45 metre genişliğindeki taşıt yolundan güneye doğru inen ve kıyıyla taşıt bağlantısını sağlayacak olan otopark alanlarının yeterili olmadığı ve kıyının kamusal kullanım yoğunluğunun ihtiyacı olan otopark alanlarıyla yaya ilişkisinin yeterince kurgulanmadığı gerekçesiyle ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile imar planlarının iptaline karar verilmiş, bu karar Danıştay Altıncı Dairesinin 23/10/2019 tarih ve E: 2016/10536, K: 2019/9946 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.
Yukarıda yargılama sürecinde aktarılan 2013 tarihli imar planı revizyonun ile iptal edilmesi üzerine iptal kararını uygulamak için Kültür ve Turizm Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemiyle Kemerağzı Kundu Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1.000 ölçekli uygulama imar planları onaylanmış, anılan planların iptali istemiyle TMMOB Mimarlar Odası tarafından açılan davada ... İdare Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararı ile anılan planlar iptal edilmiş, iptal kararının uygulanması amacıyla Antalya Kemerağzı-Kundu Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi (KTKGB) imar planları Kültür ve Turizm Bakanlığı Plan İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı doğrultusunda 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun 7. maddesi uyarınca 16.02.2022 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığınca imar planları onaylanmış, 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planının 01.03.2022-30.03.2022 tarihleri arasında, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ise 18.02.2022-20.03.2022 tarihleri arasında askı ilanına çıkmış, anılan planda uyuşmazlık konusu taşınmazın önceki günübirlik alan kullanım kararları devam ettirilmiş ayrıca taşınmaza otopark alanı kullanımı getirilmiş, davacı tarafından askı süresi içinde 18.03.2022 tarihinde uygulama imar planına itiraz edilmiş, Plan İnceleme Değerlendirme Kurulunun ... tarihli, ... sayılı işlemiyle davacının itirazlarının reddine karar verilmiş, dava dışı 3. kişilerin bir takım itirazların kabulüne karar verilmiş ve anılan karar doğrultusunda Kültür ve Turizm Bakanlığının 11.11.2022 tarihli işlemi ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planında değişikliker onaylanmış, anılan imar planı değişiklikleri 23.11.2022-23.12.2022 tarihleri arasında askıya çıkarılmış, davacı tarafından 27.10.2022 tarihinde görülmekte olan dava açılmıştır.
Ayrıca Kültür ve Turizm Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemiyle onaylanan imar planlarının ... İdare Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararı ile iptal edilmesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun, Danıştay Altıncı Dairesinin 11/01/2022 tarih ve E: 2021/4699, K: 2022/220 sayılı bozma kararına uyularak kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar Danıştay Altıncı Dairesinin 04/02/2025 tarihli, E: 2022/6683, K: 2025/371 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde 60 gün olduğu belirtilmiş; aynı maddenin dördüncü fıkrasında, "İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz." hükmüne; 11. maddesinde ise, "1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. (8/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “Altmış” ibaresi “Otuz” şeklinde değiştirilmiştir.) 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun 8. maddesinin birinci fıkrasında, sürelerin tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı; 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçelerinin süre aşımı yönünden inceleneceği; aynı maddenin altıncı fıkrasında, ilk incelemeye ilişkin hususların tespit edilmesi halinde davanın her safhasında 15. madde hükümlerinin uygulanacağı; 15. maddesinde ise süre aşımı bulunduğu tespit edilen davaların reddedileceği kurala bağlanmıştır.
Özel Kanun olan 3194 sayılı İmar Kanununun, "Planların Hazırlanması ve Yürürlüğe Konulması" başlıklı 8. maddesinin (b) bendinde ise, "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Planlar, plan değişiklikleri ve plan revizyonları; kayıt altına alınmak ve arşivlenmek üzere Bakanlıkça oluşturulan elektronik ortama yüklenmek ve aynı sistem üzerinden Plan İşlem Numarası almak zorundadır. Planlar, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar." düzenlemesi mevcuttur. Anılan maddelerin birlikte değerlendirilmesinden, imar planlarına karşı, 3194 sayılı Kanunun 8/b maddesi ile özel bir itiraz süresi getirildiği anlaşılmaktadır.
14/06/2014 tarih ve 29030 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin, "Planların ilanı, itirazlar ve kesinleşmesi" başlıklı 33. maddesinin 4. fıkrasında; "Planlara itiraz, otuz günlük ilan süresi içinde idareye yapılır ve itirazlar idarece değerlendirilir. İdarenin karar merciince itirazların reddedilmesi halinde, planlar başkaca bir onay işlemine gerek kalmaksızın red kararı tarihinde kesinleşir. İtiraz olmaması halinde planlar askı süresinin sonunda kesinleşir." hükmü, 6. fıkrasında; "İlan ve askı süresinde yapılan itirazlar üzerine idarelerce, planlarda değişiklik yapılması halinde planın değişen kısımlarına ilişkin olarak yeniden ilan süreci başlatılır." hükmü, 7. fıkrasında; "Onaylanmış planlarda yapılacak revizyon, ilave ve değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir." hükmü düzenlenmiştir.

Yukarıda anılan maddelerin birlikte değerlendirilmesinden, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihinden itibaren 30 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen 30 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği; imar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise, davanın, 2577 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılması gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, plan revizyonlarına ilan süresi içerisinde 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında itirazda bulunulduğu, bu itirazın ilanın son günü olan 20.03.2022 gününü izleyen otuz gün içerisinde yanıtlanmayarak reddi üzerine, 60 günlük süre içerisinde ve en geç 20.06.2022 (haftasonuna denk gelmesi sebebiyle) tarihinde dava açılması gerekirken, bu sürenin geçirilmesinden sonra, dava açma süresini yeniden canlandırması mümkün olmayan itirazın reddine yönelik Plan İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının davacıya tebliği üzerine 27/10/2022 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan; davacının itirazının reddedildiği Plan İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararında dava dışı 3. kişilere ait bir kısım itirazların kabul edilerek, kabul edilen kısımlar yönünden uygulama imar planında değişiklik yapıldığı ve anılan değişikliklerin Kültür ve Turizm Bakanlığının ... tarihli işlemi ile onaylandığı ve ...-... tarihleri arasında askıya çıkarıldığı görülmekte ise de, planın tümünün askıya çıkarılmadığı, Yönetmeliğin yukarıda açıklanan 33. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca kabul edilen kısımlara yönelik değişikliklerin yeniden ilan edildiği ve davacının taşınmazı yönünden herhangi bir değişiklik yapılmadığı anlaşıldığından, yapılan ilan işleminin davacı açısından yeniden dava açma süresini başlatmayacağı da açıktır.

Bu itibarla davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken davanın reddi yolunda verilen mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin reddine,

2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda yer verilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2025 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.