İSTEMİN_KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davacı tarafından aleyhine olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Dava konusu istem: Hakkâri ili, Çukurca ilçesi, ... köyünde ikamet etmekteyken yaşanan terör olayları nedeniyle köyünü boşaltmak durumunda kalan ve köyün boşaltılması sebebiyle 5233 sayılı Kanun uyarınca yaptığı başvuru sonucu, sulhname imzalanmak suretiyle 2006 yılına kadar oluşan zararları karşılanan davacı tarafından, halen köyüne geri dönemediğinden bahisle 2006 yılı ve sonrasında oluşan zararlarının (2006,2007,2008,2009,2010,2011,2012,2013 ve 2014 yıllarına ilişkin) 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Hakkari Valiliği 3 No'lu Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.

... İdare Mahkemesince, kesinleşen kararlarına karşı Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulması üzerine benzer nitelikte dosyaların birleştirilmesi suretiyle yapılan inceleme neticesinde Anayasa Mahkemesinin 27/11/2024 tarih ve B.N: 2023/29076 sayılı kararı ile mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine ve yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesi üzerine yapılan yeniden yargılama sonucunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla, 2006-30/05/2007 tarihleri arasındaki dönem yönünden; 5233 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 27/07/2004 tarihinden öncesine ait olmakla birlikte halen devam eden zararlar ve 5233 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 27/07/2004 tarihinden Kanun'un Geçici 4. maddesinde yapılan değişiklik sonucunda başvuru süresini uzatan 5666 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 30/05/2007 tarihine kadarki döneme ilişkin olarak uğranıldığı iddia edilen zararlar açısından başvuru süresinin son tarihinin 30/05/2008 tarihi olduğu, davacının 2006 yılından 30/05/2007 tarihine kadar oluşan zararları açısından en son 30/05/2008 tarihine kadar idareye başvurması gerektiği, ancak bu döneme ilişkin zararların tazmininin 2014 yılında kayda giren dilekçe ile istenildiği, bu nedenle başvurunun süresinde olmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin anılan kısmı yönünden davanın reddine, 30/05/2007 tarihi ve sonrasına ilişkin dönem yönünden; davacının bu döneme ilişkin zararının mükerrer ödemeye sebebiyet vermeyecek şekilde karşılanması gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin anılan kısmının iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davacı tarafından, 2006-30/05/2007 tarihleri arasındaki dönem yönünden de başvurunun süresinde olduğu, uyuşmazlıkta devam eden zarar söz konusu olduğundan zarar dönemlerinin birbirinden koparılamayacağı, aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin hukuka aykırı olduğu iddialarıyla İdare Mahkemesi kararının aleyhine olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY:
Hakkâri ili, Çukurca ilçesi, ... köyünde ikamet etmekteyken yaşanan terör olayları nedeniyle köyünü boşaltmak durumunda kalan davacının, köyün boşaltılması sebebiyle 5233 sayılı Kanun uyarınca yaptığı başvuru sonucu, sulhname imzalanmak suretiyle 2006 yılına kadar oluşan zararları karşılanmıştır.
Davacı tarafından, halen köyüne geri dönemediğinden bahisle 2006 yılı ve sonrasında oluşan zararlarının (2006,2007,2008,2009,2010,2011,2012,2013 ve 2014 yıllarına ilişkin) 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
... İdare Mahkemesince, davanın reddi yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 24/01/2018 tarih ve E: 2016/3183, K: 2018/704 sayılı kararı ile bozulmasının ardından, karar düzeltme aşamasında Danıştay Onuncu Dairesinin 21/09/2022 tarih ve E: 2019/3956, K: 2022/4052 sayılı kararı ile anılan bozma kararı kaldırılarak, İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin davacının devam eden zararları yönünden idareye başvuru yaptığı 30/06/2014 tarihinden geriye doğru bir yıllık süreyi aşan (30/06/2013 tarihinden önceki) dönemlere ilişkin olarak uğranıldığı iddia edilen zararların karşılanması isteminin reddine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine ilişkin kısmının onanmasına, dava konusu işlemin davacının idareye başvuru yaptığı 30/06/2014 tarihinden geriye doğru bir yıllık süreye ilişkin uğranıldığı iddia edilen zararların karşılanması isteminin reddine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiş, sonrasında, ... İdare Mahkemesince, ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile anılan kısmen bozma kararına uyularak, bozulan kısım yönünden yapılan inceleme neticesinde, dava konusu işlemin, davacının idareye başvuru yaptığı 30/06/2014 tarihinden geriye doğru bir yıllık süreye ilişkin isteminin reddine yönelik kısmının iptaline karar verilmiştir.
Kararın kesinleşmesi üzerine davacı tarafından Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılmış, Anayasa Mahkemesi 27/11/2024 tarih ve B.N: 2023/29076 sayılı karar ile, süregelen müdahalelerde zarar konusu olay için somut bir tarih belirlenemeyeceği, 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un 6. maddesinde belirtilen sürelerin müdahalenin kesildiği tarihten itibaren başlatılması gerektiği, aksi yorumun başvurucunun müdahalenin başlangıcının altmışıncı gününden sonra her gün Zarar Tespit Komisyonuna başvurması sonucunu doğuracağı, sonuç olarak Zarar Tespit Komisyonuna başvuru süresine ilişkin yorumun, makul olmayan, zarar konusu olayın âdeta her yıl kesintiye uğrayarak tekrarlandığını kabul eden, aşırı şekilci olan ve başvurucunun 5233 sayılı Kanun'la getirilen tazminat imkânından yararlanmasını zorlaştıran katı bir yorum olduğu gerekçesiyle, başvurucunun Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasa'nın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın bir örneğinin Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
... İdare Mahkemesince, anılan ihlal kararının gereklerinin yerine getirilmesi amacıyla (temyize konu karar ile), 2006-30/05/2007 tarihleri arasındaki dönem yönünden; 5233 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 27/07/2004 tarihinden öncesine ait olmakla birlikte halen devam eden zararlar ve 5233 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 27/07/2004 tarihinden Kanun'un Geçici 4. maddesinde yapılan değişiklik sonucunda başvuru süresini uzatan 5666 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 30/05/2007 tarihine kadarki döneme ilişkin olarak uğranıldığı iddia edilen zararlar açısından başvuru süresinin son tarihinin 30/05/2008 tarihi olduğu, davacının, 2006 yılından 30/05/2007 tarihine kadar oluşan zararları açısından en son 30/05/2008 tarihine kadar başvurması gerektiği, ancak bu döneme ilişkin zararların tazmininin 2014 yılında kayda giren dilekçe ile istenildiği, yapılan başvurunun süresinde olmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin anılan kısmı yönünden davanın reddine, 30/05/2007 tarihi ve sonrasına ilişkin dönem yönünden; dava konusu işlemin anılan kısmının iptaline karar verilmiştir.

5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un 2. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendinde; terör dışındaki ekonomik ve sosyal sebeplerle uğranılan zararlar ile güvenlik kaygıları dışında kendi istekleriyle bulundukları yerleri terk edenlerin bu sebeple uğradıkları zararlar, Kanun'un kapsamı dışında tutulmuş, aynı Kanun'un 'Başvurunun süresi, şekli, incelenmesi ve sonuçlandırılması' başlıklı 6. maddesinde; "Zarar gören veya mirasçılarının veya yetkili temsilcilerinin zarar konusu olayın öğrenilmesinden itibaren altmış gün içinde, her hâlde olayın meydana gelmesinden itibaren bir yıl içinde zararın gerçekleştiği veya zarar konusu olayın meydana geldiği il valiliğine başvurmaları hâlinde gerekli işlemlere başlanır. Bu sürelerden sonra yapılacak başvurular kabul edilmez. Bu Kanun kapsamındaki yaralanma ve engelli hâle gelme durumlarında, yaralının hastaneye kabulünden hastaneden çıkışına kadar geçen süre, başvuru süresinin hesaplanmasında dikkate alınmaz." hükmüne yer verilmiş, 7. maddesinde ise; hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar, yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hallerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri; terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin malvarlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddi zararların, 5233 sayılı Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla idarece tazmin edileceği kurala bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un Geçici 1. maddesinde, "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde ilgili valilik ve kaymakamlıklara başvurmaları hâlinde, 19/7/1987 tarihi ile bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih arasında işlenen 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1'inci, 3'üncü ve 4'üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya anılan tarihler arasında terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararları hakkında da bu Kanun hükümleri uygulanır.", Geçici 3. maddesinde, "Bu Kanunun geçici 1'inci maddesi ve bu Kanuna 28/12/2005 tarihli ve 5442 sayılı Kanunla eklenen geçici 1'inci madde gereğince yapılan başvuruların sonuçlandırılma süresi, maddelerde öngörülen sonuçlandırılma süresinin bitiminden itibaren bir yıl uzatılmıştır. Bu sürenin de bitmesi ve başvuruların sonuçlandırılamamış olması halinde, Cumhurbaşkanı bu süreyi her defasında bir yılı aşmamak üzere uzatabilir.", Geçici 4. maddesinde ise, "Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde ilgili valilik ve kaymakamlıklara başvurmaları halinde, 19/7/1987 tarihi ile bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih arasında işlenen 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1'inci, 3'üncü ve 4'üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya anılan tarihler arasında terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararları hakkında da bu Kanun hükümleri uygulanır." kuralı yer almıştır.
5233 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesi kapsamında ilgililerin bir yıllık süre içinde müracaat edememeleri nedeniyle uğramış oldukları mağduriyetin giderilmesini ve zararlarının sulh yoluyla karşılanmasını teminen 03/01/2006 tarih ve 26042 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 28/12/2005 tarih ve 5442 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un Geçici 1. maddesi, 16/12/2006 tarih ve 26378 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/12/2006 tarih ve 5562 sayılı Kanunla 5233 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde ve 30/05/2007 tarih ve 26537 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5666 sayılı Kanunla 5233 sayılı Kanuna eklenen Geçici 4. maddesiyle, 19/07/1987 tarihinden 5233 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 27/07/2004 tarihi arasındaki dönemde 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1'inci, 3'üncü ve 4'üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya anılan tarihler arasında terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının, 5233 sayılı Kanun'un hükümlerine göre tazmin edilmesi istemiyle en son 30/05/2008 tarihine kadar idareye başvurmalarına olanak tanınmıştır.

5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun incelendiğinde, terör eylemleri ve terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle uğranılan maddi zararların tazmini bakımından iki ayrı başvuru süresinin düzenlendiği görülmektedir:
1-) 5233 sayılı Kanun’un Geçici 1. maddesinde, 19/07/1987 tarihi ile Kanun’un yürürlüğe girdiği 27/07/2004 tarihi arasındaki döneme ilişkin zararlar bakımından, Kanun’un yürürlük tarihinden itibaren bir yıl içinde ilgili valilik ve kaymakamlıklara başvuru yapılması öngörülmüştür. Anılan maddede belirtilen bir yıllık süre içinde müracaat edemeyen hak sahiplerinin mağduriyetlerinin giderilmesi ve söz konusu zararların sulh yolu ile karşılanması amacıyla; 03/01/2006 tarih ve 26042 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 28/12/2005 tarih ve 5442 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un Geçici 1. maddesi, 16/12/2006 tarih ve 26378 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/12/2006 tarih ve 5562 sayılı Kanunla 5233 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde ve 30/05/2007 tarih ve 26537 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5666 sayılı Kanun'la 5233 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 4. maddesi ile 19/07/1987- 27/07/2004 döneminde 5233 sayılı Kanun kapsamında bulunan zararların tazmini istemine ilişkin başvuru süreleri uzatılmıştır. Bir başka ifadeyle söz konusu yasal düzenlemeler uyarınca, 19/07/1987 ile 27/07/2004 tarihi arasındaki dönemde terör eylemleri ve terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle uğranılan maddi zararların karşılanması talebiyle en son 30/05/2008 tarihine kadar idareye başvurulabileceği kurala bağlanmış, 19/07/1987-27/07/2004 tarihleri arasındaki dönem 19/07/1987- 30/05/2007 şeklinde genişletilmemiş, değiştirilmemiştir.
2-) 5233 sayılı Kanun'un 6. maddesinde, bu Kanun'un yürürlüğe girdiği 27/07/2004 tarihinden sonra meydana gelen zararların karşılanması talebiyle, zarar konusu olayın öğrenilmesinden itibaren altmış gün ve her halde olayın meydana gelmesinden itibaren bir yıl içinde idareye başvurulabileceği, bu sürelerden sonra yapılacak başvuruların kabul edilmeyeceği hükme bağlanmıştır.
Buna göre, 5233 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 27/07/2004 tarihinden sonra meydana gelen zararlar bakımından Kanun’un 6. maddesinde belirlenen süreler içinde, 19/07/1987 ile 27/07/2004 tarihleri arasında meydana gelen zararlar bakımından ise Kanun’un Geçici 4. maddesinde öngörülen süre içinde idareye başvurulabileceği hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
Öte yandan, bakılan uyuşmazlıkla aynı konuda Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru üzerine verilen Anayasa Mahkemesinin 28/07/2022 tarih ve 2021/11655 Başvuru Numaralı kararında, "...Somut olayda zarar konusu olay başvurucunun mülküne ulaşmasına izin verilmemesidir. Mülke ulaşamama süregelen bir müdahale niteliğindedir. Diğer bir ifadeyle mülke erişimin kısıtlanması devam ettiği sürece başvurucunun mülkiyet hakkına yapılan müdahale de varlığını koruyacaktır. Anlık müdahalelerde 5233 sayılı Kanun'un 6. maddesinde belirtilen sürelerin müdahale tarihinden itibaren başlatılması makuldür. Buna karşılık süregelen müdahalelerde müdahale için spesifik ve tek bir tarihten söz edilemez. Süregelen müdahale -kesinti söz konusu olmadıkça- her an devam eden müdahaledir. Bu sebeple süregelen müdahalede zarar konusu olay için somut bir tarih belirlenemez (demir yolu hattından kaynaklanan titreşimler sebebiyle evde hasar oluşmasına ilişkin olarak yapılan benzer bir değerlendirme için bkz. Atay Elden, B. No: 2019/16301, 3/2/2022, § 53). Dolayısıyla bu tür müdahalelerde 5233 sayılı Kanun'un 6. maddesinde belirtilen sürelerin müdahalenin kesildiği tarihten itibaren başlatılması gerekir." denilmektedir.
Buna göre, süregelen müdahaleler sonucu oluşan ve buna bağlı olarak süregelen nitelik arz eden zararlarda, 5233 sayılı Kanun'un 6. maddesinde belirtilen sürelerin (60 gün - 1 yıl) uygulanması, ancak kesinti meydana gelmesi halinde mümkün olabilecek; başka bir anlatımla, müdahale ve zarar devam ettiği sürece başvuru süresinin geçirildiğinden bahisle süre aşımı söz konusu olmayacaktır.

Uyuşmazlık yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri ve içtihatla birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından 2006 yılı ve sonrasına ilişkin mal varlığına ulaşamamaktan kaynaklanan zararlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması talebiyle 30/06/2014 tarihinde yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, davacının başvurusunda belirtilen tarih aralığının (01/01/2006-30/06/2014) 5233 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 27/07/2004 tarihinden sonrasına ilişkin olduğu, bu nedenle davacının başvurusunun bütün halinde 5233 sayılı Kanun'un 6. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, 6. maddede belirtilen sürelerin (60 gün - 1 yıl) işlemeye başlamasının ancak zararda kesinti meydana gelmesi halinde mümkün olduğu, müdahale ve zarar devam ettiği sürece başvuru süresinin işlemeye başlamayacağı, davacının mal varlığına ulaşamamaktan kaynaklanan zararında 01/01/2006-30/06/2014 tarihleri arasında herhangi bir kesintinin mevcut olmadığı, bu nedenle davacının başvurusunun 01/01/2006-30/05/2007 tarihleri arasındaki dönem yönünden de süresinde olduğu sonucuna varıldığından, İdare Mahkemesi kararının, 01/01/2006-30/05/2007 tarihleri arasındaki dönem yönünden davanın kısmen reddine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan davacının vekalet ücretine yönelik temyiz isteminin, işbu bozma kararı üzerine yeniden karar verilirken vekalet ücretine yönelik de yeniden hüküm kurulacağından bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyize konu davanın kısmen reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,

3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/12/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.