TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Belediye Başkanlığı - ...

Dava konusu istem: İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda ruhsata ve projesine aykırı imalat yapıldığından bahisle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) ve (ç) bentleri uyarınca davacıya toplam 704.492,70 TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kadıköy Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.

... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özetle, yapı tatil tutanağı ile keşif tarihinde yapılan tespitlerin uyumlu olduğu, yapılan müdahalelerin, fiili durumda, aykırı alan oluşturulmasına yönelik yapılan köklü değişiklik olduğu ve ruhsat gerektirdiği, keşif esnasında yapılan ölçümlerde projesine aykırı imalatın 59 m², yapıda taşıyıcı elemanlara yönelik müdahale nedeniyle aykırılıktan etkilenen alanın ise 133 m² olarak ölçüldüğü, yapı tatil tutanağı ve belediye encümeni kararında belirtilen alanların uygun olduğu görüşüne varıldığı, para cezasının ve artırım nedenlerinin uygun olduğu, dava konusu para cezası tutarının doğru hesaplandığı yönünde görüş ve değerlendirmelere yer verildiği, hem dava konusu para cezasına ilişkin hesaplama raporunda, hem de bilirkişi raporunda "aykırılıktan etkilenen alanın 133 m²" olarak belirtildiği ve para cezasının 133 m² üzerinden hesaplandığı, hesaplama tablosuna ve 24/06/2021 tarihli yapı tatil tutanağına bakıldığında, aykırılığa konu alanın 59 m² olarak belirlendiği, para cezası miktarının yapı tatil tutanağı ile belirlenen aykırılıktan etkilenen alanın dikkate alınması suretiyle tespit edilmesi gerekmekte iken, yapı tatil tutanağında yer almayan ve nasıl belirlendiği de belli olmayan 133 m² alan üzerinden hesaplanan para cezasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Bilirkişi raporunda, para cezası hesaplama raporunun, onaylı proje ve yerinde yapılan tespitler ve ölçümlerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, dava konusu para cezasının ve artırım nedenlerinin yerinde olduğu yönünde değerlendirmede bulunulduğu belirtilerek temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY:
Davacı şirket, uyuşmazlığa konu taşınmazın kiracısıdır.
24/06/2021 tarihli yapı tatil tutanağı ile, ... ve ... numaralı dükkanlar arasındaki bölme duvarın kaldırılarak tek dükkan haline getirildiği, iki dükkanın asma kata çıkan projedeki merdiven yırtıklarının kapatıldığı, yeni merdiven yırtığı açılarak asma kata çıkış yapıldığı, asma katın ise krokide belirtildiği üzere tam kata dönüştürüldüğü ve aykırılığa konu alanın 59 m² olduğu tespit edilmiştir.

Dava konusu ... tarih ve ... sayılı belediye encümeni kararı ile, söz konusu tespit esas alınarak ruhsata ve projesine aykırı yapı yapıldığından bahisle 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca 133 m² aykırılıktan etkilenen alan ve yapı grubu olarak 4/A grubu esas alınarak c/5. ve 12. alt bendi uyarınca arttırım uygulanmak suretiyle 13.314,78 TL, aynı maddenin 2. fıkrasının (ç) bendi uyarınca 59 m² aykırılığa konu alan için 691.177,92 TL olmak üzere toplam 704.492,70 TL idari para cezası verilmiştir.
Bunun üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.

3194 sayılı İmar Kanununun Kanununun 8. maddesinin (g) bendinde "Bakanlık; ilgili idareler, kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılan mekansal planlamaya, harita ve parselasyona, etüt ve projelendirmeye, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni düzenlemeye, enerji kimlik belgesi hazırlanmasına ilişkin iş ve işlemler ile yapı malzemelerini; denetlemeye, aykırılıklar hakkında işlem tesis etmeye, aykırılıkları gidererek mevzuata uygun hale getirmeye yönelik değişiklik yapmaya ve onaylamaya, yapı tatil tutanağı tanzim etmeye, mühürlemeye, yıkım kararı almaya ve yıkımı gerçekleştirmeye, ilgililer hakkında idari yaptırım kararı vermeye yetkilidir. Bu görevlerden, yapı tatil tutanağı tanzim etmeye, mühürlemeye ve yıkım kararına ilişkin rapor düzenleme işi ile denetlemeye ilişkin görevler, Bakanlığın merkez ve taşra teşkilatında, denetçi belgesini haiz personel tarafından gerçekleştirilir. İlgililer Bakanlık denetçileri tarafından istenilen her türlü bilgi ve belgeyi, istenilen süre içerisinde vermek zorundadırlar. Bakanlık denetçilerinin seçimi, eğitimleri, görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esasları Bakanlıkça belirlenir." hükmüne, 21. maddesinde; "Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden (....) yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir. Ruhsat alınmış yapılarda herhangi bir değişiklik yapılması da yeniden ruhsat alınmasına bağlıdır." hükmüne, 32. maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (...) tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur.
Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır.
Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister.
Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir.
Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir. ..." hükmüne yer verilmiş, aynı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, bin Türk Lirasından az olmamak üzere, maddede belirtilen şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı düzenlenmiş; (a) bendinde; Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için idari para cezası verileceği, bu miktarların her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında bir Türk Lirasının küsuru da dikkate alınmak suretiyle artırılaracağı; (b) bendinde ise; mevzuata aykırılığı yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün olmayan, yapının cephelerini ve diğer yapı elemanlarını değiştiren veya yapı malzemesi için öngörülen gereklere aykırı bulunan uygulamalar için, Bakanlıkça yayımlanan ve aykırılığa konu imalatın tespiti tarihinde yürürlükte bulunan birim fiyat listesine göre ilgili idarece belirlenen bedelin % 20’si kadar idari para cezası verileceği, (c) bendinde ise artırım sebepleri sayılmış, (ç) bendinde ise bu fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezasının yukarıdaki bentlere göre aykırılıktan sorumlu olan yapı sahibine ve yapı müteahhidine verilen para cezalarına ayrıca ilave edileceği, bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği kurala bağlanmıştır.
03/07/2017 tarihli ve 30113 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 4. maddesinin (ssss) bendinde "Yapı tatil tutanağı: Herhangi bir şekilde ruhsat alınmadan yapıya başlanılarak kaçak inşaat yapıldığı ya da ruhsatlı yapılarda ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı tespit edildiği takdirde, ilgili idaresince yetkilendirilmiş teknik elemanlarca, yapının o andaki durumu ile birlikte aykırılıkları resim, kroki ve yazı ile belirtilen ve inşai faaliyete devam edilemeyeceğini gösteren onaylı belgeyi,
" tanımlanmıştır.

Yukarıda yer verilen hükmün değerlendirilmesinden; ruhsat alınmadan veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılan yapıların tespitine ilişkin olarak düzenlenecek yapı tatil tutanağında, aykırılıkların ölçüleri ile birlikte somut ve ayrıntılı olarak belirtilerek yapının o anki durumunun tespit edilmesi, ruhsatsız veya ruhsata aykırı inşaatın mühürlenerek durdurulması ve yapı tatil tutanağının yapı yerine asılmak suretiyle yapı sahibine tebliğ edilmesi, tebligatın bir nüshasının muhtara bırakılması gerekmektedir. Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapılara ilişkin olarak, idareler tarafından ilgililere 3194 sayılı İmar Kanununun 32. ve 42. maddelerinde düzenlenen yaptırımların uygulanabilmesi için, idarece yapının durumunu gösteren, aykırılıkların somut ve ayrıntılı olarak belirtildiği, Kanunda öngürülen usule uygun olarak düzenlenmiş bir yapı tatil tutanağının bulunması yani, imar mevzuatına aykırı yapılara, idarece uygulanacak yaptırım için ruhsatsız ya da ruhsat ve eki projeye aykırı imalatın açık bir şekilde saptanarak tutanağa bağlanması gerekmektedir. Yapı tatil tutanağının, yapının ne olduğunu, özelliklerini ve ölçülerini tereddüde yer vermeyecek açıklıkta bilgiler içermesi ve yapının durumunu ve niteliğini, ölçüsünü, yapının 3194 sayılı İmar Kanunu'nda düzenlenen yapı tanımı kapsamında olup olmadığını tespit etmeye elverişli olması gerekmektedir. Aynı zamanda, ruhsat ve eklerine veya projeye aykırı bir imalat olması durumunda ise yapılan imalatların projenin hangi kısmına aykırılık oluşturduğu yaptırıma esas alınan yapı tatil tutanağında açık ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde saptanarak tutanağa bağlanması önem arzetmektedir.
Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapılar nedeniyle verilecek para cezası miktarının belirlenmesinde dikkate alınacak temel ölçütün; yapı sınıfı ve grubu ile ruhsatsız veya ruhsata aykırı imalat alanının ve varsa aykırılıktan etkilenen alanın katılması suretiyle bulunacak alan olduğu, bu nedenle, para cezasının miktarının belirlenebilmesi için öncelikle; bu hususların yapı tatil tutanağı ile tespitinin yapılması gerektiği, bunun için de, para cezasına esas alınan yapı tatil tutanağında, ruhsatsız veya ruhsata aykırı imalat alanının ve varsa aykırılıktan etkilenen alanın nasıl belirlendiğinin ortaya konulması gerekmektedir. Para cezasının yargısal denetiminin yapılabilmesi için ruhsata aykırılıkların neler olduğunun ve aykırılıkların ölçümünün yapı tatil tutanağında açık bir şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan yapı tatil tutanağında yer verilen aykırılıklar ve ölçümleri dikkate alınarak toplam aykırılıktan etkilenen alanın yapının projesinin incelenmesi suretiyle sonradan dosya üzerinde yapılacak inceleme ile açıklığa kavuşturulmasının para cezasını sakatlamayacağı açıktır. Ruhsata aykırılığın bulunduğu yapılarda veya büyük inşatlara ilişkin aykırılıkların toplam aykırılıktan etkilenen alanın, ruhsata aykırılıkları neler olduğunun ve aykırılıkların ölçümünün yapı tatil tutanağında açık bir şekilde belirtilmesi kaydıyla mimari projesinden istifade edilmek suretiyle belirlenmesi yani aykırılıktan etkilenen toplam inşaat alanın mimari projeden tespitinin mümkün olması halinde sonradan proje üzerinden belirlenmesi hukuka aykırılık teşkil etmeyecektir.
Uyuşmazlıkta; 24/06/2021 tarihli yapı tatil tutanağı ile dükkanlar arasındaki bölme duvarların kaldırılarak tek dükkan haline getirildiğinin, iki dükkanın asma kata çıkan projedeki merdiven yırtıklarının kapatıldığının, yeni merdiven yırtığı açılarak asma kata çıkış yapıldığının, asma katın ise tam kata dönüştürüldüğünün ve aykırılığa konu alanın 59 m² olduğunun tespit edildiği, dava konusu işlem ile 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca 133 m² aykırılıktan etkilenen alan ve 4/A yapı gurubu, c/5. ve 12. altbentleri uyarınca artırım uygulanmak suretiyle 13.314,78 TL, aynı maddenin 2. fıkrasının (ç) bendi uyarınca 59 m² aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değeri olan 11.714,88 TL'nin çarpımı ile bulunan 691.177,92 TL para cezası ilave edilerek toplam 704.492,70 TL para cezasının verildiği, İstanbul 7. İdare Mahkemesince mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özetle, yapı tatil tutanağı ile keşif tarihinde yapılan tespitlerin uyumlu olduğu, davaya konu aykırılıkların, fiili durumda alan oluşturulmasına yönelik köklü değişiklik niteliğinde bulunduğu ve ruhsat gerektirdiği, yerinde yapılan ölçümde projesine aykırı imalatın 59 m², yapıda taşıyıcı elemanlara yönelik müdahale nedeniyle aykırılıktan etkilenen alanın ise 133 m² olduğunun tespit edildiği, yapı tatil tutanağı ile yapılan tespitlerin ve yapılan hesaplama sonucunda dava konusu para cezası tutarının uygun olduğu yönünde görüş ve değerlendirmelere yer verildiği görülmektedir.
Yapı tatil tutanağında projeye aykırı imalatların açık bir şekilde saptandığı, ruhsata ve projesine aykırı imalatlara ayrıntılı, ölçüleri belirli, açık, anlaşılır şekilde yer verildiği, aykırılıktan etkilenen alanın mimari projeden tespitinin mümkün olduğu, dolayısıyla yapı tatil tutanağının 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak düzenlendiği görülmektedir.
Bu durumda; İdare Mahkemesince, her ne kadar aykırılıktan etkilenen alan ölçüsüne yapı tatil tutanağında yer verilmediği, tutanakta yer almayan ve nasıl belirlendiği belli olmayan aykırılıktan etkilenen alan üzerinden idari para cezası verilmesi mümkün olmadığından, dava konusu para cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ise de; yapı tatil tutanağında ruhsata aykırı imalatların ve aykırılığa konu alan ölçüsünün tespit edildiği, aykırılıktan etkilenen alanın mimari projeden tespitinin mümkün bulunduğu, kaldı ki mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda yerinde yapılan ölçümde projesine aykırı imalatın 59 m², aykırılıktan etkilenen alanın ise 133 m² olduğunun tespit edildiği, dolayısıyla yapı tatil tutanağının yapının o andaki inşaat durumunu somut olarak tespit ettiği ve fiili duruma uygun olduğunun bilirkişi raporuyla da açıkça ortaya konulduğu dikkate alındığında, aykırılıktan etkilenen alanın 133 m² olarak esas alınması suretiyle para cezası verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından temel para cezası ve artırımlar ile (ç) bendi uyarınca verilen para cezasının incelenmesi suretiyle karar verilmesi gerektiğinden; aykırılıktan etkilenen alanın usule uygun olarak tespit edilmediği ve yapı tatil tutanağında yer almayan ve nasıl belirlendiği de belli olmayan 133 m² alan üzerinden para cezası hesaplanmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolundaki idare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu idari dava dairesi kararında isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,

2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,

3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 02/12/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.