TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı / ...

İSTEMİN_KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: 2..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Dava konusu istem: Davacı tarafından; Ankara Emniyet Müdürlüğü Hassas Bölgeler Koruma Şube Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmakta iken 01/10/1995 tarihinde Yunan Büyükelçiliği önünde nokta nöbetçisi olarak görevli olduğu esnada karşıdan karşıya geçerken meydana gelen trafik kazası sonucu yaralandığından bahisle uğradığı iddia edilen zararlarına karşılık 390.000,00 TL (miktar artırımı sonucu 635.023,28 TL) maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Mahkemelerinin 23/06/2021 tarihli kararının Danıştay Onuncu Dairesinin 24/11/2021 tarih ve E: 2021/5077, K: 2021/5805 sayılı kararı ile maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmının onanmasına, maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen reddine ilişkin kısmı ile kabul edilen maddi ve manevi tazminata işletilecek yasal faizin başlangıcı yönünden bozulmasına karar verilmesi üzerine bozma kararına uyularak bozulan kısımlar yönünden yeniden yapılan inceleme sonucunda, davacının kamu görevlisi olduğu ve kamu görevini yürütürken özel bir aracın çarpması sonucunda yaralandığı dikkate alındığında, idarenin, kamu hizmetinin yerine getirilmesinde, hizmetin işleyişinde ve düzenlenişinde kusuru olmasa bile kusursuz sorumluluk ilkesine göre davacının nedensellik bağı kurulabilen özel ve olağan dışı zararının tazmin edilmesi gerektiği, bozma kararı uyarınca yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunan 15/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda 635.023,287 TL maddi tazminat hesaplandığı, davacının söz konusu olay sebebiyle malul olduğu, erken yaşta mesleğinden ayrılmak zorunda kaldığı göz önünde bulundurularak 10.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 30/11/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davalı tarafından; tazmin sorumluluğunun doğması için hizmet kusurunun bulunması gerektiği, davacının aylığında bir azalma olmadığından maddi zararının bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davacı tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY:
Dosyanın incelenmesinden; davacının Ankara Emniyet Müdürlüğü Hassas Bölgeler Koruma Şube Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmakta iken 01/10/1995 tarihinde Yunan Büyükelçiliği önünde nokta nöbetçisi olarak görevli olduğu esnada karşıdan karşıya geçerken meydana gelen trafik kazası sonucu yaralandığından bahisle uğradığı iddia edilen zararlarına karşılık 390.000,00 TL (miktar artırımı sonucu 635.023,28 TL) maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Anayasanın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Kusursuz sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevini yaparken, görevi nedeniyle uğramış olduğu zararların da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir.

Uyuşmazlıkta; İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı, 205.357,63 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminat isteminin kabulü, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat isteminin reddi yolundaki kararın Danıştay Onuncu Dairesince temyizen incelenmesi sonucu maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmının onanmasına, maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen reddine ilişkin kısmının ise bozulmasına karar verildiği, bu karara karşı davalı idare tarafından yapılan karar düzeltme isteminin de reddedildiği dolayısıyla anılan İdare Mahkemesi kararının 205.357,63 TL maddi tazminat ile 1.000,00 TL manevi tazminatın kabulüne ilişkin kısımlarının kesinleştiği anlaşılmaktadır.

İdare Mahkemesince bozma kararına uyularak bozma kararı doğrultusunda yeniden hesaplama yaptırıldığı, hükme esas alınan 15/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda, kesinleşen kısım da dahil edilerek 635.023,28 TL maddi tazminat hesaplandığı, Mahkeme Kararının hüküm fıkrasında her ne kadar onanan kısmına istinaden ödeme yapılmış ise bu miktar yönünden tekerrür ödemede bulunulmamak suretiyle denilmişse de kesinleşen 205.357,63 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminat dahil edilerek maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinin mükerrerliğe sebep olduğu anlaşılmakta olup, bozma kararı üzerine, kesinleşen maddi ve manevi tazminatlar da dahil edilerek hüküm kurulmasında ve davalı idare aleyhine, kesinleşen kısımlar da dahil edilmek suretiyle vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Bu itibarla, davanın kabulü yönündeki temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;

1.Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE,
2.... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA,

3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/11/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.