DANIŞTAY
ONUNCU DAİRE
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ...
2- ...
3- ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı / ANKARA
İSTEMLERİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Dava konusu istem: 10/10/2015 tarihinde Ankara Garı önünde canlı bomba eylemi şeklinde gerçekleştirilen olayda vefat eden ...'ın yakınları davacılar tarafından, uğranıldığı iddia edilen maddi zararların tazmini istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile olayda idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle, uğranıldığı ileri sürülen maddi zararlara karşılık 35.000,00 TL (miktar artırımı ile ... için 633.919,58 TL, ... için 3.820,39 TL) maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; davacıların maddi tazminat talebinin zımnen reddine ilişkin işlemin iptali isteminin ön kararların kesin ve yürütülebilir işlem niteliği taşımadığı gerekçesiyle incelenmeksizin reddine, maddi tazminat yönünden; terör eylemi niteliğindeki olayda idarenin sosyal risk ilkesi gereğince sorumluluğunun bulunduğu, yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen hesap raporunun hükme esas alınabilecek yeterlikte olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davacı ...'ın maddi tazminat isteminin kabulü ile 633.919,58 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, davacı ...'ın maddi tazminat isteminin kabulü ile 3.820,39 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine,...'in maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacıların istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine (Kararda sehven davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne şeklinde yazılmıştır.), hizmet kusuru bulunmayan terör olayında maddi tazminat hesabının 5233 sayılı Kanun'a göre yapılması gerektiği gerekçesiyle, İdare Mahkemesi kararının ön kararın iptali isteminin incelenmeksizin reddine ilişkin kısmı ile...'in maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısımlarına yönelik davacıların istinaf başvurusunun reddine, İdare Mahkemesi kararının ... ve ...'ın maddi tazminat istemlerine ilişkin kısımlarının kaldırılmasına, 5233 sayılı Kanun'a göre hesaplanan 32.640,65 TL maddi tazminatın mirasçılık paylarına göre idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davacılar tarafından, maddi tazminat hesabının genel hükümlere göre yapılması gerektiği, 5233 sayılı Kanun'un genel hükümlere göre maddi tazminat talep edilmesini engellemediği, yeniden hesap raporu alınması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, uyuşmazlığın 5233 sayılı Kanun kapsamında çözümlenmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY:
10/10/2015 tarihinde Ankara Garı önünde canlı bomba eylemi şeklinde gerçekleştirilen olayda vefat eden ...'ın yakınları tarafından, uğranıldığı iddia edilen maddi zararların tazmini istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile olayda idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle, uğranıldığı ileri sürülen maddi zararlara karşılık maddi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
17/07/2004 tarihinde kabul edilip, 27/07/2004 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un, 1. maddesinde, ''Bu Kanunun amacı, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemektir.''; 2. maddesinin 1. fıkrasında, ''Bu Kanun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsar; 7. maddesinde, ''Bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla karşılanabilecek zararlar şunlardır: a) Hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar, b) Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri, c) Terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddî zararlar''; 8. maddesinin 1. fıkrasında, ''7 nci maddede belirtilen zararlar, zarar görenin beyanı, adlî, idarî ve askerî mercilerdeki bilgi ve belgeler göz önünde tutularak olayın oluş şekli ve zarar görenin aldığı tedbirlere göre, zarar görenin varsa kusur veya ihmalinin de göz önünde bulundurulması suretiyle, hakkaniyete ve günün ekonomik koşullarına uygun biçimde komisyon tarafından doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile belirlenir.''; 9. maddesinde, ''Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın; a) Yaralananlara altı katı tutarını geçmemek üzere yaralanma derecesine göre, b) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından üçüncü derece olarak tespit edilenlere dört katından yirmidört katı tutarına kadar, c) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından ikinci derece olarak tespit edilenlere yirmibeş katından kırksekiz katı tutarına kadar, d) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından birinci derece olarak tespit edilenlere kırkdokuz katından yetmişiki katı tutarına kadar, e) Ölenlerin mirasçılarına elli katı tutarında, nakdî ödeme yapılır. Nakdî ödemenin tespitine esas tutulacak miktar, ödeme yapılmasına ilişkin valinin veya Bakanın onayı tarihinde geçerli gösterge ve katsayı rakamları esas alınarak belirlenir. Birinci fıkranın (e) bendine göre belirlenen nakdî ödemenin mirasçılara intikalinde 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun mirasa ilişkin hükümleri uygulanır. Cumhurbaşkanı, nakdî ödemeye esas tutulan gösterge rakamını yüzde otuza kadar artırmaya veya kanunî sınıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu Kanun kapsamındaki zararlardan dolayı, zarar gören kişilere gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri tarafından yapılan ödemeler sebebiyle Devlete rücu edilemez. Nakdî ödemenin şekli, tutarı, yaralanma ve engellilik derecelerinin tespitine ilişkin esas ve usuller yönetmelikle belirlenir.''; 12. maddesinde, "Komisyon, doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile yaptığı tespitten sonra 8 inci maddeye göre belirlenen zararı, 9 uncu maddeye göre hesaplanan yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerindeki nakdî ödeme tutarını, 10 uncu maddeye göre ifa tarzını ve 11 inci maddeye göre mahsup edilecek miktarları dikkate alarak, uğranılan zararı sulh yoluyla karşılayacak safi miktarı belirler. Komisyonca, bu esaslara göre hazırlanan sulhname tasarısının örneği davet yazısı ile birlikte hak sahibine tebliğ edilir. Davet yazısında hak sahibinin sulhname tasarısını imzalamak üzere otuz gün içinde gelmesi veya yetkili bir temsilcisini göndermesi gerektiği, aksi takdirde sulhname tasarısını kabul etmemiş sayılacağı ve yargı yoluna başvurarak zararının tazmin edilmesini talep etme hakkının saklı olduğu belirtilir. Davet üzerine gelen hak sahibi veya yetkili temsilcisi sulhname tasarısını kabul ettiği takdirde, bu tasarı kendisi veya yetkili temsilcisi ve komisyon başkanı tarafından imzalanır. Sulhname tasarısının kabul edilmemesi veya ikinci fıkraya göre kabul edilmemiş sayılması hâllerinde bir uyuşmazlık tutanağı düzenlenerek bir örneği ilgiliye gönderilir. Sulh yoluyla çözülemeyen uyuşmazlıklarda ilgililerin yargı yoluna başvurma hakları saklıdır.'' hükümleri bulunmaktadır.
Anılan Kanun'a dayanılarak çıkarılan Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin "Yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hallerinde yapılacak ödemeler" başlıklı 21. maddesinde de, "Yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hâllerinde (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın; a) Yaralananlara, altı katı tutarını geçmemek üzere, onda birinin doktor veya sağlık kurulu raporu ile belirlenen iş ve güce engel olma süresi ile çarpımı sonucunda belirlenecek tutarda, b) Çalışma gücü kaybı derece ve oranları için ekli cetvelde (EK-D) belirlenen katı tutarında, c) Ölenlerin mirasçılarına elli katı tutarında, nakdî ödeme yapılır." kuralı bulunmaktadır.
Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının ... ve ...'ın Maddi Tazminat İstemlerinin İşletilecek Yasal Faizin Başlangıç Tarihi Dışındaki Kısımları ile Ön Karara İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın belirtilen kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının ... ve ... Lehine Hükmedilen Maddi Tazminata İşletilecek Yasal Faizin Başlangıç Tarihine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Faiz; en basit biçimiyle, idarenin tazmin borcu bağlamında; kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatı ödediği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanuna göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, uyuşmazlık bakımından ön karar başvurusunda bulunulduğu tarihteki haliyle 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği; bu isteklerinin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabileceği kuralı yer almaktadır.
İdari işlem ve eylemlerden dolayı uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak idareye başvuru tarihinin, dava dilekçesinde yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin bir istemde bulunulmaması halinde ise dava tarihinin esas alınması Danıştay içtihatlarında genel kabul görmüş ve istikrar kazanmıştır.
Bakılan davada davacıların dava dilekçesinde, hükmedilecek maddi tazminat tutarlarına başlangıç tarihine ilişkin bir belirleme yapmaksızın sadece yasal faiz işletilmesi yönünde talepte bulunduğu dikkate alınarak hükmedilen maddi tazminat tutarına davanın açıldığı tarihten itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, Bölge İdare Mahkemesince hükmedilen maddi tazminat tutarına idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Bu durumun bir hatadan kaynaklandığı anlaşıldığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan; "6-Davacılara 32.640,65 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 09/12/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine," ibaresinin; "6-Davacılara 32.640,65 TL maddi tazminatın davanın açıldığı tarih olan 07/04/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının...'in Maddi Tazminat İstemine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Bölge İdare Mahkemesince, İdare Mahkemesi kararının...'in maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmına yönelik davacının istinaf başvurusunun reddedildiği görülmektedir.
...'ın müteveffa ...'ın mirasçısı olduğu ve İdare Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurduğu, Bölge İdare Mahkemesince uyuşmazlığın 5233 sayılı Kanun kapsamında çözümlendiği dikkate alındığında adı geçen davacı yönünden de 5233 sayılı Kanun'a göre hesaplanan maddi tazminat tutarının miras hissesine isabet eden kısmının davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, davacının istinaf başvurusunun reddedilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesince,...'in maddi tazminat istemine ilişkin kısım yönünden yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının; ön karara ilişkin kısmının ONANMASINA, ... ve ...'ın maddi tazminat istemine ilişkin kısmının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,...'in maddi tazminat istemine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 26/11/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.