TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı / ...

İSTEMLERİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Dava konusu istem: Davacı tarafından, 10/10/2015 tarihinde Ankara Tren Garı önünde meydana gelen bombalı terör saldırısı sonucunda yaralanmasında idarenin sorumluluğunun bulunduğundan bahisle, maddi ve manevi zararlarının tazmini amacıyla İçişleri Bakanlığına yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 35.000,00 TL (miktar artırımı ile 1.804.966,00 TL) maddi tazminatın ve 350.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

...İdare Mahkemesinin...tarih ve E..., K... sayılı kararıyla; terör eylemi niteliğindeki olayın meydana gelmesinde idarenin hizmet kusuru bulunmamakla birlikte sosyal risk ilkesi gereğince sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, ön kararın iptali istemi yönünden; ön kararların iptal davasına konu edilebilmelerinin mümkün olmadığı gerekçesiyle iptal isteminin incelenmeksizin reddine, maddi tazminat yönünden; yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen hesap raporunun hükme esas alınabilecek yeterlikte olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, 1.804.966,00 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, manevi tazminat yönünden; davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; tarafların istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine, (Kararda sehven davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne şeklinde yazılmıştır.) maddi tazminat hesabının 5233 sayılı Kanun'a göre yapılmadığı ve hükmedilen manevi tazminat tutarının isabetli olmadığı gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararının maddi ve manevi tazminata ilişkin kısımlarının kaldırılmasına, 5233 sayılı Kanun'a göre hesaplanan 26.112,52 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, takdiren 50.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davacı tarafından, maddi tazminat hesabının genel hükümlere göre yapılması gerektiği, 5233 sayılı Kanun'un genel hükümlere göre maddi tazminat talep edilmesini engellemediği, hükmedilen manevi tazminat tutarının yetersiz olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, olayın idarenin hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluğunu gerektirecek bir olay olmayıp terör eylemi niteliğinde olduğu, hükmedilen manevi tazminat tutarının yüksek olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının idareleri aleyhine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Taraflarca karşılıklı olarak temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY:
Davacı tarafından, 10/10/2015 tarihinde Ankara Tren Garı önünde meydana gelen bombalı terör saldırısı sonucunda yaralanmasında idarenin sorumluluğunun bulunduğundan bahisle, maddi ve manevi zararlarının tazmini amacıyla İçişleri Bakanlığına yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık maddi ve manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

Manevi zarar; kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, ölüm veya uğranılan diğer cismani zarar nedeniyle duyulan acı ve ızdırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran belli ağırlıktaki her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmektedir. Kendisinin veya yakınlarının uğradığı tecavüz, saldırı veya meydana gelen bir ölüm olayı sonucunda; fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir.
Manevi tazminat, kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın, olayın ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı bir miktarda olması gerekmektedir.

Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının Ön Karara İlişkin Kısmı İle Maddi Tazminata İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın belirtilen kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının Manevi Tazminata İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında davacı lehine 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği görülmektedir. Olay nedeniyle davacının %70 oranında engelli hale geldiği dikkate alındığında, hükmedilen manevi tazminat tutarının yetersiz olduğu sonucuna varıldığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının davacının manevi tazminat istemine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının; ön karara ilişkin kısmı ile maddi tazminata ilişkin kısımlarının -oy birliğiyle- ONANMASINA, manevi tazminata ilişkin kısmının -oy çokluğuyla- BOZULMASINA,

3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 26/11/2025 tarihinde, kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY:
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmının usul ve hukuka ve Dairemiz'in manevi tazminat ile ilgili süregelen içtihatlarına uygun olduğu, bu kısmın onanması gerektiği oyuyla Daire kararının aksi yöndeki bu kısmına katılmıyorum.