TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ...
2- ...
3- ...
4- ...

TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Genel Komutanlığı

İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine ilişkin kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları ...'ın Şırnak İli, Merkez İlçesi, Kasrik Jandarma Karakol Komutanlığı emrinde uzman çavuş olarak görev yapmaktayken 14/05/2018 tarihinde karakol misafirhanesinde Uzman Çavuş A.U'nun aynı odada kalan Uzman Çavuş K.Y.'a ait silahı kurcaladığı sırada tabancanın kazaen ateş alması neticesinde başına isabet eden tek kurşunla hayatını kaybetmesinde idarenin sorumluluğu bulunduğu ileri sürülerek müteveffanın babası ... için 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 140.081,16 TL) maddi, 100.000,00 TL manevi, annesi ... için 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 197.735,42 TL) maddi, 100.000,00 TL manevi, kardeşleri ... ve ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu olay akabinde yapılan idari soruşturma sonucunda hazırlanan ve 16/05/2018 tarihinde komutanlıkça onaylanan idari tahkikat raporunda, olayın Jandarma Uzman Çavuş A. U.'nun silahla dikkatsiz, tedbirsiz davranarak ihmal sonucu kazaen arkadaşı Jandarma Uzman Çavuş ...'ı baş kısmından vurmak suretiyle ölümüne sebep olduğu, ölüme sebebiyet veren A.U. hakkında meslekten çıkarma disiplin cezasıyla cezalandırılması teklifinin getirildiği, dosya içinde yer alan bilgi ve belgeler incelendiğinde kazaya sebep olan personel dahil tüm personele "emniyet ve kaza önleme talimatının" tebliğ edildiği, "Emniyet ve Kaza Önleme Kurulu" tarafından uyulması gerekli önlemlere ilişkin emirlerin yine tüm personele tebliğ edildiği, personelin aktif görevde olmadıkları bir zamanda/mesai saati dışında uyumak için kullandıkları misafirhane odasında iken emniyet ve kazaya ilişkin belirlenen kurallara uymadığı anlaşılan Jandarma Uzman Çavuş A.U.'nun eylemi nedeniyle olayın meydana geldiği hususu göz önüne alındığında meydana gelen zararın idarenin eyleminden kaynaklanmadığı, başka bir deyişle idarenin eylemi ile zarar arasında eylemi idari kılacak bir illiyet bağından söz etmek mümkün olmamakla birlikte, müteveffanın muvazzaf asker olduğu, mesai saatleri dışında bölge şartları ve görevinin icabı olarak zarureten jandarma karakoluna ait misafirhanede kaldığı, bu esnada Devletin sorumluluğu ve güvencesi altında bulunduğu gözetildiğinde, davacıların maddi ve manevi zararlarının "kusursuz sorumluluk" ilkesi kapsamında karşılanması gerektiği gerekçesiyle davacıların destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanabilmesi için, dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 07/03/2020 tarihli bilirkişi raporunda, müteveffanın annesi ...'ın 197.735,42 TL, babası ...'ın 140.081,16 TL destekten yoksun kalma zararının bulunduğunun belirlendiği, bilirkişi raporu hükme esas alınabilir nitelikte bulunarak ve davacılar tarafından verilen miktar artırım dilekçesi gözetilerek ... için 197.735,42 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL'sine idareye başvuru tarihi olan 13/07/2018 tarihinden, 196.735,42 TL'sine miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 09/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, ... için 140.081,16 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL'sine idareye başvuru tarihi olan 13/07/2018 tarihinden, 139.081,16 TL'sine miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 09/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, dava konusu olayın oluş şekli ve niteliği gözetilerek takdiren müteveffanın annesi ... ve babası ... için ayrı ayrı 40.000,00 TL, kardeşleri ... ve ... için ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 13/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.

... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ...İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI:
Davacılar tarafından, hükmedilen maddi tazminat istemlerinin tümüne idareye başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesi ve manevi tazminat istemlerinin tamamının kabulüne karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, dava konusu olayın 3. kişinin kusurundan kaynaklandığı, idarelerinin hizmet kusuru bulunmadığı gibi kusursuz sorumluluğunu gerektirir bir durumun da bulunmadığı bu nedenle davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Davalı idare tarafından, davacıların temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmakta olup; davacılar tarafından savunma verilmemiştir.

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY:

davacılar yakını ...'ın Şırnak İli, Merkez İlçesi, Kasrik Jandarma Karakol Komutanlığı emrinde uzman çavuş olarak görev yapmaktayken 14/05/2018 tarihinde karakol misafirhanesinde Uzman Çavuş A.U'nun aynı odada kalan Uzman Çavuş K.Y.'a ait silahı kurcaladığı sırada tabancanın kazaen ateş alması neticesinde başına isabet eden tek kurşunla hayatını kaybetmesinde idarenin sorumluluğu bulunduğu davacılar tarafından ileri sürülerek müteveffanın babası ... için 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 140.081,16 TL) maddi, 100.000,00 TL manevi, annesi ... için 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 197.735,42 TL) maddi, 100.000,00 TL manevi, kardeşleri ... ve ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Kusursuz sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevini yaparken, görevi nedeniyle uğramış olduğu zararların da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir.

A- Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davacıların Maddi Tazminat İstemlerinin Kabulüne İlişkin Kısmına Yönelik Yapılan İstinaf Başvurularının Reddine İlişkin Kısımının İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, hükmedilen maddi tazminat miktarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi dışındaki kısımlar yönünden usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu yönlerden bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay’ın içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un Geçici 7. maddesiyle de, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.
Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.
Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırım suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, artırılan tazminat miktarı bakımından da idareye başvuru tarihi olan 13/07/2018 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğinden, davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "... İdare Mahkemesi'nce verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine,," ibaresinin, "... İdare Mahkemesi'nce verilen...gün ve E:..., K:... sayılı karara karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının maddi tazminatın kabulüne ilişkin kısmının reddiyle ... için hükmedilen 197.735,42 TL maddi tazminat ile ... için hükmedilen 140.081,16 TL maddi tazminatın, idareye başvuru tarihi olan 13/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

B- Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davacıların Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine İlişkin Kısmına Yönelik Yapılan İstinaf Başvurularının Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:

Manevi tazminat, kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın, zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekmekte ise de, tam yargı davalarının niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı bir miktarda olması gerekmektedir.

Temyiz konusu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, ... İdare Mahkemesi kararının müteveffanın annesi ... ve babası ... için ayrı ayrı 40.000,00 TL, kardeşleri ... ve ... için ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun bulunarak davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmişse de manevi tazminat, ilgililerin duyduğu elem ve üzüntünün kısmen giderilmesini sağlayan manevi bir tatmin aracı olduğu gözetildiğinde, dava konusu olay nedeniyle davacılardan ... ve ...'ın evlatlarını, ... ve ...'ın kardeşlerini genç yaşta, vahim bir olay neticesinde kaybetmesi göz önünde bulundurulduğunda davacıların manevi varlığında meydana gelen zararın giderilebilmesi için manevi tazminat istemlerinin tamamının kabulüne hükmolunması gerekirken kısmen kabulüne, kısmen reddine hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;

1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,

2. Davacıların temyiz istemlerinin KABULÜNE,

3. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin ...İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurularının reddine ilişkin kısmının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmına yönelik yapılan istinaf başvurularının reddine İlişkin kısmının BOZULMASINA,

4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine 26/11/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.