TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Belediye Başkanlığı - ...

Dava konusu istem: İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda ruhsata aykırı imalatlar yapıldığından bahisle, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca toplam 482,403,89 TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kadıköy Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.

... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu işlemin dayanağını oluşturan yapı tatil tutanağında, her ne kadar yapının sınıf ve grubu belirtilmeksizin "sağ yan cephede ve arka cephede kuranglezlerin büyütüldüğü ve daireye katıldığı, sağ yan cephede kış bahçesi yapıldığı" tespitlerine yer verildiği görülmekte ise de, yapının sınıf ve grubunun, işlem tesis edilmeden önce yapı kullanım izin belgesinden de tespit edilebileceği ve idarenin de temel para cezası hesaplarken yapı kullanım izin belgesinde yer alan yapı sınıf ve grubunu esas alarak temel para cezasını hesapladığı görüldüğünden, yapı sınıf ve grubunun dava konusu işleme dayanak yapı tatil tutanağında yer almamasının yapı tatil tutanağını kusurlandıracak mahiyette bir eksiklik olarak görülmediği, ancak, yapı tatil tutanağında toplam aykırılık alanı olarak 67,54 m² tespit edilmesine karşın, aykırılıktan etkilenen alana ilişkin herhangi bir tespit yapılmadığı halde, dava konusu işlem ile aykırılıktan etkilenen toplam inşaat alanının 166,74 m² olarak belirlendiği ve bu değerin esas alınarak temel para cezasının hesaplandığı, ancak tespit edilen 166,74 m² aykırılıktan etkilenen alanın ne şekilde hesaplandığına ilişkin gerek dava konusu işleme ilişkin hesaplama raporunda, gerek idarenin sunduğu bilgi belgelerde, gerekse yapı kullanma izin belgesinde bir açıklamaya yer verilmediği, aykırılıktan etkilenen alan somut olarak ortaya konulmadan düzenlenen ... tarih ve ... sayılı yapı tespit ve inceleme tutanağına dayanılarak davacıya 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrası uyarınca para cezası verilmesine ilişkin dava konusu encümen kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY:
Uyuşmazlığa konu taşınmaz üzerindeki binanın 1. bodrum katında yer alan 1 numaralı bağımsız bölümde, sağ yan cephede ve arka cephede kuranglezlerin büyütüldüğü ve daireye katıldığı, sağ yan cephede kış bahçesi yapıldığı hususu ... tarih ve ... sayılı yapı tespit ve inceleme tutanağı ile tespit edilmiştir.
Anılan yapı tatil tutanağına dayanılarak, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a), (c) ve (ç) bendi uyarınca davacıya toplam 482,403,89 TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kadıköy Belediye Encümeni kararı alınmıştır.
Bunun üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT ve HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesinde; "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. Ancak, davanın ihbarı Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re'sen yapılır. Bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçilir ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.'' hükmüne yer verilmiştir.
Atıf yapılan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu yerine çıkarılan ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Bilirkişiye başvurulması gereken haller" başlıklı 266. maddesinin 1. fıkrasında, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." hükmüne yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. ... Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası muhtara bırakılır, bir nüshası da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderilir. ..." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, maddede öngörülen şekilde hesaplanan idari para cezaları uygulanacağı belirtilmiş, aynı fıkranın (a) bendinde; Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için para cezası uygulanacağı, aynı fıkranın (c) bendinin 5. alt bendinde; uygulama imar planı bulunan bir alanda yapılmış ise cezanın %20 oranında, 10. alt bendinde; yapı kullanma izin belgesi alınmış olmakla birlikte, ruhsat alınmaksızın yeni inşaî faaliyete konu ise cezanın %100 oranında, 12. alt bendinde ise; inşai faaaliyet tamamlanmış ve kullanılıyor ise cezanın %20 oranında arttırılarak hesaplanacağı hüküm altına alınmış, aynı fıkranın (ç) bendinde ise; "bu fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezası yukarıdaki bentlere göre aykırılıktan sorumlu olan yapı sahibine ve yapı müteahhidine verilen para cezalarına ayrıca ilave edilir. Bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezası tahsil edilmez." hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davalı idare tarafından 2 adet hesaplama raporu düzenlendiği; dava konusu işlemin dayanağı yapı tatil tutanağında aykırılığa konu alanın 67,54 m² olarak tespit edildiği ve bu 67,54 m² üzerinden 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendi uyarınca 459.598,22 TL ilave para cezasının hesaplandığı, 166,74 m² aykırılıktan etkilenen alan üzerinden ise, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi üzerinden temel para cezasının hesaplandığı ve bu temel para cezasına (c) bendinin 5., 10. ve 12. alt bentleri uyarınca artırımlar uygulandığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesince, aykırılıktan etkilenen alan hesabının dosyadan anlaşılamadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu temyize konu İdari Dava Dairesi kararı ile reddedilmiş ise de, aykırılıktan etkilenen alan hesabının doğru yapılıp yapılmadığının tespiti teknik bilgiyi gerektirdiğinden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Bu durumda; teknik bilgiyi gerektiren bu davada yerinde yaptırılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda temel para cezasının, artırım nedenlerinin ve (ç) bendinin hukuka uygun olup olmadığı değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğinden, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,

2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,

3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 25/11/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.