TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Belediye Başkanlığı

Dava konusu istem: İstanbul ili, Beykoz ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, ... ada, ... sayılı parselde yer alan taşınmaz üzerinde ruhsatsız şekilde inşai faaliyet gerçekleştirildiğinin tespitine ilişkin 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca düzenlenen ... tarih ve ... sayılı yapı tatil tutanağı ile anılan yapı tatil tutanağındaki tespitler doğrultusunda aynı Kanun'un 13. maddesi uyarınca ruhsatsız yapıların yıkımına ve davacıya 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi ile (c) bendinin 1., 4.,7.,8.,12. ve 13. alt bentleri ve (ç) bendi uyarınca toplam 85.502,71 TL para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Beykoz Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.

... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu işlemlerden yapı tatil tutanağı yönünden, "Yapı tatil tutanağının, iki teknik eleman ve bir zabıta memuru tarafından düzenlendiği, somut, ayrıntılı ve gerekçeli tespitler içerdiği, ruhsatsız yapıların krokisinin çizildiği ve bu durumun görsel veriler ile desteklendiği, bir örneğinin de yapıların muhtelif cephelerine asıldığı hususları dikkate alındığında, 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda belirtilen usule uygun olarak düzenlendiği belirtilmek suretiyle hukuka aykırılık bulunmadığı", dava konusu encümen kararının yıkıma ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi ile (c) bendinin 1,7,8 ve 12 numaralı alt bentlerine ilişkin kısmı yönünden; "Yapı tatil tutanağı, fotoğraflar ve diğer belgeler incelendiğinde, davaya konu taşınmaz üzerindeki imalatların, ruhsatsız olarak inşa edildiği hususunda şüphe bulunmadığı, bunların 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesi hükmünde tanımlanan yapı niteliğini taşıdığı ve bu yönüyle de ruhsat gerektirdiğinden bahisle, söz konusu tespitlerin aksini ortaya koyacak hukuken kabul edilebilir bir bilgi ve belgenin davacı tarafından dosyaya sunulamamış olması, tespit edilen aykırılıkların sınıfının 3-A ve 1-B olması, yapıların ruhsatsız ve halen kullanılıyor durumda olması, hisseli parselde diğer maliklerin muvafakati alınmaksızın özel kanunlar ile belirlenmiş özel imar rejimine tabi bir alanda yapılmış olması hususları gözönünde bulundurulduğunda, dava konusu işlemin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı", dava konusu Encümen Kararının 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 4 ve 13 numaralı alt bentlerine ilişkin kısmı yönünden, "Dava konusu ruhsatsız yapıların mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal emniyetini tehdit ettiğine, çevre ve görüntü kirliliğine sebebiyet verdiğine ilişkin dava konusu işlemde ve işlemin dayanağı yapı tatil tutanağında bu yönde herhangi bir tespite ve değerlendirmeye yer verilmediği gibi somut bilgi ve belgenin de sunulamaması nedeniyle bu kısımda hukuka uygunluk bulunmadığı", dava konusu encümen kararının 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendine ilişkin kısmı yönünden; "İlgililerin dava açma haklarını kullanabilmelerini sağlamanın ve belirlilik ilkesinin gereği olarak para cezasının ne şekilde hesaplandığının, artırıma esas alınan alanın m2'sinin ve hesaplamaya esas alınan asgari metre kare birim değeri ile idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezası tahsil edilmeyeceği hususunun dava konusu işlemde açıkça belirtilmesi gerekliliğinden bahisle hukuka uyarlılık bulunmadığı" sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemlerden yapı tatil tutanağı ile encümen kararının yıkım ve para cezasının 43.648,87 TL'lik kısmı yönünden davanın reddine, para cezasının 41.835,85 TL'lik kısmının iptaline karar verilmiştir.

İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Dava konusu işlemlerin usul ve hukuka uygun tesis edildiği belirtilerek İdare Dava Dairesi kararının aleyhlerine olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Cevap verilmemiştir.

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

3194 sayılı İmar Kanununun 4. maddesinde; bu Kanunun ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı, 42. maddesinin 2. fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, bin Türk Lirasından az olmamak üzere, maddede belirtilen şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı düzenlenmiş; (a) bendinde; Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için idari para cezası verileceği, bu miktarların her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında bir Türk Lirasının küsuru da dikkate alınmak suretiyle artırılaracağı; (b) bendinde; mevzuata aykırılığı yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün olmayan, yapının cephelerini ve diğer yapı elemanlarını değiştiren veya yapı malzemesi için öngörülen gereklere aykırı bulunan uygulamalar için, Bakanlıkça yayımlanan ve aykırılığa konu imalatın tespiti tarihinde yürürlükte bulunan birim fiyat listesine göre ilgili idarece belirlenen bedelin % 20’si kadar idari para cezası verileceği düzenlenmiş, (c) bendinde artırım sebepleri sayılmış, (c) bendinin 4. alt bendinde; mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal emniyetini tehdit ediyor ise cezaya %100,13. alt bendinde ise; çevre ve görüntü kirliliğine sebebiyet verilmiş ise cezaya %20 ilave olunacağı, (ç) bendinde, "Bu fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezası yukarıdaki bentlere göre verilen para cezalarına ayrıca ilave edilir. Bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezası tahsil edilmez." hükmü getirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davalı idare elemanları tarafından "İstanbul ili, Beykoz ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, ... ada, ... sayılı parselde yer alan taşınmaz"da yapılan denetimde, ruhsatsız şekilde inşai faaliyet gerçekleştirildiğinin tespit edilerek ... tarih ve ... sayılı yapı tatil tutanağı düzenlendiği ve anılan yapı tatil tutanağındaki tespitler doğrultusunda 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'un 13. maddesi uyarınca ruhsatsız yapıların yıkımına ve davacıya 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi ile (c) bendinin 1., 4.,7.,8.,12. ve 13. alt bentleri ve (ç) bendi uyarınca toplam 85.502,71 TL para cezası verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı, davada ilk derece Mahkemesince dava konusu işlemlerden yapı tatil tutanağı, encümen kararının yıkım kısmı ile para cezasının temel para cezası ile bu cezaya 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 1.,7.,8. ve 12. alt bentleri uyarınca artırım uygulanmasına ilişkin kısımları yönünden davanın reddine, 4. ve 13. alt bentler ile (ç) bendine ilişkin kısımlarının iptaline karar verilmiş, anılan karara yapılan istinaf başvurusunun reddi üzerine davalı idare tarafından temyize konu kararın dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin kısımlarının temyiz edildiği görülmektedir.
Temyize konu kararın 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 4. ve 13. alt bentlerine ilişkin kısmı yönünden;
3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının ruhsatsız yapılara verilecek para cezaları (c) bendinde belirtilen artırım nedenleri de dikkate alınarak hesaplanırken ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapıların çevre ve görüntü kirliliğine sebebiyet verildiğinin ya da yapının mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal emniyetini tehdit ettiğinin ön kabul olarak değerlendirilmesi mümkün olmayıp, ruhsatsız imalatların çevre ve görüntü kirliliği oluşturduğuna ya da yapının mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal emniyetini tehdit ettiği dair tutanak veya işlemde somut bir tespitin bulunması gerekmektedir. Davalı idare tarafından savunma ekinde sunulan işlem dosyasında yer alan evrak içinde, inşaat mühendisi olan iki teknik elemanı tarafından düzenlenmiş olan, '06/05/2022 tarihinde, dava konusu yerdeki yapının tetkik edildiği..., yapının yapı ruhsatı olmadığı için eki statik ve mimari projelerinin de olmadığı, bu nedenle deprem hesaplarının da olmadığı, ayrıca yapım aşamasında da hiçbir şekilde denetlenmediği gibi inşaatta alınması gereken vizelerin de olmadığı, hiçbir laboratuvar incelemesinin yapılmadığı belirtilerek, yapının mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal emniyetini tehdit ettiği gibi bu alandaki kişi ve yapı yoğunluğunun artması sonucunda ilave atıkların artması, yeşil alanın azalması, hava akımının olumsuz etkilenmesi, yakıt salınımının artması gibi etkileri olacağından çevre ve görüntü kirliliğine de sebebiyet verdiğinin tespit edildiği yönünde' raporun yer aldığı görülmektedir. Bu durumda, İdare Dava Dairesince, anılan raporun değerlendirilmesi neticesinde bu kısım hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Temyize konu kararın 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendine ilişkin kısmı yönünden;
3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendi hükmü ile, imar mevzuatına aykırılıkların yapı sahipleri tarafından giderilmesinin ve mevzuata uygun hale getirilmesinin amaçlandığı dikkate alındığı, anılan "ç" bendi uyarınca verilen para cezasının, dava konusu işlemde ya da bunun tebliğine ilişkin işlemde Yasa kuralı belirtilmek suretiyle, idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi durumunda (ç) bendi uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği yönündeki uyarının ilgisine bildirilmesi, dolayısıyla ilgililere hem yapısını mevzuata uygun hale getirme, hem de anılan "ç" bendi uyarınca ilave edilen para cezasından kurtulma imkanı tanınması gerekmektedir. Anılan "ç" bendi uyarınca para cezasına muhatap olan kişinin, bir aylık sürede ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapısında aykırılığı mevzuata uygun hale getirmesi halinde, söz konusu para cezasını ödemeyeceğini, aksi halde, para cezasının ödenmesinden sorumlu olacağını bilmesi gerekmektedir.
Olayda, dava konusu encümen kararının içinde açıkça yazmamakla birlikte, dava konusu işlemin davacıya tebliğine ilişkin ... tarih, ... sayılı yazıda; söz konusu imara aykırılıkların tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içerisinde giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde, imar para cezasının mezkur 3194 sayılı Kanununun 42. maddesinin (ç) bendi gereği hesaplanan kısmının ilgilisinden tahsil edilmeyeceği hususunun, davacıya ihtar edildiği görüldüğünden, temyize konu kararın bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
Bu itibarla, yukarıda belirtilen gerekçelerle temyize konu İdare Dava Dairesi kararının, dava konusu encümen kararının, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 4. ve 13. alt bentleri ile (ç) bendine ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;

1. Temyiz isteminin kabulüne,

2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,

3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 20/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.