DANIŞTAY
ALTINCI DAİRE
DAVACININ İDDİALARI: Dava konusu proje alanında yeni tarihlerde yapılmış çok sayıda işhanı bulunduğu, alandaki yapılaşmaların imar mevzuatına uygun şekilde gerçekleştiği, eskiyen kent dokusundan söz edilemeyecek olan alanın 5373 sayılı Belediye Kanununun 73. maddesinde sayılan nedenlerden hangisine dayanılarak kentsel dönüşüm proje alan sınırı içerisine alındığının Samsun Büyükşehir Belediye Meclisi kararında açıklanmadığı, hiçbir analize, senteze, mekansal politikaya dayanılmaksızın kentsel dönüşüm kararı alındığı, Samsun Çorum Tokat Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında uyuşmazlık konusu alanın kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı olarak belirlenmediği, dava konusu işlemin üst ölçekli plan kararlarına aykırı olduğu, proje alan sınırının parçacıl bir yaklaşımla belirlendiği, davacıya ait taşınmazın içerisinde yer aldığı imar adasının tamamı proje alanına dahil edilmediği gibi Bankalar Caddesinin kuzey ve güney kesimi gibi proje alanına asıl dahil edilmesi gereken kent dokularının bulunduğu kısımların sınır dışında bırakıldığı, dava konusu işlemin kentsel dönüşümün amacına, 5373 sayılı Kanun'un 73. maddesi hükümlerine ve kamu yararına aykırı olduğu, iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
SAVUNMALARIN ÖZETİ:
Davalı Cumhurbaşkanlığı tarafından, Atatürk Bulvarının etrafındaki rekreaktif alanlar ile tarihi kent dokusunun ve meydan kullanımının birarada değerlendirilebilmesi için alanın kentsel dönüşüm ve gelişim alanı olarak ilan edildiği, mevcut durumda kuzey-güney hattında Site Camii, bu caminin kuzeyinde yer alan tescilli tütün fabrikasının bulunduğu ve günümüzde alışveriş merkezi olarak kullanılan alan ile 19 Mayıs Bulvarının altından geçen yaya geçidi aracılığıyla kuzeydeki Cumhuriyet Meydanı arasında bütünlük bulunduğu, ancak aynı bütünlüğün doğu-batı hattında Cumhuriyet Meydanı ile Atatürk Parkı, Kurtuluş Yolu ve İskelesi, sahil yolu ve rekreasyon alanları arasında sağlanamadığı, kentsel dönüşüm sınırı belirlenirken, tüm bu fonksiyonların entegrasyonunun sağlanabileceği bir kurgu geliştirildiği, meydan alanı ile ticari, turistik, rekreaktif alanlar arasında kesintisiz yaya ulaşımı sağlanabilmesi amacıyla, fiziki eşik olan Atatürk Bulvarı ve raylı sistem hattının üzerinden doğu-batı hattını birbirine bağlayacak yaya köprüleri inşa edileceği, bu köprülerden bir tanesinin Panorama 1919 Müzesi ile mevcutta Vatan Bilgisayar isimli işletmenin bulunduğu alan arasında yapılacağı, yaya köprüsünün ayak kısmı Vatan Bilgisayarın kullanımında olan taşınmaza denk geldiğinden, söz konusu taşınmazın proje alanına dahil edilmesi gerektiği, bu nedenle proje alanı sınırının geometrik olmayacak şekilde belirlendiği, diğer yaya köprüsünün yine Atatürk Bulvarı ve raylı sistem hattının üzerinden eski adliye binası ve Muzaffer Önder Parkı arasındaki bağlantıyı sağlayacak şekilde yapılacağı, böylece tüm fonksiyonlar arasında kesintisiz bağlantı sağlanacağı, mevcutta Site Camisinin bulunduğu alanın meydanla bütünlük sağlanması amacıyla proje alanına dahil edildiği, planlama literatüründe bir alanın meydan olarak tanımlanabilmesi için öncelikle yayalaştırılması gerektiğinden, mevcut Cumhuriyet Meydanının Gazi Caddesi yaya aksına kadar genişletilmesinin meydan fonksiyonunu artırıcı nitelikte olduğu, kentsel odak noktalarının Cumhuriyet Meydanı çevresinde yoğunlaştığı, yaya aksının ve alışveriş mekanlarının yoğun olduğu bölgenin, yeşil alanlarla birlikte yeniden düzenlenerek yeni meydan ile birleştirilmesinin amaçlandığı, meydan ile çevre yapılar arasında kullanım ilişkisini güçlendirmek ve meydanı çekim merkezi yapmak amacıyla yeraltı otoparkı ve peyzaj düzenlemesi yapılmasının planlandığı, dava konusu işlem kamu yararı amacı taşıdığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, uyuşmazlık konusu alanın, kentin kültürel ve tarihi dokusunu korumak, rekreasyon ve donatı alanları oluşturmak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim proje alan sınırı içinde belirlendiği, bu haliyle 5393 sayılı Kanunun 73. maddesinde aranan şartların mevcut olduğu, kentsel odak noktalarının Cumhuriyet Meydanı çevresinde yoğunlaştığı, yaya aksının ve alışveriş mekanlarının yoğun olduğu bölgenin, yeşil alanlarla birlikte yeniden düzenlenerek, yeni meydan ile birleştirilmesinin amaçlandığı, meydan alanına ilişkin kentsel tasarım projesinin hazırlandığı ve bu projenin hazırlık çalışması aşamasında binaların analiz çalışmalarının yapıldığı, bu analiz çalışmaları sonuçlarına göre, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan Bafra İşhanının 1968 yılında ruhsat aldığı, binanın çok eski olması ve Deprem Yönetmeliğine uygun olmaması nedeniyle riskli olduğu, ayrıca plana aykırı ilaveler yapılarak riskliliğinin daha da artırıldığı, diğer 5 işhanının ruhsat tarihlerinin ise 1972 ila 1992 yılları arasında değiştiği, söz konusu yapıların da Deprem Yönetmeliğine uygun olmadığı, yine Bulvar Alışveriş Merkezi ile Atatürk Parkı arasında kalan proje alanı içindeki taşınmazlardan, üst katlarında Samsun Büyükşehir Belediyesi Ek Hizmet Binası, Defterdarlık Hizmet Binası ve Samsun Büyükşehir Belediyesi Meclis Binasının, alt katlarında özel şahıslara ait dükkanların bulunduğu yapılara 1965 yılında ruhsat verildiği, bu binaların ekonomik ömrünü tamamlamak üzere olduğu, ayrıca Site Caminin bitişiğindeki hazineye ait 8 katlı binanın riskli yapı tespit edilerek yıkıldığı, yıkılan bu binanın 1980 yıllında Deprem Yönetmeliğine uygun olmadan yapıldığı, dolayısıyla proje alanında yer alan yapıların büyük kısmının 1980'li yıllarda yapıldığı göz önünde bulundurulduğunda, can ve mal güvenliği açısından riskli durumda olduklarının kabul edilmesi gerektiği, proje alanının çevresinde Gazi Müzesi, eski tütün fabrikası, eski askeri hastane, Onur Anıtı gibi tescilli yapıların bulunduğu, özellikle Samsun'un tarihi simgesi olan Onur Anıtının içinde bulunduğu Atatürk Parkının etrafı binalarla çevrili olduğundan meydanla bütünlük sağlayamadığı, dava konusu işlemle bu parkın çevresinin açılacağı ve bütünlük içinde meydan oluşturulacağı, proje alanının sınırında tescilli yapılardan oluşan alanın 16.10.2006 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla kentsel yenileme alanı ilan edildiği, bu doğrultuda tescilli tütün fabrikası binasının restore edilerek, Bulvar Alışveriş Merkezi olarak kullanıma açıldığı, dolayısıyla bölgede yenileme alanı ilanı ile başlayan dönüşüm sürecinin, dava konusu kentsel dönüşüm ve gelişim alanı ilanı ile devam ettirildiği, söz konusu yenileme alanı ile bütünlük oluşturulduğundan, proje alan sınırının iddia edilenin aksine bütüncül ve anlamlı bir sınır olduğu, Ziraat Bankasının kent belleğinde yer etmiş bir bina olduğu, bu nedenle proje alanına dahil edilmediği, meydanla bütünlük oluşturacak şekilde tasarlandığı, dava konusu proje kapsamında alanın tamamına meydan kullanımı getirileceği ve ticaret gibi yapılaşmaya konu kullanımlarına yer verilmeyeceği, niteliği itibariyle vatandaşla anlaşma yoluna gidilecek bir tasarım projesi olmadığından toplantılar düzenlenmediği, buna karşılık, basın yoluyla halka gerekli bilgilendirmelerin yapıldığı, dava konusu Cumhurbaşkanı kararı doğrultusunda yeni 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinin onaylanmasına ilişkin Samsun Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararında, Cumhurbaşkanı kararı ekinde yer alan sınıra göre düzeltme yapıldığından mevcut durumda sınırlar arasında farklılık bulunmadığı, dava konusu işlem doğrultusunda alanda kamulaştırma çalışmalarına başlanıldığı, hukuka uygun şekilde yapılan ve kamu yararı amacı taşıyan işleme yönelik davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Danıştay Altıncı Dairesince bozma kararına uyulması zorunlu olduğundan, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12/03/2025 tarih ve E: 2024/2415, K: 2025/569 sayılı bozma kararına uyularak anılan kararda belirtilen gerekçeler doğrultusunda, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ...'İN DÜŞÜNCESİ: Dava, Samsun ili, İlkadım ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanın kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilmesine ilişkin 22.04.2021 tarihli, 31462 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2021 tarihli, 3872 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Danıştay Altıncı Dairesinin E: 2021/6573 sayılı dosyasında, dava konusu işlemin iptalinin gerektiği yolunda davanın esası hakkında verilen düşüncem bulunmaktadır. Öte yandan Danıştay Altıncı Dairesinin 17.04.2024 tarihli, E: 2021/6573, K: 2024/2309 sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, bu karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12.03.2025 tarihli, E: 2024/2415, K: 2025/569 sayılı kararı ile dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuştur. Yargılamanın geldiği bu aşamada, dosyanın incelenmesinden, dava konusu işlemin iptaline yönelik düşüncemi değiştirecek nitelikte yeni bir bilgi ve belgenin olmadığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptalinin gerektiği düşünülmektedir.
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Dairemizin 17/04/2024 tarih ve E: 2021/6573, K: 2024/2309 sayılı kararının bozulmasına dair Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12/03/2025 tarih ve E: 2024/2415, K: 2025/569 sayılı kararına uyularak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 20/A maddesi uyarınca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY:
Samsun Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile Samsun ili, İlkadım ilçesi sınırlarında, 1/5000 ölçekli nazım imar planının ... sayılı paftasında, 1/1000 ölçekli uygulama imar planının ... sayılı paftasında kalan; kent merkezinde, perakende ticaret faaliyetlerinin yoğun olduğu merkezi iş alanında yer alan yaklaşık 4,07 hektar büyüklüğündeki alanın (Cumhuriyet Meydanı, Site Camisi ve çevresindeki bir kısım alanlar) yayalaştırılması, bu alanda meydan ve bu meydanla bütünleşecek rekreasyon alanları, sosyal donatı alanları, yeraltı otoparkı ve yaya köprüleri oluşturulması amacıyla 5393 sayılı Belediye Kanunun 73. maddesi uyarınca kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı olarak ilan edilmesine karar verilmiş ve bu proje alanı sınırı mevcut imar planlarına işlenmiştir.
Devamında proje alanı içerisinde kamu mülkiyetinde ve kullanımında olan taşınmazlar bulunması nedeniyle teklif dosyası Cumhurbaşkanlığına iletilmiş ve 21/04/2021 tarih ve 3872 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile Samsun ili, İlkadım ilçesi, Kale Mahallesi sınırları içerisinde yer alan 5,04 hektar büyüklüğündeki alan kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilmiştir.
Bunun üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır.
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 73. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında, ''Belediye, belediye meclisi kararıyla; konut alanları, sanayi alanları, ticaret alanları, teknoloji parkları, kamu hizmeti alanları, rekreasyon alanları ve her türlü sosyal donatı alanları oluşturmak, eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak veya deprem riskine karşı tedbirler almak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabilir. Bir alanın kentsel dönüşüm ve gelişim alanı olarak ilan edilebilmesi için yukarıda sayılan hususlardan birinin veya bir kaçının gerçekleşmesi ve bu alanın belediye veya mücavir alan sınırları içerisinde bulunması şarttır. Ancak, kamunun mülkiyetinde veya kullanımında olan yerlerde kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilebilmesi ve uygulama yapılabilmesi için ilgili belediyenin talebi ve Cumhurbaşkanınca bu yönde karar alınması şarttır.
Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı olarak ilan edilecek alanın; üzerinde yapı olan veya olmayan imarlı veya imarsız alanlar olması, yapı yükseklik ve yoğunluğunun belirlenmesi, alanın büyüklüğünün en az 5 en çok 500 hektar arasında olması, etaplar halinde yapılabilmesi hususlarının takdiri münhasıran belediye meclisinin yetkisindedir. Toplamı 5 hektardan az olmamak kaydı ile proje alanı ile ilişkili birden fazla yer tek bir dönüşüm alanı olarak belirlenebilir." hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 73. maddesi uyarınca, belediyeler, proje alanının en az 5 hektar büyüklüğünde olması koşuluyla eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak veya deprem riskine karşı tedbirler almak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabilecekleri gibi konut alanları, sanayi alanları, ticaret alanları, teknoloji parkları, kamu hizmeti alanları, rekreasyon alanları ve her türlü sosyal donatı alanları oluşturmak amacıyla da kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabilecek; kamuya ait ya da kamunun kullanımında bulunan taşınmazların bulunduğu alanlar ise belediyenin teklifi üzerine Cumhurbaşkanı kararıyla kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı olarak belirlenebilecektir.
Dairemizce, davacılara ait taşınmazın da bulunduğu alanın kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı olarak belirlenmesine dair dava konusu Cumhurbaşkanı kararının başta 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 73. maddesi olmak üzere mevzuat hükümleri ve kamu yararına uygun olup olmadığının tespiti amacıyla mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup bu inceleme sonucunda hazırlanan bilirkişi raporunda özetle;
"-Dava konusu işleme esas teşkil eden Samsun Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararının, kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı sınırının mevcut 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarına işlenmesine ilişkin plan değişikliği olduğu, alanın fonksiyon kararlarında herhangi bir değişiklik yapılmadığı ve plan açıklama raporunda, proje alanın yaklaşık 4 hektar büyüklüğünde olduğunun belirtildiği,
-Dava konusu Cumhurbaşkanı kararı ekinde sınırları belirlenen proje alanının büyüklüğünün ise 5,04 hektar olduğu, proje alanının büyüklüğü yönünden söz konusu kararlar arasındaki farklılığın; Samsun Büyükşehir Belediye Meclisinin kararında proje alanı sınırının taşıt yollarını dışlayarak yapı adalarının çevresinden çizilmesinden, dava konusu Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan proje alanı sınırının ise yapı adalarını çevreleyen taşıt yollarının tamamını kapsayacak şekilde çizilmesinden kaynaklandığı,
-Sonuç olarak, dava konusu Cumhurbaşkanı kararı ile ilan edilen kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanının büyüklüğünün 5393 sayılı Belediye Kanununun 73. maddesinde aranan asgari 5 hektarın üzerinde olduğu ve Kanun'da tanımlanan koşullara uygun olduğu,
-Dava konusu proje alanının Samsun ilinin merkezi iş alanında yer aldığı ve geleneksel kent merkezi özelliği taşıdığı, merkezi iş alanının en işlek ve ilgi çekici bölümünde, kentsel dönüşüm ve gelişim projesi ile oluşturulması amaçlanan meydan, yaya köprüleri, donatı alanları gibi kullanımların, hem mevzuata uygun olduğu hem de geleneksel kent merkezi özelliğiyle uyumlu olduğu,
-Diğer taraftan, dava konusu işleme ait gerekçe raporunda projenin amacına ve kapsamına dair genel açıklamalara yer verildiği, ancak kentsel dönüşüm veya kentsel tasarım projesi hazırlanmadığı, bu nedenle proje alanında gerçekleştirilecek kullanımlara, bunların meydan bütünlüğünü nasıl sağlayacağına, öngörülen yapılaşma koşullarına dair belirsizlik bulunduğu, bu aşamada sadece Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığının alanda yapmak istediklerine dair niyetinin bilindiği, bu derece önemli ve köklü dönüşüm öngören kararın kentsel tasarım projesine dayanmamasının eksiklik olduğu,
-Davacılar tarafından, alanın kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilmesinin gerekçelerinin belirsiz olduğu, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığının alana yönelik somut projesinin bulunmadığı şeklinde iddialar ileri sürülmekte ise de, bu iddiaların gerçeği yansıtmadığı, dava konusu işleme ait gerekçe raporunda, alanın mevcut halini tanımlayan ulaşım, imar durumu gibi hususların incelendiği, mevcut yapılaşma durumuna ilişkin ayrıntılı verilerin toplandığı, sınır tespitinin yapıldığı ve bunun krokilendirildiği, kısa ve özet nitelikte de olsa düzenlemenin amacı, kapsamı ve yöntemine ilişkin açıklamalara yer verildiği, dolayısıyla dava konusu işlemin bir ön hazırlık çalışmasına dayandığı görülmekle birlikte, teknik ve bilimsel dayanakları ile karar verme sürecinin niteliği açısından önemli eksiklikler bulunduğu,
-Alanda küçük ölçekli bir dönüşüm projesi değil, ekonomik ve toplumsal etkileri bakımından büyük ölçekli bir kentsel proje tasarlandığından, mevcut gerekçe raporunun yeterli olmadığı, ön çalışma sürecinin toplumsal katılımı içermediği, mevcutta çok sayıda işyerinin ve çalışan nüfusun bulunduğu alanda, proje sonucu oluşacak iş ve mülk kaybından dolayı ortaya çıkacak muhtemel zararları asgariye indirmeye yönelik tedbirlerin belirlenmediği, gerekli bilgilendirmelerin yapılmadığı, bu önemli toplumsal sorunun dışlanmasının uygun bir yaklaşım olmadığı,
-Dava konusu işlemin gerekçe raporunda; meydan kullanımı ile kesintisiz yaya ulaşımının sağlanabilmesi için Atatürk Bulvarı ve raylı sistem hattının üzerinden köprüler inşa edileceğinin belirtildiği, meydan fonksiyonunu artırıcı bağlantı köprüleri ve yaya aksları için proje alanının doğuya doğru genişlemesi gerektiği, nitekim Muzaffer Önder Parkı, Kurtuluş Yolu, Tütün İskelesi ve Panorama 1919 Müzesinin doğuda, Atatürk Bulvarının diğer tarafında kaldığı, buna karşılık dava konusu projeyle sadece Cumhuriyet Meydanının batıya Gazi Caddesine doğru genişletilmesinin öngörüldüğü,
-Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı sınırının, ... Bankasının kullanımında olan hizmet binası ile yanındaki işhanı ve otel binasının etrafından zikzak çizerek belirlendiği, bu şekilde projenin temel amacı olan meydan bütünlüğünün ve deniz tarafı yönünde doğu-batı bağlantılarının devamlığının kesintiye uğradığı, meydanın açıklığının bloke edildiği,
-Aynı şekilde Site Camii ile eski adliye binası ve Muzaffer Önder Parkı arasında öngörülen bağlantı köprüsü ve yaya aksının da, anılan caminin güneyinde ve doğusunda proje alanı dışında bırakılan yapılarla kesintiye uğradığı ve açıklığın yine bloke edildiği,
-Dolayısıyla Cumhuriyet Meydanı ve Site Camisinin doğuya (deniz tarafına) doğru bağlantılarının tam olarak amaçlanan şekilde sağlanmadığı, meydanın sadece batıya Gazi Caddesine doğru genişletilmesinin planlandığı, kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı sınırının zikzaklar çizerek parçalı şekilde oluşturulduğu ve taşıt yollarını kapsadığı, kentsel dönüşüm veya tasarım projesi hazırlanmadan, sadece 5393 sayılı Belediye Kanununun 73. maddesindeki asgari 5 hektar büyüklük koşulunu sağlama amacına öncelik veren çizgisel bir sınır belirlenmesi ile yetinildiği,
-Meydanların, çevresindeki yapılaşmayı ayırıcı değil, birleştirici olması ve bir bütünlük içinde ele alınması gerektiği, uyuşmazlıkta mevcuttaki meydanın, parçalı bir sınırla genişletilmeye çalışılması ve belli imar adalarının proje alanı dışında bırakılması sonucunda bütüncüllüğün kaybolduğu ve fiziksel çevreyle ilişkinin nasıl kurulacağının belirsiz hale geldiği,
-Açıklanan nedenlerle dava konusu işlemin kamu yararına, şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uygun olmadığı" şeklinde tespit ve değerlendirmelere yer verilmiştir.
Mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan rapor ile dosyadaki diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu işleme ait gerekçe raporunda kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanının mevcut halini tanımlayan ulaşım, imar durumu gibi hususların incelendiği, mevcut yapılaşma durumuna ilişkin ayrıntılı verilerin toplandığı, sınır tespitinin yapıldığı ve krokilendirildiği, dolayısıyla dava konusu işlemin bir ön hazırlık çalışmasına dayandığı, söz konusu kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanının yüz ölçümü itibarıyla 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 73. maddesinde aranan asgari 5 hektar koşulunu sağladığı, Samsun ili merkezi iş alanının en işlek ve ilgi çekici bölümünde yer alan ve geleneksel kent merkezi özelliği taşıyan alanın meydan, yaya köprüleri, donatı alanları gibi kullanımların yer alması amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı olarak belirlenmesinin mevzuata uygun olduğu gibi geleneksel kent merkezi özelliğiyle de uyumlu olduğu anlaşılmaktadır.
Ayrıca, kentsel dönüşüm gelişim proje alanı belirlenirken kentsel tasarım projesi hazırlanmasının yasal bir zorunluluk olmadığı, proje alanında gerçekleştirilecek kullanımlar, bunların meydan bütünlüğünü nasıl sağlayacağı ve öngörülecek yapılaşma koşulları gibi hususların ise projenin amaçları çerçevesinde yapılacak imar planları ve ihtiyari olarak yapılabilecek kentsel tasarım projesi ile belirleneceği, kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri yürütülürken toplumsal katılımın sağlanmamış olmasının tek başına projeyi hukuka aykırı hale getirmeyeceği, kaldı ki dava konusu Cumhurbaşkanı kararından önce uyuşmazlık konusu alanın kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı olarak belirlenmesi ve belirlenen bu alanın imar planı paftalarına işlenmesine dair Samsun Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ve eklerinin askıya çıkarıldığı ve ilgililere projeye itiraz imkanı tanındığı, mevcutta çok sayıda iş yeri ve çalışan nüfusun bulunduğu alanda proje sonucu oluşacak iş ve mülk kaybından dolayı ortaya çıkacak muhtemel zararların asgariye indirilmesine yönelik tedbirlerin projenin uygulanması aşamasında da alınmasının her zaman mümkün olduğu, ayrıca kentsel dönüşümün mahiyeti gereği proje alanı olarak belirlenen bir alandaki mevcut arazi kullanım durumunun değişeceği ve proje alanındaki taşınmazların kamulaştırma v.b. tasarruflara konu olabileceği, projenin doğal bir sonucu olarak görülmesi gereken bir durumun proje alanında bulunan kimselerin mağduriyeti şeklinde değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşıldığından bilirkişilerin belirtilen bu hususlardaki olumsuz tespit ve değerlendirmelerine itibar edilmemiştir.
Yine bilirkişi raporunda; uyuşmazlık konusu alanın kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı olarak belirlenmesi ile amaçlanan hususların daha sağlıklı bir şekilde gerçekleşebilmesi bakımından proje alanının daha büyük ölçekli olması gerektiği, proje alanı sınırının doğuya doğru genişlemesi gerekirken sadece Cumhuriyet Meydanının batıya yani Gazi Caddesine doğru genişletilmesinin öngörüldüğü, proje alanı sınırının Ziraat Bankasının kullanımında olan hizmet binası ile yanındaki iş hanı ve otel binasının etrafından zikzak çizilerek belirlendiği, bu şekilde projenin temel amacı olan meydan bütünlüğünün ve deniz tarafı yönünde doğu batı bağlantılarının devamlığının kesintiye uğradığı, meydanın açıklığının bloke edildiği, aynı şekilde Site Camii ile eski adliye binası ve Muzaffer Önder Parkı arasında öngörülen bağlantı köprüsü ve yaya aksının da anılan caminin güneyinde ve doğusunda proje alanı dışında bırakılan yapılarla kesintiye uğradığı ve açıklığın yine bloke edildiği, dolayısıyla Cumhuriyet Meydanı ve Site Camisinin doğuya (deniz tarafına) doğru bağlantılarının tam olarak amaçlanan şekilde sağlanmadığı, meydanın sadece batıya Gazi Caddesine doğru genişletilmesinin planlandığı, kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı sınırının zikzaklar çizilerek parçalı şekilde oluşturulduğu ve taşıt yollarını kapsadığı, mevcuttaki meydanın, parçalı bir sınırla genişletilmeye çalışılması ve belli imar adalarının proje alanı dışında bırakılması sonucunda bütüncüllüğün kaybolduğu ve fiziksel çevreyle ilişkinin nasıl kurulacağının belirsiz hale geldiği şeklinde tespitlere yer verilmişse de; bir alanın kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı olarak belirlenip belirlenmeyeceği ve yüz ölçümünün ne kadar olacağı hususları idarenin yerine getirmek zorunda olduğu hizmetler arasındaki öncelik durumu, imar programı, mali imkanları, projenin ortaya çıkaracağı maddi külfet ve ödenek durumu ile alanın kent içerisindeki konumu, arazi yapısı ve sosyoekonomik koşulları ile ilgili olduğundan bu tespitlere itibar edilmemiştir. Nitekim, 5393 sayılı Kanunun 73. maddesinde sayılan koşulları sağlayan bir alanın tek seferde kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı olarak belirlenmesi mümkün olduğu gibi bahsi geçen hususlar nedeniyle etaplar halinde de proje alanı olarak belirlenmesinin önünde hukuken bir engel bulunmamaktadır. Yukarıda yer verilen Kanun maddesinde yolların proje alanı sınırları içerisine dahil edilemeyeceğine dair bir kısıtlama bulunmadığı gibi kamunun kullanımında olan yol gibi yerlerin proje alanı sınırları içerisine dahil edilebileceği açıkça belirtilmiştir.
Bu durumda, bilirkişi raporunda meydan bütünlüğü ve açıklığının sağlanması, meydan ile deniz tarafı arasında bağlantı sağlanması amacına erişilmesi bakımından proje alanı sınırlarının daha geniş tutulması gerektiği belirtilmişse de; proje alanı sınırlarının mevcut haliyle de bu amaca hizmet ettiği ve dolayısıyla kamu yararına uygun olduğu, çevresindeki bir kısım alanların proje alanı sınırları dışında bırakılmasının dava konusu işlemi sakatlamayacağı, ayrıca raporda uyuşmazlık konusu alanda kentsel dönüşüm ve gelişim projesi ile oluşturulması amaçlanan meydan, yaya köprüleri, donatı alanları gibi kullanımların hem mevzuata uygun olduğu hem de alanın geleneksel kent merkezi özelliğiyle uyumlu olduğunun belirtildiği anlaşıldığından, alanın kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilanına dair Cumhurbaşkanı kararında ve bu kararın eki olan kararın 1. maddesinin 1. fıkrası ile 2. maddesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Sonuç itibariyle davanın reddine karar verildiğinden ayrıntısı aşağıda gösterilen ...-TL ile temyiz aşamasında yapılan ...-TL yargılama gideri olmak üzere toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 20/11/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.