DANIŞTAY
ALTINCI DAİRE
II- DAVACI ... Mühendislik Mimarlık İnşaat Taahhüt Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi
Dava konusu istem: Niğde ili, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın üzerinde yapılmak istenilen bina için, 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğince tanınan muafiyetlerin uygulanması, otopark bedeli hesaplamasının 01/07/1993 tarihli Otopark Yönetmeliği hükümleri uygulanarak yapılması ve ödemenin taksitlendirilmesi talebinin reddine dair Niğde Belediye Encümeni'nin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği hükümleri uyarınca, davaya konu yıkılan riskli yapıya ait 990,7 m2'lik inşaat alanının, bir buçuk katına kadar olan yeni inşaat alanı için davacının otopark ücretinden muaf tutulması gerekirken, bu muafiyet uygulanmaksızın, davacı adına doğrudan daire sayısı bazında hesaplama yapılmak suretiyle otopark bedeli tespit edildiği, davacı şirketin otopark bedelinden muaf tutulma talebinin mevzuatta öngörüldüğü şekilde değerlendirilmeksizin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı gibi 22/02/2018 tarihli ve 30340 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Otopark Yönetmeliğinin geçici 4. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, otopark bedelinin, davacı tarafından yapılan başvuru üzerine, 01/07/1993 tarihli Otopark Yönetmeliği hükümleri uygulanarak hesaplanması gerekirken anılan Yönetmelik hükümlerinin uygulanmadığı, belirtilen nedenlerle, davacı şirketin ihtirazi kayıtla ödediği bedelin davacıdan fazladan alınan kısmının davalı idarece hesaplanarak davacıya ödenmesi gerektiği neticesine varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, fazladan tahsil edilen otopark ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; dava konusu işlemin, davacı başvurusunun 6306 sayılı Kanun ile öngörülen muafiyet hükmünün uygulanmasına ilişkin kısmı yönünden; istinaf başvurusunun reddine, otopark bedelinin 01/07/1993 tarihli Otopark Yönetmeliği hükümleri uygulanarak hesaplanması talebine ilişkin kısmı yönünden; 01/07/1993 tarihli Yönetmeliğe göre meskenlerde hesaplamanın her 3 daire için 1 adet otopark yeri olacak şekilde yapıldığı, ancak anılan Yönetmelikte bu miktarın yöre ihtiyaçları gözetilerek belediye meclislerince arttırılabileceğine ilişkin hüküm bulunduğu, aynı doğrultudaki düzenlemelerin 22/02/2018 tarihli Otopark Yönetmeliğinde de yer aldığı ve ekli listede belirlenen miktarların asgari miktarlar olduğunun belirtildiği, bu nedenle 01/07/1993 tarihli Otopark Yönetmeliğine göre hesaplama yapılırken de belediye meclisince alınacak kararın esas alınması gerektiği, uyuşmazlığa konu taşınmazın bulunduğu alanda yürürlükte olan 1/5000 ölçekli nazım imar planının onayına ilişkin 05/01/2018 tarihli belediye meclisi kararında ve imar planı notlarında 200 m2'ye kadar her daire için 1 otopark yeri ayrılmasına karar verildiği, bu nedenle toplam alanı 2.125 m2 olan 15 daire için 15 adet otopark yeri ayrılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, kararın anılan kısmının kaldırılmasına, davanın reddine, davacının fazladan ödediği otopark bedelinin iadesine ilişkin kısım yönünden ise; 6306 sayılı Kanundaki muafiyetin uygulanması yönünden hukuka aykırı işlem tesis edildiğinden, ilgili mevzuat hükümlerine göre yeniden bir hesaplama yapılarak varsa fazladan tahsil edilen miktarın davacıya ödeneceği açık olduğundan ödenen bedelin iadesine ilişkin talep yönünden bu safhada karar verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Temyize konu kararın, davanın reddine ilişkin kısmının davacı tarafından, dava konusu işlemin iptaline yönelik kısmının davalı idare yönünden usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
SAVUNMALARIN ÖZETİ:
... Belediye Başkanlığı tarafından; temyiz edilen kararda davacı tarafından ileri sürülen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın redde ilişkin kısmının onanması gerektiği savunulmaktadır.
... Mühendislik Mimarlık İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından; savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Tarafların temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY:
Niğde ili, Aşağı ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın üzerinde bulunan bina 16/04/2018 tarihinde riskli yapı olarak tespit edilerek 28/06/2018 tarihinde yıkımı gerçekleştirilmiştir
Uyuşmazlık konusu parsel üzerinde yapılmak istenilen yapı için yapı ruhsatı düzenlenmesi aşamasında davalı idarece otopark bedeli istenilmesi üzerine, davacı tarafından 11/01/2019 tarihinde davalı idareye başvurularak, dava konusu parsele ilişkin olarak 28 araçlık otopark yerinin parselinde karşılanamadığı, yıkılan yapı dolayısıyla 16 araçlık otopark yerinden muafiyetleri bulunduğundan kendilerinden 12 adetlik otopark yeri karşılığı olarak hesaplanacak olan bedelin istenilebileceği, belediye tarafından fahiş olarak belirlenen otopark bedelinin hesaplanmasında, 6306 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik hükümleri uyarınca muafiyet uygulanması, otopark bedelinin 01/07/1993 tarihli Otopark Yönetmeliği hükümleri esas alınarak hesaplanması ve ödenmesi gereken bedelin taksitlendirilmesi talebinde bulunulmuştur.
Bunun üzerine, ... tarih ve ... sayılı dava konusu Niğde Belediye Encümeni kararında; dava konusu parselin ... tarih ve ... sayılı Niğde Belediye Meclisi kararında, 2. grup caddeler arasında sayıldığından, yerinde karşılanamayan 32 adet araç için birim bedeli 7.470 TL'den toplam 239.040,00 TL otopark bedeli ödenmesine, tespit edilen bedelin %25'inin peşin, kalanın 8 taksitle ödenmesinin kabulüne karar vermiştir.
Davacıdan otopark bedeli istenilmesine ilişkin dava konusu işleme esas alınan 04/11/2019 tarihli teknik inceleme raporunda ise; söz konusu parselde yapılması projelendirilen bina inşaatında yer alan her konut için 1 adet (toplam 15 konut için 15 adet park yeri) ve her 40 m2'lik işyeri alanı için 1 adet (870 m2 iş yeri için toplam 22 adet park yeri) olmak üzere toplamda 37 adet park yeri ayrılması gerektiği, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanunun 7. maddesinin 10. fıkrası hükmü ışığında, yıkılan binada yer alan 9 adet mesken için dönemin Otopark Yönetmeliğine göre tespit edilen 5 araçlık park yerinin muaf tutularak toplamda nihai olarak 32 araçlık park yeri karşılığı olacak şekilde otopark bedeli ödenmesi gerektiği, ... tarih ve ... sayılı Niğde Belediye Meclisi kararında otopark ihtiyacının yerinde karşılanması mümkün olmayan yerlere ilişkin olarak cadde gruplandırmasının yapıldığı, dava konusu parsel ... ve ... arsında kalan sokaktan dış kapı numarası aldığından 2. grup cadde ve sokaklardan sayıldığı, bu nedenle, yerinde karşılanamayan her araç için 7.470 TL otopark bedeli alınması, toplam 32 araçlık otopark ihtiyacı karşılığında 239.040,00 TL otopark bedeli ödenmesi gerektiği değerlendirmelerine yer verilmiştir.
Bunun üzerine, Niğde Belediye Encümeni'nin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun "Otoparklar" başlıklı 37. maddesinde, "İmar planlarının tanziminde planlanan beldenin ve bölgenin şartları ile müstakbel ihtiyaçlar gözönünde tutularak lüzumlu otopark yerleri ayrılır. Otopark ihtiyacı bulunan bina ve tesislere lüzumlu otopark yeri tefrik edilmedikçe yapı izni, otopark tesis edilmedikçe de kullanma izni verilmez. Kullanma izni alındıktan sonra otopark yeri, plana ve yönetmelik hükümlerine aykırı olarak başka maksatlara tahsis edilemez. Bu fıkra hükmüne aykırı hareket edildiği takdirde ilgili idarece yapılacak tebligat üzerine en geç üç ay içerisinde bu aykırılık giderilir. Mülk sahibi tebligata rağmen müddeti içerisinde gerekli düzeltmeyi yapmaz ise, belediye encümeni veya il idare kurulu kararı ile bu hizmet ilgili idarece yapılır ve masrafı mal sahibinden tahsil edilir. (Ek fıkra: 4/7/2019-7181/11 md.) Yapılaşmamış parseller, parsel maliklerinin muvafakati, araç giriş ve çıkışlarının trafiği aksatmaması ve ilgili idaresinden izin alınmak kaydıyla, zemini geçirimli malzeme ile kaplanarak ve gerekli işaretlemeler yapılarak, yapı kapsamına girmeyecek şekilde açık otopark olarak işletilebilir." hükmüne, "Yönetmelik" başlıklı 44. maddesinde ise "(...) III - Otopark ayrılması gereken bina ve tesisler ile diğer hususlar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikte tespit edilir. Otopark yapılmasını gerektiren bina ve tesislerin neler olduğu, otopark ihtiyacının miktar, ölçü ve diğer şartları ile bu ihtiyacın nasıl tespit olunup giderileceği ise, bu yönetmelikte belirtilir." hükmüne yer verilmiştir.
Otopark Yönetmeliğinin "Otopark bedelinin tespit, tahakkuk ve tahsili" başlıklı 12. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde; "(1) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (f) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca alınacak otopark bedelinin tespiti, tahakkuku ve tahsilinde bu maddede belirtilen esaslara uyulur. (2) Otopark bedelinin hesabında, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (ç) bendinde belirtilen birim park alanları ile Ek-1’de belirtilen otopark sayısı esas alınır. (3) Otopark bedellerinin tahakkuk ve tahsil esasları bu Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak ilgili idareler tarafından belirlenir. (4) Otopark bedelleri kamu bankalarından herhangi birinde açılacak otopark hesabına yatırılır. Bu hesapta toplanan meblağa yasaların öngördüğü faiz oranı uygulanır. (5) 5216 sayılı Kanun kapsamında kalan belediyelerde, büyükşehir belediyesince ilçe belediyeleri adına otopark hesabı açtırılır. (6) İlçe belediyeleri hesabında toplanan otopark meblağı, büyükşehir belediyelerince o ilçe sınırları içerisinde yapılacak veya yaptırılacak bölge veya genel otoparkları için kullanılır. (7) Otopark bedeli alınan parsellerin otopark ihtiyacının ilgili idarece genel veya bölge otoparklarında karşılanması zorunludur. Büyükşehirlerde otopark bedeli alınan parsellerin otopark ihtiyacının büyükşehir belediyesince karşılanması zorunludur. (8) Tahsis edilen alanın kamulaştırılması veya herhangi bir nedenle kullanılamaz hale gelmesi durumunda yeni bir otopark alanı tahsis edilir. Yapı ruhsatının iptali durumunda otopark için alınan bedel o yıla göre hesaplanacak miktar üzerinden geri ödenir. (9) Otopark bedeli tahsil edilmeden yapı ruhsatı düzenlenmez. (10) Tahsilat makbuzunda, yapının ada ve parsel numarası ve tahsilatın kaç araçlık otopark yeri için yapıldığı da belirtilir. Bu makbuzun bir nüshası yapının ruhsat dosyasında bulundurulur. (...)" hükmüne yer verilmiştir.
22/02/2018 tarihli Otopark Yönetmeliğine, 07/12/2018 tarihinde eklenerek yürürlüğe giren "Geçiş Dönemi" başlıklı geçici 4. maddeye göre; "Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce veya sonra yapılan yapı ruhsatı başvuruları; talep edilmesi halinde, 31/3/2020 tarihine kadar bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önceki Yönetmeliğe göre sonuçlandırılır.” hükmü getirilmiş, 31/12/2019 tarih ve 30995 sayılı 5. Mükerrer Resmi Gazete yayımlanan Otopark Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesiyle, geçici maddede yer verilen 31/12/2019 ibaresi 31/3/2020 olarak değiştirilerek geçiş döneminde uygulanabilecek olan bu hükmün süresi uzatılmıştır.
31/05/2012 tarih ve 2809 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6306 sayılı Kanunun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "(1) Bu Kanunun amacı; afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemektir." hükmü getirilmiştir.
Aynı Kanunun "Dönüşüm gelirleri" başlıklı 7. maddesinin 10. fıkrasının ilk halinde "Gerçek kişilerce ve özel hukuk tüzel kişilerince uygulamada bulunulan riskli alanlardaki yapıların mevcut alanları için daha önce belediyelerce alınan harç ve ücretlere ilave olarak, sadece kullanım maksadı değişiklikleri ile yapı alanındaki artışlar için hesaplanan harç ve ücret farkları alınır." hükmüne yer verilmiştir.
15/15/2012 tarih ve 28498 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 16. maddesinin ilk halinde, 6306 sayılı Kanun kapsamında yapılacak olan yardımlar düzenlenmiş olup riskli yapı bulunan alanlarda uygulanacak harç ve ücret istisnalarına yer verilmediği görülmektedir.
02/07/2013 tarih ve 28695 sayılı ve 25/07/2014 tarih ve 29071 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelik değişiklikleri neticesinde Yönetmeliğin 16. maddesi;
"9) Kanun uyarınca;
a) İlgili kurum veya gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerince yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamalar, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden; kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paralar ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden muaftır.
b) Riskli alanlarda gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerince, İlgili kurum adına değil de kendi adlarına uygulamada bulunulması halinde, riskli alanlardaki yapıların mevcut alanları için daha önce belediyelerce alınan harç ve ücretlere ilave olarak, sadece kullanım maksadı değişiklikleri ile yapı alanındaki artışlar için hesaplanan harç ve ücret farkları alınır.
c)Uygulama alanındaki mevcut yapıların İmar Mevzuatına uygun olup olmadığına bakılmaksızın, (a) ve (b) bentlerinde belirtilen vergi, harç ve ücret muafiyetleri uygulanır.
ç) İlgili kurum ile uygulama alanındaki yapıları malik olarak kullanan gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerince yapılan; 1) Uygulama alanındaki yapıların dönüşüme tabi tutulmadan önce ilk satışı, devri ve tescili işlemleri ile Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların ilk satışı, devri ve tescili işlemleri, 2) Kanun kapsamındaki bir yapıdan dolayı, kredi desteğinden faydalanarak veya tamamen kendi kaynaklarını kullanarak, uygulama alanında veya uygulama alanı dışındaki parsellerde yeni bir yapı yapılması ya da mevcut bir yapının satın alınması işlemi,
Kanun uyarınca yapıldığından, bu işlem ve uygulamalar ile uygulama alanındaki yapılarla ilgili olarak; noterler, tapu ve kadastro müdürlükleri, belediyeler ve diğer kurum ve kuruluşlar nezdinde Kanun uyarınca yapılan diğer işlemler hakkında (a) ve (b) bentlerinde belirtilen vergi, harç ve ücret muafiyetleri uygulanır.
d) Alınmaması gereken harç, vergi ve ücretler şunlardır.
1) 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 38 inci maddesi uyarınca alınan noter harçları.
2) Harçlar Kanununun 57 nci maddesi uyarınca alınan tapu ve kadastro harçları.
3) 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 79 uncu, 80 inci, 84 üncü ve Ek 1 inci maddesi uyarınca belediyelerce alınan harçlar.
4) 1/7/1964 tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu uyarınca damga vergisine tâbi kâğıtlar sebebiyle alınan damga vergisi.
5) 8/6/1959 tarihli ve 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu uyarınca alınan veraset ve intikal vergisi.
6) Kurum ve kuruluşlarca döner sermaye ücreti adı altında alınan bütün ücretler; Belediye Gelirleri Kanununun 86 ncı, 87 nci, 88 inci ve 97 nci maddeleri ile 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun 21 inci ve 23 üncü maddeleri uyarınca alınan her türlü ücret ve riskli olarak tespit edilen binaya ilişkin olarak 1/7/1993 tarihli ve 21624 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Otopark Yönetmeliği uyarınca alınanlar da dahil olmak üzere, belediye meclisi kararı ile belirlenen ve alınan her türlü ücret. 7) Kullandırılacak kredilerden dolayı lehe alınacak paralar sebebiyle 13/7/1956 tarihli ve 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu uyarınca alınması gereken banka ve sigorta muameleleri vergisi." şeklinde düzenlenmiştir.
10/12/2018 günlü, 30621 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7153 sayılı Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 24. maddesi ile 6306 sayılı Kanunun 7. maddesinin 10. fıkrası değiştirilerek "(10) Riskli alanlarda, rezerv yapı alanlarında ve riskli yapıların bulunduğu parsellerde, gerçek kişilerce ve özel hukuk tüzel kişilerince uygulamada bulunulması halinde, fonksiyon değişikliğine bakılmaksızın, mevcut inşaat alanının bir buçuk katına kadar olan yeni inşaat alanı için belediyelerce harç ve ücret alınmaz.” hükmü getirilmiştir.
Bu kapsamda, 21/06/2019 tarih ve 30808 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6306 sayılı Kanun Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin (6306 sayılı Kanun Uygulama Yönetmeliğinin 16. maddesinin 12. fıkrasında değişiklik yapılmasına ilişkin) 12. maddesinin 9. fıkrası ile "(...)(9) Kanun kapsamındaki vergi, harç ve ücret muafiyetleri, uygulama alanındaki mevcut yapıların imar mevzuatına uygun olup olmadığına bakılmaksızın, Kanunun 7 nci maddesinin dokuzuncu ve onuncu fıkraları ile bu maddenin on ila on ikinci fıkralarında belirtilen şartlar dahilinde uygulanır.
10) Riskli alanlarda, rezerv yapı alanlarında ve riskli yapıların bulunduğu parsellerde, gerçek kişilerce ve özel hukuk tüzel kişilerince uygulamada bulunulması halinde, fonksiyon değişikliğine bakılmaksızın mevcut inşaat alanının bir buçuk katına kadar olan yeni inşaat alanı için belediyelerce harç ve ücret alınmaz. Yeni inşaat konut ve iş yerinden oluşuyor ise, muaf olunan inşaat alanı, yeni inşa edilen binadaki konut ve işyerinin bina içindeki metrekare cinsinden oranları çerçevesinde uygulanır.(...)
12) Kanunun 7 nci maddesinin dokuzuncu ve onuncu fıkralarında belirtilen şartlar dahilinde alınmaması gereken harç, vergi ve ücretler şunlardır:
a) 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 38 inci maddesi uyarınca alınan noter harçları.
b) Harçlar Kanununun 57 nci maddesi uyarınca alınan tapu ve kadastro harçları.
c) 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 79 uncu, mükerrer 79 uncu, 80 inci ve ek 1 inci maddeleri uyarınca belediyelerce alınan harçlar.
ç) 1/7/1964 tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu uyarınca damga vergisine tâbi kâğıtlar sebebiyle alınan damga vergisi.
d) 8/6/1959 tarihli ve 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu uyarınca alınan veraset ve intikal vergisi.
e) Kullandırılacak kredilerden dolayı lehe alınacak paralar sebebiyle 13/7/1956 tarihli ve 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu uyarınca alınması gereken banka ve sigorta muameleleri vergisi.
f) Kurum ve kuruluşlarca döner sermaye ücreti adı altında alınan bütün ücretler ile riskli olarak tespit edilen yapı ile bu yapının yerine yapılacak yeni yapıya ilişkin olarak belediye meclisi kararı ile belirlenen ve alınan her türlü ücret." hükmü getirilmiştir.
Böylelikle, 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinde yapılan 21/06/2019 tarihli değişiklikle, fonksiyon değişikliğine bakılmaksızın, mevcut inşaat alanının bir buçuk katına kadar olan yeni inşaat alanı için belediyelerce harç ve ücret alınmayacağı hükmü getirilmiş, ancak Otopark Yönetmeliği kapsamında alınan her türlü ücret, 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği ile belirlenen muafiyetler arasından çıkarılmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin incelenmesinden, 22/02/2018 tarihli Otopark Yönetmeliğinde geçiş dönemine ilişkin hükümler getirilmesi karşısında uyuşmazlığın çözümü için, dava konusu parsel üzerinde yer alan yapının ihtiyacı olan otopark yeri miktarının hangi Otopark Yönetmeliği hükümleri uygulanarak tespit edileceğinin ortaya koyulması gerekmektedir.
22/02/2018 tarihli Otopark Yönetmeliğinde yer alan ve işlem tarihinde yürürlükte bulunan "Geçiş Dönemi" başlıklı geçici 4. madde ile anılan Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce veya sonra yapılan yapı ruhsatı başvurularının, talep edilmesi halinde, 31/3/2020 tarihine kadar 01/07/1993 tarihli Yönetmeliğe göre sonuçlandırılacağının emredici biçimde düzenlenmesi ve uyuşmazlıkta, davacı tarafından idareye başvuruda bulunularak otopark bedelinin 01/07/1993 tarihli Yönetmeliğe göre hesaplanmasının talep edilmesi karşısında, dava konusu parsel üzerinde riskli yapı ilan edilerek yıkılan binanın yerine inşa edilecek olan yapının ihtiyacı olan otopark yeri miktarına ilişkin tespitin 01/07/1993 tarihli Otopark Yönetmeliği hükümlerinin uygulanarak yapılacağı açıktır.
Bölge İdare Mahkemesince verilen kararda, 01/07/1993 tarihli Yönetmeliğe göre meskenlerde hesaplamanın her 3 daire için 1 adet otopark yeri olacak şekilde yapıldığı, ancak anılan Yönetmelikte bu miktarın yöre ihtiyaçları gözetilerek belediye meclislerince arttırılabileceğine ilişkin hüküm bulunduğu, aynı doğrultudaki düzenlemelerin 22/02/2018 tarihli Otopark Yönetmeliğinde de yer aldığı ve ekli listede belirlenen miktarların asgari miktarlar olduğunun belirtildiği, bu nedenle 01/07/1993 tarihli Otopark Yönetmeliğine göre hesaplama yapılırken de belediye meclisince alınacak kararın esas alınması gerektiği, uyuşmazlığa konu taşınmazın bulunduğu alanda yürürlükte olan 1/5000 ölçekli nazım imar planının onayına ilişkin 05/01/2018 tarihli belediye meclisi kararında ve imar planı notlarında 200 m2'ye kadar her daire için 1 otopark yeri ayrılmasına karar verildiği, bu nedenle toplam alanı 2.125 m2 olan 15 daire için 15 adet otopark yeri ayrılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesine yer verildiği görülmektedir.
Otopark bedelinin hesaplanmasında, Yönetmelikte belirtilen miktarların asgari nitelikte olduğu ve belediye meclisince alınacak kararlar ile yörenin ihtiyaçları gözetilerek ölçülü bir biçimde bu miktarın arttırılabileceği kabul edilmekle birlikte, uyuşmazlıkta davacının tabi olduğu hukuki düzenlemelerin belirlenmesinde idareye yapılan yapı ruhsatı başvurusunun tarihi esas alınacağından, yapı ruhsatı için başvuru yapıldığı tarih itibariyle 05/01/2018 tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planının ve plan notlarının yürürlükte olup olmadığının da tespiti gerekmektedir.
Olayda, uygulanacak olan Yönetmeliğin 01/07/1993 tarihli Otopark Yönetmeliği olduğu anlaşılmakta olup riskli yapı tespiti yapılarak yıkılan bina yerinde yapılacak olan bina için 6306 sayılı Kanunun kapsamında muafiyet hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi ve uygulanacak ise ne şekilde uygulanacağının ortaya koyulması zaruri olduğundan, Bölge İdare Mahkemesince, uyuşmazlıkta uygulanacak olan mevzuatın hangi tarih itibariyle tespit edileceğine yönelik belirlemenin yapılması adına, yine taşınmaza ilişkin olarak davalı idareye yapılan yapı ruhsatı başvurusunun tarihinin esas alınması gerekmektedir.
Dava konusu parselde alınan yapı ruhsatına esas imar durum belgesinin tarihinin 27/08/2019 olması ve 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğindeki otopark bedeline ilişkin muafiyet hükmünün 21/06/2019 tarihinde yürürlükten kaldırılması gözetildiğinde ruhsat başvuru tarihinin netleştirilmesi, uygulanacak olan mevzuatta değişiklik meydana getireceğinden önem arzetmektedir.
Yapı ruhsatı başvurusu tarihi itibariyle, otopark bedeline ilişkin muafiyet hükmünün, 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinde sayılan muafiyetler arasından çıkarıldığının anlaşılması halinde;
Yapı ruhsatı başvurusunun yapıldığı tarih itibariyle otopark yönetmeliği kapsamında alınan ücretlerin, 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği ile belirlenen muafiyetler arasında bulunmaması halinde otopark bedelinin, 01/07/1993 tarihli Otopark Yönetmeliği hükümleri ile ruhsat başvuru tarihinde yürürlükte olan diğer belediye meclisi kararlarının otopark yeri ihtiyacının tespitine ve bedelin hesaplanmasına ilişkin hükümleri uygulanarak tespit edileceği, 6306 sayılı Kanunun ve Uygulama Yönetmeliğinin uygulanmayacağı açıktır.
Ancak bu durumda dahi, otopark bedeli tespit edilirken, dava konusu parselde yıkılan yapıya ait olarak yerinde karşılanan otopark yeri miktarının yahut yerinde karşılanamaması nedeniyle ödeme yapılması durumunda ödenen bedelin kaç adet otopark yeri için ödendiği hususunun araştırılarak, yeni yapı için ihtiyaç duyulan otopark miktarından mahsup edilmesi gerekmektedir.
Dava konusu taşınmaz üzerindeki yıkılan riskli yapı için otopark ücreti ödenip ödenmediğinin anlaşılabilmesi adına riskli yapı olduğu tespit edilen binalar için yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni düzenlenip düzenlenmediğinin ortaya koyulması gerekmektedir. Zira, bu yapıların yapı kullanma izni bulunduğunun anlaşılması halinde, 3194 sayılı İmar Kanununun 37. maddesindeki "otopark ihtiyacı bulunan bina ve tesislere lüzumlu otopark yeri tefrik edilmedikçe yapı izni, otopark tesis edilmedikçe de kullanma izni verilmez" hükmü gereği, bir yapı için otopark yeri ayrılmadan yahut bu mümkün değil ise ihtiyaç duyulan otopark yeri karşılığı olarak hesaplanan otopark bedeli ödenmeden yapı ruhsatı ve yapı kullanma belgesi düzenlenemeyeceği açık olduğundan, otopark bedelinin ödendiğinin kabulü ile hesaplamanın bu durum gözetilerek yapılması gerekmektedir.
Yapı ruhsatı başvurusu tarihi itibariyle otopark bedelinin 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğindeki muafiyetler arasında olduğunun anlaşılması halinde ise;
Yapı ruhsatı başvurusunun tarihine göre, 6306 sayılı Kanunun yürürlükte olan hali tespit edildikten sonra (6306 sayılı Kanunun 7. maddesinin 10. fıkrasında yapılan 10/12/2018 tarihli değişiklik gözetilerek) dava konusu parselde yeni yapılacak yapı için muafiyet hükmünün uygulanması gerekmektedir.
Ancak muafiyet hükmü, 6306 sayılı Kanunun 7. maddesinin 10. fıkrasında yapılan 10/12/2018 tarihli değişiklik öncesinde ve sonrasında farklı esaslar gözetilerek uygulanmaktadır. Değişiklik öncesinde, gerçek kişilerce ve özel hukuk tüzel kişilerince uygulamada bulunulan riskli yapı tespiti yapılan veya riskli alan ilan edilen parseldeki yapıların mevcut alanları için daha önce belediyelerce alınan harç ve ücretlere ilave olarak, sadece kullanım maksadı değişiklikleri ile yapı alanındaki artışlar için hesaplanan harç ve ücret farklarının alınacağı düzenlendiğinden yeni ve eski yapının inşaat alanı ve kullanım amacı değişikliği dikkate alınması gerekirken; değişiklikten sonra, riskli yapı tespiti yapılan veya riskli alan ilan edilen parseldeki fonksiyon değişikliğine bakılmaksızın mevcut inşaat alanının bir buçuk katına kadar olan yeni inşaat alanı için belediyelerce harç ve ücret alınmayacağı yolundaki hükmün uygulanması gerekmektedir.
İdarece, anılan değişiklikten önce kullanım maksadı değişiklikleri ile yapı alanındaki artışlar esas alınarak değişiklikten sonra ise mevcut inşaat alanının bir buçuk katına kadar olan yeni inşaat alanı için hesaplanan farkın ödenmesi istenebilecek olup önceden ödenen muafiyet kapsamındaki bedellere ilişkin olarak, taşınmazın yapı kullanma izni almış olup olmadığına ilişkin yukarıda yer verilen açıklamalar dikkate alınacaktır.
Öte yandan, hesaplama yapılırken, 6306 sayılı Kanun Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 12. maddesinin 9. fıkrasında 21/06/2019 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle, yeni inşaatın konut ve iş yerinden oluşması halinde, muaf olunan inşaat alanının, yeni inşa edilen binadaki konut ve işyerinin bina içindeki metrekare cinsinden oranları çerçevesinde uygulanacağına ilişkin olarak getirilen hükmün gözetileceği açıktır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali, fazladan tahsil edilen otopark ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesi yolundaki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin dava konusu işlemin, davacı başvurusunun 6306 sayılı Kanun ile öngörülen muafiyet hükmünün uygulanmasına ilişkin kısmı yönünden reddine, otopark bedelinin 01/07/1993 tarihli Otopark Yönetmeliği hükümleri uygulanarak hesaplanması talebine ilişkin kısmı yönünden kabulüne, kararın anılan kısmının kaldırılmasına, davanın reddine, davacının fazladan ödediği otopark bedelinin iadesine ilişkin kısım yönünden ise kararın kaldırılmasına, tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik Bölge İdare Mahkemesi kararının temyize konu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan tarafların temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali, fazladan tahsil edilen otopark ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun, davacı talebinin 6306 sayılı Kanun ile öngörülen muafiyet hükmünün uygulanmasına ilişkin kısmı yönünden reddine, otopark bedelinin 01/07/1993 tarihli Otopark Yönetmeliği hükümleri uygulanarak hesaplanması talebine ilişkin kısmı yönünden kabulüne, kararın anılan kısmının kaldırılmasına, davanın reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının anılan kısmının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 20/11/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.