DANIŞTAY
ALTINCI DAİRE
II- (DAVACI) ...
Dava konusu istem: İstanbul ili, Silivri ilçesi, ... Mahallesi, ... sayılı parsele imar durum belgesi verilmesi istemiyle yapılan 14/04/2023 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile Silivri Belediye Meclisi’nin ... tarihli, ... sayılı kararı ile kabul edilerek, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin ... tarihli, ... sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli Silivri Merkez Sahil Bölgesi Uygulama İmar Planı'nın iptali istenilmiştir.
... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyanın incelenmesinden, imar durum belgesi verilmesi yönünde yapılan istem üzerine davalı idare tarafından, parselin yapılanma hakkı ile ilgili başka mevzuatlar yönünden bir kısıtlılığı var ise bu kısıtlılığın ve alınması gereken izinlerin de belirterek parselin mevcut durumunu gösterir imar durum belgesi düzenlenmesi gerekirken, imar durum belgesi isteminin zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; dava konusu uygulama imar planında yer alan 10 metre en kesitli yol fonksiyonuna, dayanağı olan 17/10/2017 onaylı 1/5000 ölçekli Silivri Merkez Sahil Bölgesi Revizyon Nazım İmar Planında yer verilmemesinin ve dava konusu uygulama imar planında parselin "otopark alanı"nda kalan kısmının 1/5000 ölçekli nazım imar planında "120 kişi/ha düşük yoğunlukta konut alanı" olarak düzenlenmesinin planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırılık teşkil ettiği; dava konusu uygulama imar planında parsele yönelik olarak belirlenen diğer kullanım kararlarının ise, üst ölçekli plan kararlarına, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve yasal mevzuata uygun olduğu anlaşıldığından söz konusu fonksiyonlarda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, imar durum belgesi isteminin zımnen reddine ilişkin işlem ile uygulama imar planında yer verilen otopark kullanım kararı yönünden dava konusu işlemin iptaline, diğer fonksiyonlar yönünden ise davanın reddine, karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu .... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından; temyize konu kararın redde ilişkin bölümünün usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idareler tarafından; temyize konu kararın iptale ilişkin bölümünün usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davacı tarafından, temyiz edilen kararın iptale ilişkin kısmında bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın belirtilen bölümünün onanması gerektiği savunulmaktadır.
Davalı Silivri Belediye Başkanlığı tarafından, temyiz edilen kararın redde ilişkin kısmında bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın belirtilen bölümünün onanması gerektiği savunulmaktadır.
Diğer davalı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Tarafların temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının, Dairemiz kararında belirtilen gerekçelerle, imar planının otopark ve rekreasyon alanı kullanım kararlarına yönelik bölümlerinin bozulmasına, imar durum belgesi verilmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile imar planının diğer bölümleri bakımından onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY:
Dava, İstanbul ili, Silivri ilçesi, ... Mahallesi, ... sayılı parsele imar durum belgesi verilmesi istemiyle yapılan 14/04/2023 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile Silivri Belediye Meclisi’nin ... tarihli, ... sayılı kararı ile kabul edilerek, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin ... tarihli, ... sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli Silivri Merkez Sahil Bölgesi Uygulama İmar Planı'nın iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Dava Açma Süresi” başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve İdare Mahkemelerinde altmış (60) gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği kurala bağlanmış, yine aynı Kanun'un “İdari makamların sükutu” başlıklı 10. maddesinde, ilgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilecekleri, otuz gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, ilgililerin otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilecekleri, otuz günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgilinin bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebileceği, bu takdirde dava açma süresinin işlemeyeceği, ancak, bekleme süresinin başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemeyeceği, dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, otuz günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilecekleri, kurala bağlanmıştır.
3194 sayılı İmar Yasası'nın 5. maddesinde, uygulama imar planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
Aynı Yasa'nın 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi; "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. (Ek cümle: 14/2/2020-7221/6 md.) Planlar, plan değişiklikleri ve plan revizyonları; kayıt altına alınmak ve arşivlenmek üzere Bakanlıkça oluşturulan elektronik ortama yüklenmek ve aynı sistem üzerinden Plan İşlem Numarası almak zorundadır. Planlar, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. (Yeniden düzenleme dördüncü cümle: 12/7/2013-6495/73 md.) Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.
Belediye ve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacak planlar valilik veya ilgilisince yapılır veya yaptırılır. Valilikçe uygun görüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğe girer. (Yeniden düzenleme üçüncü cümle: 12/7/2013-6495/73 md.) Onay tarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilik itirazları ve planları onbeş gün içerisinde inceleyerek kesin karara bağlar.
(Ek paragraf: 14/2/2020-7221/6 md.) İmar planları ve bu planlardaki değişikliklerin nerede askıya çıktığına dair bilgilendirme ilanı, askı süresi ile eş zamanlı olarak ilgili muhtarlıkların panosunda duyurulur. Ayrıca plan değişikliği hakkında, değişikliğe konu alanda görülebilir bir şekilde en az 2 adet tabela ile 30 gün süreyle bilgilendirme yapılır.
(Ek paragraf: 14/2/2020-7221/6 md.) Kentsel tasarım projeleri uygulama imar planlarıyla birlikte hazırlanabilir. Bu kentsel tasarım projelerinin uygulamasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.
Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir.
Kesinleşen imar planlarının bir kopyası, Bakanlıkça oluşturulan elektronik ortamdaki Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi Altyapısı üzerinden, ilgili idaresi tarafından, arşivlenmek üzere Bakanlığa gönderilir." hükümlerini içermektedir.
14/06/2014 tarih ve 29030 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin, "Planların ilanı, itirazlar ve kesinleşmesi" başlıklı 33. maddesinin 4. fıkrasında; "Planlara itiraz, otuz günlük ilan süresi içinde idareye yapılır ve itirazlar idarece değerlendirilir. İdarenin karar merciince itirazların reddedilmesi halinde, planlar başkaca bir onay işlemine gerek kalmaksızın red kararı tarihinde kesinleşir. İtiraz olmaması halinde planlar askı süresinin sonunda kesinleşir.", 6. fıkrasında; "İlan ve askı süresinde yapılan itirazlar üzerine idarelerce, planlarda değişiklik yapılması halinde planın değişen kısımlarına ilişkin olarak yeniden ilan süreci başlatılır.", 7. fıkrasında; "Onaylanmış planlarda yapılacak revizyon, ilave ve değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir." düzenlemelerine yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Yasası'nın 20.maddesinde, Yapının: a) Kuruluş veya kişilerce kendilerine ait tapusu bulunan arazi, arsa veya parsellerde, b) Kuruluş veya kişilerce, kendisine ait tapusu bulunmamakla beraber kamu kurum ve kuruluşlarının vermiş oldukları tahsis veya irtifak hakkı tesis belgeleri ile, imar planı, yönetmelik, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılabileceği, kurala bağlanmıştır.
Aynı Yasa'nın 21.maddesinde, "Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir.", 22.maddesinde, "Yapı ruhsatiyesi almak için belediye, valilik bürolarına yapı sahipleri veya kanuni vekillerince dilekçe ile müracaat edilir. Dilekçeye sadece tapu (istisnai hallerde tapu senedi yerine geçecek belge), mimari proje, statik proje, elektrik ve tesisat projeleri, resim ve hesapları, röperli veya yoksa, ebatlı kroki eklenmesi gereklidir." hükümlerine yer verilmiştir.
Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4.maddesinin 1.fıkrasının (z) bendinin (ll) altbendinde, imar durum belgesinin; "Bir parselin; Kanun, uygulama imar planı, plan notlarını ve bu Yönetmelikte yer alan kullanım kararlarını ve yapılaşma şartlarını içeren, yapının inşa edileceği imar parselini sınır ve boyutlarıyla gösteren belgeyi" ifade ettiği düzenlenmiştir.
Anılan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, imar durum belgesinin, yapı ruhsatına ekli projelerin hazırlanmasına esas olmak üzere parselin uygulama imar plânı ve ilgili mevzuat hükümlerine göre yapılaşma koşullarını gösteren bir belge olduğu anlaşılmakta olup imar durum belgesinin, düzenleyici işlem niteliğindeki imar planlarının uygulayıcı işlemi olduğu hususunda duraksama bulunmasa gerektir.
Anılan mevzuat hükümleri ve Danıştay yerleşik içtihatları uyarınca, imar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise davanın, 2577 sayılı Yasanın 7. maddesi uyarınca imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılması gerektiği, ancak bu süreler içerisinde dava açılmamış olması halinde imar planının uygulanmaya konulması ile birlikte uygulama işlemi üzerine işlem ile birlikte imar planına veya doğrudan işlemin dayanağı olan imar planına karşı yeniden dava açma hakkının bulunduğu ve bu aşamada dava açma süresinin uygulama işleminin süresine tâbi olduğunda tartışma bulunmamaktadır.
Yine, 2577 sayılı Yasa'nın 10. maddesinde, ilgililerin haklarında idari işlem tesis edilmesi için idareye yapacakları başvuru hususu düzenlenmiş olup; ilgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilecekleri, otuz gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, ilgililerin otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilecekleri, kurala bağlanmıştır. Anılan düzenleme kapsamında, yasada öngörülen süre içerisinde idarece herhangi bir yanıt verilmemesinin, ilgililerin başvurusunun zımnen reddi olarak kabul edildiği ve idarece yanıt verilmek suretiyle tesis edilen ret işlemine dair hukuki sonuçların zımnen ret işlemine de bağlandığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, ilgililerin başvurusunun idarece yanıtsız bırakılması, başvuru konusu işlemin yasada öngörülen sürede yapılmayarak idarece reddine dair bir işlemdir. İdarenin yasada öngörülen süre içerisinde işlem tesis etmeyerek ve başvurucuya herhangi bir yanıt da vermeyerek ortaya çıkardığı bu durumun, istemin yanıt verilmek suretiyle reddi ile arasında hukuki sonuçları bakımından herhangi bir farklılık bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından imar durum belgesi verilmesi istemiyle idareye yapılan başvurunun, otuz gün içerisinde idarece imar durum belgesi düzenlenmemek ve herhangi bir yanıt da verilmemek suretiyle reddedildiği açık olduğundan, ortada idarece tesis edilmiş bir zımnen ret işlemi bulunduğunun kabulü ile dava açma süresinin zımnen ret işlemine göre belirlenmesi gerektiği tabiidir. Buna göre dava, uygulama imar planının uygulama işlemi niteliğindeki imar durum belgesinin verilmesi istemiyle yapılan 14/04/2023 tarihli başvurunun, otuz gün içinde bir yanıt verilmeyerek reddine ilişkin işlemin gerçekleştiği tarihe göre 60 günlük dava açma süresi içinde kalan 11/07/2023 gününde, süresinde açılmıştır.
Dava konusu, imar durum belgesi verilmesi istemiyle yapılan 14/04/2023 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının rekreasyon alanı ve otopark alanı kullanım kararı öngörülen bölümü dışındaki kısımlar yönünden;
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, yukarıda belirtilen bölümü usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının rekreasyon alanı ve otopark kullanım kararı öngörülen bölümleri yönünden;
Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlığa konu parselin, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında, E=0.05, Yençok=4.50 metre yapılaşma koşullarında rekreasyon alanı, otopark alanı ve 7 metrelik yol alanı kullanımlarına ayrıldığı, dayanağı 1/5000 ölçekli nazım imar planında ise, 120 ki/ha gelişme konut alanı ve park-yeşil alan kullanım kararlarının öngörüldüğü anlaşılmaktadır.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 24.maddesinin 3.fıkrasında, "Uygulama imar planlarında, bölgenin ihtiyacına yönelik çocuk bahçesi, yeşil alan, otopark, cep otoparkı, yol boyu otopark, durak cebi, aile sağlık merkezi, mescit, karakol, muhtarlık, trafo gibi sosyal ve teknik altyapı alanlarını artırıcı küçük alan gerektiren fonksiyonlar ayrılabilir ve bu fonksiyonların konulması nazım imar planına aykırılık teşkil etmez." kuralı yer almaktadır. Buna göre, dava konusu uygulama imar planında öngörülen otopark alanı kullanım kararının küçük alan gerektiren fonksiyon kapsamında kalıp kalmadığının ve bu yönüyle dayanağı nazım imar planında yer verilmemesinin, uygulama imar planını üst ölçekli nazım imar planına aykırı hale getirip getirmediğinin, yerinde yaptırılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenecek rapor da dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 10. maddesinde; "Her türlü mekânsal plan, kendi kademesinin ve yapılış amacının gerektirdiği çizim ve gösterim tekniğine göre hazırlanır. Planlar, Bakanlıkça belirlenen ve EK-1 Gösterimler başlığı altında yer alan EK-1a Ortak Gösterimler, EK-1b Mekânsal Strateji Planları Gösterimleri, EK-1c Çevre Düzeni Planı Gösterimleri, EK-1ç Nazım İmar Planı Gösterimleri, EK-1d Uygulama İmar Planı Gösterimleri ve EK-1e Detay Kataloğuna uygun olarak hazırlanır." düzenlemesi yer almakta olup, EK-1 nazım ve uygulama imar planı gösterimlerinde, rekreasyon alanının ayrı, park ve yeşil alanın ayrı gösterimi bulunduğundan, dayanağı nazım imar planında herhangi bir yapılaşma olanağı bulunmayan park-yeşil alan kullanım kararı önerilen kısmının, dava konusu uygulama imar planında sınırlı da olsa yapılaşma olanağı bulunan rekreasyon alanı olarak önerilmesi nedeniyle işlemin belirtilen kısmında, üst ölçekli nazım imar planına, mevzuata ve planlama esaslarına uygunluk bulunmadığından, dava konusu uygulama imar planının rekreasyon alanı önerilen bölümünün iptalinin gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan tarafların temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu parsele imar durum belgesi verilmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile dava konusu uygulama imar planında yer verilen otopark kullanım kararı yönünden işlemin iptaline, imar planında parsele ilişkin öngörülen diğer fonksiyonlar yönünden ise davanın reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:... K:... sayılı kararın, 1/1000 ölçekli uygulama imar planının rekreasyon alanı ve otopark alanı kullanım kararı öngörülen bölümü dışındaki kısımları ile imar durum belgesi verilmesi istemiyle yapılan 14/04/2023 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem yönünden ONANMASINA, uygulama imar planının rekreasyon alanı ve otopark kullanım kararı öngörülen bölümü yönünden BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 13/11/2025 tarihinde kesin olarak, imar durum belgesi verilmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işleme dair bölümünün oybirliğiyle, diğer kısımlar yönünden oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY (X): Dava, İstanbul ili, Silivri ilçesi, ... Mahallesi, ... sayılı parsele imar durum belgesi verilmesi istemiyle yapılan 14/04/2023 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile Silivri Belediye Meclisi’nin... tarihli, ... sayılı kararı ile kabul edilerek, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin ... tarihli, ... sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli Silivri Merkez Sahil Bölgesi Uygulama İmar Planı'nın iptali istemiyle açılmıştır.
Anılan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, imar durumunun, bir parselin; Kanun, uygulama imar planı, plan notlarını ve bu Yönetmelikte yer alan kullanım kararlarını ve yapılaşma şartlarını içeren, yapının inşa edileceği imar parselini sınır ve boyutlarıyla gösteren bir belge olduğu anlaşılmakta olup, imar durumunun da düzenleyici işlem niteliğindeki imar planlarının uygulayıcı işlemi olduğu hususunda duraksama bulunmamaktadır.
Anılan mevzuat hükümleri ve Danıştay yerleşik içtihatları uyarınca, imar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise davanın, 2577 sayılı Yasanın 7. maddesi uyarınca imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılması gerektiği, ancak bu süreler içerisinde dava açılmamış olması halinde imar planının uygulanmaya konulması ile birlikte uygulama işlemi üzerine işlem ile birlikte imar planına veya doğrudan işlemin dayanağı olan imar planına karşı yeniden dava açma hakkının bulunduğu ve bu aşamada dava açma süresinin uygulama işleminin süresine tâbi olduğunda tartışma bulunmamaktadır.
Yine, 2577 sayılı Yasa'nın 10. maddesinde, ilgililerin haklarında idari işlem tesis edilmesi için idareye yapacakları başvuru hususu düzenlenmiş olup; ilgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilecekleri, otuz gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, ilgililerin otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilecekleri, kurala bağlanmıştır.
Olayda ise, davacının, 15 adet taşınmaz için tarafına imar durum belgesi verilmesi istemiyle idareye yaptığı başvurunun, imar durum belgesi düzenlenmeyerek yanıtsız bırakılması sonucu oluşan zımni ret (olumsuz) işlemi, imar planlarının uygulanması niteliğinde olan ve yukarıda tanımı yapılan imar durumu (imar çapı) belgesi niteliğinde bir belge özelliği göstermez, dolayısıyla da uygulama imar planının uygulama işlemi değildir.
Bu nedenle, dava konusu imar planının iptali istemiyle son askıya göre dava açma süresi içinde ya da 2577 sayılı Yasa'nın 11.maddesi kapsamında plana itiraz edilerek, 11. maddesi kapsamında veya imar planının uygulama işlemi niteliğinde tesis edilen bir işlem üzerine dava açma süresi içinde dava açılmadığından, bakılmakta olan davanın uygulama imar planına ilişkin kısmında süre aşımı bulunmaktadır.
Bu itibarla, imar planına ilişkin bölümü bakımından davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği oyu ile, dava konusu parsele imar durum belgesi verilmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile dava konusu uygulama imar planında yer verilen otopark kullanım kararı yönünden işlemin iptaline, imar planında parsele ilişkin öngörülen diğer fonksiyonlar yönünden ise davanın reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının, imar planına ilişkin bölümünün kısmen onanmasına, kısmen bozulmasına dair Dairemiz kararının onamaya ilişkin kısmına esastan, bozmaya ilişkin kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.