-TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Kurumu

Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 31/08/2020 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, yeniden satış amaçlı akaryakıt satışı yapıldığının tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (5) numaralı alt bendi uyarınca 766.125,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.

... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Aydın Vergi Dairesi Başkanlığı Denetim Grup Müdürlüğü tarafından akaryakıt sektörüne yönelik denetim çalışmaları kapsamında dava dışı ... Ticaret Ltd. Şti.'nin (... Petrol) 2019 ve 2020 BA sorgulamasında birden fazla akaryakıt firmasından mal alış faturasının bulunduğu, anılan şirketin müdürü İ.K. ile yapılan görüşmede "2019 ve 2020 yıllarında akaryakıt alımı yapılan dağıtıcının ... Petrolcülük Taşımacılık Ticaret Sanayi İthalat ve İhracat A.Ş. olduğu, bunun dışındaki firmalardan da motorin alındığı ancak akaryakıt alınan diğer firmalarla sözleşmelerinin bulunmadığı, davacı şirketten 2019-2020 yıllarında yaptığı akaryakıt alışlarının eşi Ç.K.'nin işletmekte olduğu nakliye firmasındaki tankerlerle alınıp doğrudan müşterilere teslim edildiği, ödemelerin banka havalesi, eft, çek şeklinde yapıldığı"nın kabul edildiği, bu kapsamda, davacı şirketin "yeniden satış amaçlı akaryakıt ikmali" yaptığı hususunun usulüne uygun olarak yürütülen soruşturma sonucunda tespit edildiği, davacının bu eylemine karşılık 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (5) numaralı alt bendi gereğince idari para cezası verilmesi gerektiği açık olmakla birlikte, anılan düzenlemede söz konusu idari para cezasının "yüz yirmi beş bin Türk Lirasından az olmamak ve altı yüz yirmi beş bin Türk Lirasını geçmemek üzere fiilin işlendiği tarihten bir önceki yılda ilgili lisansa konu petrol piyasası faaliyetine ilişkin net satış hasılatının binde onu oranında" olması gerektiğinin belirtildiği, olayda, davacı şirketin ilgili döneme ilişkin net satış hasılatı bilgisi sunulmadığından idarece ilgili vergi dairesinden edinilen net satış hasılatının da yurtiçi satışlara oranı sebebiyle gerçeği yansıtmadığı değerlendirilerek net satış hasılatının ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı uyarınca resen tespiti yoluna başvurulduğu, bu kapsamda Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Denetim Dairesi Başkanlığı'nca davacı şirketin net satış hasılatının 226.854.348,96 TL olarak hesap edildiği ve bu miktar üzerinden yapılan hesaplama neticesinde ceza miktarının 2.268.543,48 TL olduğu ancak uygulanacak para cezasının azami sınırı 766.125,00 TL olduğundan bu miktarın uygulandığı belirtilmiş ise de, davacının "dağıtıcı haricinde akaryakıt ikmali yapılması" fiilini işlediğinden bahisle 766.125,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla "davacının 2019 dönemi net satış hasılatının ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı uyarınca resen tespit edilmesine karar verildiği, bu karar uyarınca 01/01/2019-31/12/2019 tarihleri arasındaki otomasyon verileri üzerinden yapılan hesaplamada davacı şirketin net satış hasılatının 27.503.972,98 TL olarak hesap edildiği, anılan Kurul kararı uyarınca bu tutardan yüzde onluk eksilme yapıldıktan sonra para cezasının miktarının belirlenmesine esas satış hasılatının 24.753.575,68 TL olarak tespit edildiği, bu tutar üzerinden hesaplanan nispi ceza tutarının da 247.535,76 TL olduğunun belirtilmesi karşısında, dava konusu Kurul kararı ile belirlenen 766.125 TL'lik para cezası miktarının Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Denetim Dairesi Başkanlığı'nca hesaplanan net satış hasılatı verileri ile örtüşmediği gibi Kurul kararında bu hususa yönelik detaylı bir hesaplamanın da yapılmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bu durumda, davacının sübuta eren eylemine karşılık 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (5) numaralı alt bendi gereğince idari para cezası verileceği açık olmakla birlikte para cezasının ilgili mevzuatın öngördüğü şekilde hesaplanmadığı ve miktarın nasıl belirlendiği hususunun çelişkiye sebebiyet vermeyecek şekilde açıklanamadığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca, tebliğ yapılacak kimse Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre faaliyet gösteren bir şirket ise tebligatın bu hükmi şahsın yetkilisine, yetkilinin tebliğ yapılacak adreste bulunamaması ya da evrakı alacak durumda olmaması halinde ise iş yerinde bulunan diğer kişilere ve çalışanlarına tebligat yapılması gerektiği, ancak iş yerinde bulunan diğer kişilere yapılacak tebligatta, tüzel kişiliğin yetkilisinin ya da sorumluluk itibarıyla bu kişilerden sonra gelen yetkilinin iş yerinde bulunamaması veya o sırada evrakı alamayacak durumda olmaları nedeniyle tebligatın bu kişilere yapıldığının açık bir şekilde belirtilmesinin zorunlu olduğu, uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin tesisinden önce, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Denetim Dairesi Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı yazısıyla davacıdan yazılı savunmasının istenildiği, bu yazının tebliğine ilişkin 12/04/2021 tarihli tebliğ mazbatasında, şirket temsilcisinin iş yerinde bulunmadığı veya tebligatı alacak durumda olmadığı yolunda herhangi bir kayıt düşülmeden, tebliğ evrakının "iş yerinde birlikte/daimi çalışan Ö.S. imzasına teslim edildi" şerhiyle tebliğ edildiği ve bunun üzerine, yasal süre içerisinde savunma yapılmadığı belirtilerek dava konusu işlemin tesis edildiği, dava konusu Kurul kararı alınmadan önce usulüne uygun şekilde savunma istem yazısının tebliğ edilmesi gerektiği dikkate alındığında; davalı idarece, ilgili mevzuatta öngörülen yol izlenilmeksizin yaptırılan tebligatın savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğu anlaşıldığından, davacı şirkete idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk, Mahkeme kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.

Davalı idare tarafından, PTT Ankara Başmüdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısında, "(...) tebligat mazbatası düzenlenirken şirket yetkilisine ulaşılamadığına dair bir kaşe kullanılması gerektiği yönünde mevzuatta bir hüküm ve uygulamada da bir zorunluluğun bulunmadığı, diğer taraftan tebligat mazbatalarına şirket yetkilisine ulaşılamadığı için şirket çalışanlarına tebligat yapıldığı hususunda açıklayıcı not düşülmeye çalışıldığı, tebligat mazbatasına böyle bir notun düşülmemiş olmasının 7201 sayılı Kanun hükümlerine uygun tebligat yapılmadığı sonucunu doğurmayacağının" belirtildiği, davacı şirkete gönderilen savunma istem yazısına ilişkin tebligatın usule uygun yapıldığı ileri sürülmektedir.

Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;

1. Davalının temyiz isteminin reddine,

2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.