Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 12/04/2013 tarihinde yapılan denetimde, dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali yapıldığının tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin 7. fıkrası uyarınca 70.000,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.

... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu işlemin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının uygulanması kapsamında tesis edildiği, davacı şirketin dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmal ettiği anlaşılmakla birlikte davalı idare tarafından idari para cezasının hangi nedenle üst sınırdan verildiğinin somut bilgi ve belgelerle ortaya konulmadığı, ayrıca bu konuda herhangi bir açıklama da yapılmadığı, herhangi bir kriter gözetmeksizin salt takdir yetkisinden hareketle idari para cezasının kanunda öngörülen üst sınırdan verildiği anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Dairemizin 16/11/2023 tarih ve E: 2018/4193, K: 2023/4835 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesi kapsamında belirlenen ihlalin varlığı halinde idareye takdir hakkı tanınmış ise de bu takdir hakkının mutlak ve sınırsız olmadığı, hukukun genel ilkeleri, adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle örtüşür bir şekilde kullanılması gerektiği, 5015 sayılı Kanun kapsamında belirlenmiş olan fiillerin ihlali halinde uygulanacak olan idari para cezalarının miktarının ve/veya aralığının tespitinde, fiilin ağırlığı, failin kastı, kusuru ve ekonomik durumu gibi etkenlerin, idarenin takdir hakkının hukuksal gerekçesi ve aynı zamanda da yargısal denetimde hükme dayanak oluşturacak temel ölçütler olduğu;
Petrol piyasasına ilişkin düzenlemeleri yapmanın Kurulun görevleri arasında olduğu, Kurulun görevini yerine getirirken, tüketicileri ve diğer piyasa aktörlerini korumak ve piyasa faaliyetlerinin yapılan düzenlemelere uygun bir şekilde devamının sağlanması için gerektiğinde yaptırım uygulayabileceği, dava konusu idari para cezasına neden olan fiil ve olayın gelişimi dikkate alındığında, bayilik lisansı sahibi davacıya ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde, dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmali yapıldığının tespit edildiği, bayilik lisansı sahibi davacı şirketin, sektörde faaliyet gösteren tüm bayilik lisansı sahiplerinin uymakla yükümlü oldukları ve ilgili mevzuat ile belirlenen usul ve esaslara göre faaliyet göstermediği ve kuralları ihlal ettiği, işbu durumun herhangi bir ihmalden kaynaklanmadığı, sonuçta bu yöntemle mevzuatla yasaklanmış olan piyasa faaliyetleri kapsamında ticari faaliyet yürütülmeye çalışıldığının dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerden anlaşıldığı, iradi bir davranış sonucu gerçekleşen fiilin ağırlığı, yürütülen faaliyetin niteliği dikkate alındığında, davalı idarenin üst sınırdaki tutar üzerinden takdir hakkını kullanmasında hukuka, hakkaniyete ve ölçülülük ilkesi yanında 5015 sayılı Kanun'un amaçlarına aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesinin dava konusu işlemin iptali yolundaki kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından, uyuşmazlığa konu fiilin 12/04/2013 tarihinde tespit edildiği, dava konusu işlemin 4 yıllık soruşturma zamanaşımı geçtikten sonra tesis edildiği, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nda soruşturma zamanaşımını kesen ya da durduran bir kural bulunmadığı ve bu hususta başka bir kanuna da atıf yapılmadığı, zamanaşımı hükümleri maddi ceza hukukuna ilişkin olduğundan yorum yoluyla genişletilmesinin ya da kıyasen uygulanmasının mümkün olmadığı, ayrıca fiilin ağırlığı, failin kastı ve ekonomik durumu birlikte değerlendirildiğinde üst sınırdan idari para cezası verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.

Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.

Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, davacı tarafından, dava konusu işlemin soruşturma zamanaşımı süresi dolduktan sonra tesis edildiği ileri sürülmüş ise de, dava konusu Kurul kararının, aynı fiil nedeniyle davacı şirket hakkında tesis edilen ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının uygulanması kapsamında tesis edildiği, zamanaşımı süresi geçirilmeden verilen idari yaptırım kararının idari yargı yerince aynı konuda yeniden işlem tesisini gerektirecek biçimde iptali üzerine tesis edilen işlemlerde zamanaşımı süresinin işlemeyeceği anlaşıldığından, davacının anılan iddiasına itibar edilmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin reddine,

2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.