TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Belediye Başkanlığı

Dava konusu istem: ... Belediye Başkanlığında, 5393 sayılı Belediye Kanununun 49. Maddesi uyarınca sözleşmeli inşaat mühendisi olarak görev yapan davacının, 2020 yılına ilişkin sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin Mazıdağı Belediye Başkanlığınca tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.

... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ... Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca ... olarak görev yapan davacının görev yaptığı pozisyona ihtiyaç kalmadığı ve/veya davacının görevin ifasını imkansız kılacak bir disiplinsizliği yahut yetersizliği ya da başarısızlığının somut bilgi ve belgelerle ortaya konulmaması, davacı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı soruşturma dosyasında ... tarih ve Sor. No:... sayılı kararı ile ''kovuşturmaya yer olmadığına'' karar verilmiş olması karşısında davalı idarece davacının sözleşmesinin yenilenmemesinin gerekçesi olarak alınmasının masumiyet ilkesinin ihlali sonucunu doğuracağı hususları gözönüne alındığında; davacının 2020 yılında sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı ve hukuka aykırılığı saptanan işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesi ve özlük hakların iade edilmesi gerektiği sonucuna varıldığından dava konusu işlemin iptaline; dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük hakların tazminine ilişkin talebinin kabulüne, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmiştir.

... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Davacının, Belediye başkanının görevden uzaklaştırılması sonrasında davacının hiç göreve gelmediği, toplamda yaklaşık altı ay çalıştığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, temyize konu kararda, parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesine karşın, yasal faizin başlangıç tarihi belirtilmemiş ise de, faizin dava açma tarihi olan 23/01/2020 tarihinden itibaren başlatılacağı açıktır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;

1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,

2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük hakların iade edilmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 24/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

Anayasanın 128. maddesinde “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.” düzenlemesine yer verilmiş; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinde ise; kamu hizmetlerinin; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürüleceği belirtildikten sonra 4/B bendinde; “Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Cumhurbaşkanınca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde, ihdas edilen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir.” şeklinde tanımlanmıştır.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49/3 maddesinde, “Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir…”, “…Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4’üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır” hükmü öngörülmüştür.
Anayasa Mahkemesi'nin 10/03/2011 günlü, E: 2008/54, K: 2011/45 sayılı kararıyla da; “diğer kamu görevlileri” kavramının memurlar ve işçiler dışında, kamu hizmetinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerde, kamu hukuku ilişkisiyle çalışanları kapsadığı, ..., belirtilmek suretiyle, 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında çalışanlar, Anayasanın 128. maddesinde belirtilen "diğer kamu görevlileri" kapsamında görülmüştür.

Tüm bu yasal mevzuat çerçevesinde; sözleşmeli personel düzenlemesi ile, kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, mali yılla sınırlı olarak sözleşmeli personel çalıştırılabileceği düzenlenmek sureti ile memuriyet statüsünden farklı bir istihdam şekline yer verildiği ve bu suretle kamu yönetiminde sınırlı da olsa bir esneklik sağlanarak sözleşmeli personel sistemi ile, sözleşmeli personel açısından kamu hizmetinin gerekleri ile bağlantılı olarak memurlara tanınan yasal güvencelere kıyasla daha sınırlı güvencelere yer verilmiştir.
Buna göre, memurlarla aynı işi yapsalar da çalıştırılma amacı, süresi, hakları ve yükümlülükleri memurlardan farklılık arz eden sözleşmeli personel; istihdam koşulları yönünden idareye tanınan takdir yetkisi ölçüsünde, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde ihtiyaç duyulan işlerde belli süre ile görev aldığından ihtiyaç duyulan hizmetin tamamlanması yada hizmetine gerek duyulmaması halinde sözleşmesinin bitiminde tekrar yenilenmesi hususunda idare yargı kararı ile zorlanamayacağı açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; davacının ... Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Kanunun 49. maddesi kapsamında sözleşmeli ... olarak görev yapmakta iken, Mazıdağı Belediye Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile 2020 yılı için sözleşmesinin yenilenmemesine karar verilmesi üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, davacının, davalı idare ile arasında son olarak 14/06/2019 tarihinden 31/12/2019 tarihine kadar geçerli olacak şekilde imzalanan 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49/3. maddesi gereğince Tam Zamanlı Olarak Çalıştırılacak Sözleşmeli Personele İlişkin Hizmet Sözleşmesi kapsamında görev aldığı, sözleşmesi 31/12/2019 tarihinde sona eren personelin sözleşmesini yenileyip yenilememe konusunda takdir yetkisi bulunan davalı idarenin bu yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı subjektif kullandığına yönelik somut bir tespitin bulunmaması karşısında, 01/01/2020 tarihi itibarıyla davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, sözleşmenin yenilenmemesi yolundaki dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalının temyiz talebinin kabulü ile; dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının dava açma tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, özlük haklarının iadesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşü ile Daire kararına katılmıyoruz.