TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR:
1- (DAVALI) ... Valiliği

Dava konusu istem: Davacılar tarafından; davacı şirket adına kayıtlı diğer davacı ...'un sürücüsü olduğu... plakalı araçla yabancı uyruklu yolcunun ilgili belediyeden izin belgesi alınmaksızın İstanbul İli Sultanahmet - İstanbul Havaalanı arası ücret karşılığı taşımacılığının yapıldığından bahisle, 2918 sayılı Kanunun Ek 2/3-a maddesi uyarınca anılan aracın 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin ... tarih ve .../... sayılı işlem ile diğer davacı araç sürücüsü ...'a 6.700,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ...-... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.

...İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlıkta, dava konusu edilen işlemlerin, 2918 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesindeki, ilgili belediyeden çalışma izni/ruhsatı almadan belediye sınırları içerisinde yolcu taşımacılığı yapıldığı gerekçesiyle tesis edildiği görülmekte ise de, dava konusu araca ait... bitiş tarihli ve ... numaralı A1 Yetki Belgesinin bulunduğu, bu yetki belgesi ile belirli şartlara uymak kaydı ile yolcu taşımacılığı yapılabildiği, dolayısıyla dava konusu araçla çalışma izni/ruhsatı almaksızın yolcu taşımacılığı yapıldığından bahsedilemeyeceği açık olduğundan, davacılar hakkında tesis edilen işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.

Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... gün ve E:..., K:... sayılı kararında; dosyanın incelenmesinden, 24/03/2021 tarihinde, Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü Sivil Trafik Ekipler Amirliğine bağlı görevlilerce yapılan denetimler sırasında davacı şirkete ait ... plakalı aracın durdurulduğu, görevli ekiplerce düzenlenen tutanakta araç sürücüsünün ''... plakalı aracın sürücüsüyüm. Aracımda bulunan yolcuyu Sultanahmet'ten aldım, İstanbul Havalimanı'na getirdim. Yolculuk ücreti olarak yolcu firmaya ödeme yapıyor.'' şeklinde beyanına yer verildiğinin anlaşıldığı, buna karşılık olarak herhangi bir güzergah veya turizm yolcu taşıma izin belgesinin ibraz edilmemesi karşısında, bu haliyle dava konusu araçla izinsiz taşımacılık yapıldığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığı; öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesince; dava konusu araç için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürlüğünce düzenlenmiş ''A1 yetki belgesinin'' bulunduğu, söz konusu belgenin ''yurt içi tarifesiz ticari yolcu taşımacılığı yapmak üzere'' düzenlendiği, belgenin 23/09/2025 tarihine kadar geçerliliğinin olduğu, bu yetki belgesi ile belirli şartlara uymak kaydıyla yolcu taşımacılığı yapılabildiği, nitekim somut olayda da alınan yetki belgesi kapsamında tarifesiz ticari yolcu taşımacılığı yapıldığı, bu haliyle çalışma ruhsatı/izni olmadan davacı şirkete ait araçla yolcu taşımacılığı yapıldığından söz edilemeyeceği belirtilmiş ise de, anılan Kanun hükümleri uyarınca düzenlenen Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 5. maddesinde, Yönetmelik kapsamında faaliyette bulunacak gerçek ve tüzel kişilerin, Yönetmelikte sayılan faaliyetleri yapabilmeleri için Bakanlıktan yetki belgesi alınması zorunluluğunun getirildiği; yetki belgesi türlerinin belirlendiği 6. maddesinde, A1 yetki belgesinin, ticari amaçla otomobille yurtiçi tarifesiz yolcu taşımacılığı yapacaklara verileceğinin düzenlendiği, tarifesiz yolcu taşımacılığının ise, düzensiz ve grup yolcu taşımalarını ifade ettiği, yani önceden belirlenmiş bir taşıma hattı ve taşıma güzergahı ile bir zaman ve ücret tarifesine uymayan, düğün, cenaze, gezi, toplantı, tören ve benzeri gibi türlerden yapılan seyahatleri kapsadığının açık olduğu, dolayısıyla ''A1 yetki belgesinin'', ''yurt içi tarifesiz ticari yolcu taşımacılığı yapmak üzere'' verildiği, yalnızca A1 yetki belgesi ile ilgili belediyeden izin alınmaksızın belediye sınırları içinde yolcu taşımacılığı yapılmasının olanaklı olmadığı, bu durumda, davaya konu olan araçla, belediye sınırları içerisinde izinsiz taşımacılık yapıldığı hususu, düzenlenen tespit tutanağı ile sabit olduğundan, tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idare istinaf başvurusunun kabulüne, ... İdare Mahkemesi'nin... tarih ve E:..., K:... kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

1- Davalı idare tarafından, hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

2- Davacılar tarafından, A1 yetki belgelerinin bulunduğu, uyuşmazlık konusu taşımacılık için güzergah izin belgesine gerek bulunmadığı, hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği hususları ileri sürülmektedir.

1- Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

2- Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden davacıların yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

Davacıların Temyiz İstemi Yönünden:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı İdarenin Temyiz İstemi Yönünden:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde; Danıştay dava daireleri ile idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarına karşı tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği, 49. maddesinde ise; kararların kısmen onaylanması ve kısmen bozulması hallerinde kesinleşen kısmın Danıştay kararında belirtileceği hükme bağlanmış olup, temyiz yoluna, aleyhine karar verilen taraflarca başvurulabileceği açıktır.
İdari işlemler hakkında iptal davası açılabilmesi için öncelikle idari işlemin ilgilinin hukuki menfaatini ihlal etmesi koşulunun varlığı arandığı gibi, kanun yoluna başvurmada da hukuki yarar bulunması gerekmektedir. Başka bir deyişle, kanun yoluna başvuranın, aleyhine kanun yoluna başvurduğu kararın bozulması veya değiştirilmesinde korunmaya değer hukuki menfaatinin bulunması şarttır.
Uyuşmazlıkta; temyize konu edilen ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince davanın reddine karar verildiği, buna göre, davalı idarenin lehine, dava konusu işlemlerin hukuka uygun bulunduğu istinaf kararının verildiği görülmektedir.
Bu durumda, davalı idarenin lehine olan temyize konu istinaf kararının bozulmasında idarenin korunmaya değer hukuki menfaati bulunmadığı sonucuna varıldığından, davalı idarece temyize konu kararın bozulması istenilmekteyse de aleyhe temyiz yasağı kapsamında bu istemin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,

1. Davacıların temyiz isteminin REDDİNE,

2. Davalı idarenin temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
3. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,

4. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan yürütmenin durdurulması harçlarının istemi halinde davacılara iadesine, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından aidiyetine göre taraflara iadesine,
5. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,

6. Kesin olarak, 24/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.