DANIŞTAY
SEKİZİNCİ DAİRE
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Moğolistan Vatandaşı olan ... isimli şahsın baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair Ankara Barosu Yönetim Kurulu kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararının uygun bulunmayarak bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine ilişkin davacı Bakanlık oluruna uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ... tarihli ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; ...isimli şahsın Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olup olmadığı konusunda tenakuz bulunduğu anlaşıldığından, Mahkemenin 28/10/2021 tarihli ara kararıyla İçişleri Bakanlığından; ilgili kişinin Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olup olmadığı, şayet Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı değil ise Türk soylu yabancı olup olmadığı sorulmuş, verilen cevaptan; ilgili kişinin Türk soylu yabancılar listesinde de isminin bulunduğu ayrıca ... hakkında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü Üyeliği suçundan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca ... Soruşturma sayılı ceza soruşturmasının bulunduğu görülmekteyse de, soruşturma sonucunda takipsizlik kararı verildiği, üstelik Avukatlık Kanununda bir kişi hakkında soruşturma bulunmasının avukatlığa kabule engel hâl olarak sayılmadığı dikkate alındığında, yürütülen soruşturmanın davacının baro levhasına yazılmasına engel teşkil etmeyeceği, öte yandan Türk soylu yabancı olduğu anlaşıldığından, ilgilinin bu aşamada baroya yazılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Davacı Bakanlık tarafından, ilgili adına düzenlenmiş çalışma izni ve ikamet izin belgesinin bulunmadığı, çalışma izni olmadan levhaya yazılmasının uygun olmadığı ileri sürülmektedir.
Davalı tarafından, kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 24/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.