DANIŞTAY
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Dava konusu istem: Ecrimisil alacağının tahsili amacıyla Dalaman Malmüdürlüğü'nce düzenlenen ... tarih ve ... ana takip dosya numaralı 736.817,38 TL tutarlı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı 736.817,38 TL tutarlı ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesi ile ihbarnameye yapılan itirazın reddi yolunda verilen ... tarih ve ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle davacı tarafından açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla söz konusu ecrimisil tahakkukunun 130.478,78 TL'lik kısmının iptaline, kalan 606.338,60 TL’lik kısmı yönünden ise davanın reddine karar verildiği, hal böyle olunca, ecrimisil tahakkukuna ilişkin işlemin 130.478,78 TL'lik yönelik kısmı yargı kararı ile iptal edilmiş olup, kamu alacağının tahsilini gerçekleştirmek üzere düzenlenen dava konusu ödeme emrinin bu tutar bakımından yasal herhangi bir dayanağının kalmadığı, kalan ve Mahkemece reddedilmiş kısmın ise hukuk aleminde geçerliliğini koruduğu ve davacıdan tahsilinin gerektiği, bu durumda; dava konusu ödeme emrinin 130.478,78 TL'lik kısmında hukuka uygunluk, 606.338,60 TL’lik kısmında ise hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin 130.478,78 TL'lik kısmının iptaline, 606.338,60 TL’lik kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Yerel mahkemece hükme esas alınan kararın açıkça hukuka aykırı olduğu, istinaf kanun yolu aşamasında olduğu, ihbarnamelerin hukuki gerçeklere aykırı ve soyut nitelikte olduğu, kendi içerisinde tutarsızlıklar barındırdığı, iddia edilen işgallerin başka şirket tarafından yapıldığı, idarenin görevini geç yerine getirmesinden dolayı mağdur olunduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun açıkça hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.