TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Valiliği
(... Anadolu Yakası Milli Emlak
Dairesi Başkanlığı)

Dava konusu istem: İstanbul İli, Sancaktepe İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde bulunan ... parsel no'lu Hazineye ait taşınmazın 1.630,00 m²'si üzerinde yol (petrol istasyonu giriş ve çıkış alanları) yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle düzenlenen 395.619,14 TL tutarlı, ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.

... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahalinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporuna göre fuzulen işgalin gerçekleştiği dönemde 143.896,69 TL tutarlı ecrimisil bedeli hesaplandığından dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin 143.896,69 TL’lik kısmında hukuka aykırılık, 251.722,45 TL'lik kısmında ise hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin 251.722,45 TL'lik kısmının iptaline, 143.896,69 TL'lik kısmına ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

Dava konusu taşınmazın cepheli bulunduğu taşınmazın emlak vergi değerinin %7’ si dikkate alınarak ecrimisil bedeli takdir edildiği, ayrıca bilirkişi raporunda emsal gösterilen altı adet taşınmazın yıllık m² kira bedellerinin ortalamasının 45,83 TL olduğu, emsaller arasından en düşük yıllık kira bedeli olan 30,00 TL esas alınarak bilirkişi tarafından hesaplama yapıldığı, usule uygun tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından kararın aleyhe hüküm fıkralarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Cevap verilmemiştir.

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;

1. Temyiz isteminin reddine,

2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptale ilişkin kısmının ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.